BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gerilimin asıl sebebi

Gerilimin asıl sebebi

Akdeniz ülkesiyiz, insanımız bu yüzden sıcakkanlı. Akdeniz’nin güneyinde ve kuzeyinde de çeşitli ülkeler var. Buralarda yaşayanlarla kendimizi kıyasladığımızda; Türk insanının örneğinin olmadığı görülür. Türk toplumunun hemen her kesimi, hemen her hal ve şartta, fokur fokur kaynama halinde...



Akdeniz ülkesiyiz, insanımız bu yüzden sıcakkanlı. Akdeniz’nin güneyinde ve kuzeyinde de çeşitli ülkeler var. Buralarda yaşayanlarla kendimizi kıyasladığımızda; Türk insanının örneğinin olmadığı görülür. Türk toplumunun hemen her kesimi, hemen her hal ve şartta, fokur fokur kaynama halinde... Bunca gerilime, toplumun nasıl dayandığını, doğrusu biz de bilemiyoruz! AB’ye girmeye çalışıyoruz ama, Avrupa ülkelerinin insanları ve onların sürdürmekte oldukları hayatla bizimkisi, inanın, taban tabana zıttır. Orada ne kadar sükunet, dinginlik, rahat ve huzur ortamı (huzurun kendisi değil!) varsa; bizde de o oranda kargaşa, telaş, gerilim ve huzursuzluk mevcut. Bu iki zıt kutbun biricik farkı; birinde sistemin oturmuş olması ve o sistemde yaşamakta olan insanların kendi hallerine terk edilmiş olmalarıdır. Diğer bir ifadeyle, oralarda herkes kendi işinde ve gücündedir. Hayat, tabii seyrinde devam etmektedir. Bizde öyle mi? Bizde, hem sistem ve onun müesseseleri oturmuş değil ve hem de birileri, kendi anlayışları doğrultusunda toplumu dizayn etme gayretinde... Bizde maalesef; ortak bir mutabakat zaptı olması gereken anayasalar bile, belirli bir kesimin, diğer kesimler üzerinde dizayn amaçlı dayatmasından ibaret... 1924 anayasası ile tek başlı gelen sistem, 1960 darbesinden ve hemen akabinde yaptırılan 1961 anayasası ile ana eksenli olarak iki başlı bir sistemi doğurdu. Bu iki başlılık, her on yılda bir darbenin önünü açtı. Siyasetin eli kolu bağlanarak; iktidarlara muktedir olmamanın yolu gösterilmiş oldu. Adı demokratik ama gerçekte askerî vesayet sisteminden başka bir şey değildi. Bu denli bir kandırmacanın halka yutturulabilmesi için de yegane yol, psikolojik savaştır. 28 Şubat sürecini; Fadime Şahin’leri, Müslüm Gündüz’leri vb. hatırlayın; o günlerin gazete kupürlerine bir göz atın, ne demek istediğimiz anlaşılacaktır. Böylesine kesif bir psikolojik savaşa tabi tutulan halkın adrenali, elbette yüksek olur. Kaotik ortamlarda sükun ve huzura yer olabilir mi? Burada iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına kabilinden bir gerçeğin üstünü çizmekte fayda var: Psikolojik savaşlarda kullanılan en önemli grup, malum bir kesim medyadır. Bu bir kesim medya çanak tutmasa, ne psikolojik savaşlar netice verir ve ne de toplumda bu gerilimler olur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT