BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 20 yıl önce de Hiddink vardı

20 yıl önce de Hiddink vardı

Tarih 15 Kasım 1990... Yer Sürmeli Oteli... Dönemin F.Bahçe Teknik Direktörü Guus Hiddink’le konuşuyorum. Hiddink F.Bahçe’ye en zor dönemde gelmişti.



Tarih 15 Kasım 1990... Yer Sürmeli Oteli... Dönemin F.Bahçe Teknik Direktörü Guus Hiddink’le konuşuyorum. Hiddink F.Bahçe’ye en zor dönemde gelmişti. Kulüp, grupların nüfuz kavgası yüzünden yamalı bohça gibiydi. Yönetim içinde bile grup kavgası yapılıyordu. Her yöneticiye yakın olan futbolcular vardı. F.Bahçe, ‘’Müjdatçılar, Schumacherciler, Sakarya Grubu’’ diye üçe ayrılmıştı. F.Bahçe sahaya 11 kişi çıkıyordu ama ‘’Takım olgusu’’ndan söz etmek mümkün değildi. İşte 20 yıl önceki Hiddink’ten satır başları: * Gelir gelmez “Futbol hayatı bitti” denilen Rıdvan Dilmen’i karşıma alıp konuştum. Sana bir program vereceğim. Aynen uygularsan iki bilemedin üç ayda sahalarda olursun dedim. Rıdvan büyük bir azimle çalıştı ve başardı. F.Bahçe onu yeniden kazandı. * Bu işte 19 yılı geride bıraktım. Hiç çizdiğim hedeften vazgeçmedim. Bu işte kovulmadıkça çalışırsınız. Antrenörlükte istifa geçerli değildir. * Kimse şampiyon olacağımıza inanmıyor ama ben insanları yanıltmayı ve sürprizleri severim. * Bana buraya gelirken söylenen bir şey vardı. Şampiyonluk önemli değil, yeter ki G.Saray’ı, Beşiktaş’ı, Trabzon’u yenelim. Türk insanı garip. Bu maçlarda alınacak galibiyetler onlar için şampiyonluk kadar önemli. Ama şampiyonluk için küçük maçları kazanmanız gerekir. PSV’de iken 4 kez ard arda lig, bir Avrupa bir de kupa şampiyonluğu yaşadım. Lig şampiyonluklarının birinde Ajax’a iki kez yenildik ama şampiyon biz olduk. * Türk spor basınının yüzde 80’iyle yaşadığım sorun var. * Yönetime modern bir kulüpte organizasyon yapısının nasıl olması gerektiğini anlatan bir rapor verdim. Bu yapıda herkes kendi işini yapacak. * Şimdi buradan çıksam, bana yolda bir araba çarpsa belki sevinenler olabilir. (Gerçekten de taraftarların idman basıp, futbolcuları tartakladığını öğrenen dönemin F.Bahçe yöneticisi Mesut Dizdar’ın tepkisi şöyle olmuştu: “Hiddink’i tartaklamamışlarsa üzülürüm!”) * 3-5-2, 4-4-2 veya 5-3-2 önemli değil. Önemli olan iki durumda futbolcunun görevini yapması. Biri topa sahip olduğunuz, ikincisi topa sahip olmadığınız anlar. Bu durumda oyuncular bulundukları mevkinin gereğini yapıyorlarsa sorun çözülür. Rakamlar işin teorisi. * Ben ciddi bir adamım. F.Bahçe için vasat oyuncuların anlamı yok. Ara transferde getireceğim oyuncunun özel biri olmasını isterim. Çok önemli oyuncularla bağlantı kurdum. Onları buraya gelmeye ikna etmem gerek. * (Hiddink, F.Bahçe’nin 26 Ağustos 1990’da Aydınspor’a 6-1 kaybettiği maçtan sonra soyunma odasının kapılarını açıp, foto muhabirlerine “Bu adamları çekin ama benimle onların adını aynı yere yazmayın!” demişti.) Ligde Türk golcü yok! Milli Takım Yardımcı Teknik Direktörü Oğuz Çetin ve kaleci antrenörü Engin İpekoğlu ikilisi hummalı bir çalışma içerisindeler. Frankfurt’tan döner dönmez 3 Mart’ta oynayacağımız Honduras maçı için aday kadroyu seçtiler. Dört forvet de lejyoner. Turkcell Süper Lig’deki golcülere bakıyorum, 15 ile 7 gol atanlar arasında Umut dışında Türk golcü bulamıyorsun. Makukula, J.Cesar Souza, Kewell, Colman, Güzia, Alex, Bobo, Moritz ve Nonda! Onların da bizim milli takıma bir faydası yok! “Yabancı sayısı serbest bırakılsın” diyenlere duyurulur! Vural’ın derdi başka! Son iki maçı kazanan Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural‘a, “Şampiyonluk anahtarı sizin elinizde, ne dersiniz?” diye sordum. “Aaah” diye derin bir iç çekti hoca, “Eğer sezon başında gelseydim, şu an Kasımpaşa ilk üçte olabilirdi! İnanın, bu takımın o kalitesi, gücü ve azmi var” dedi. Sonra şöyle devam etti: “Şimdi maalesef o hedefin uzağındayız. Ama şampiyon adaylarının hepsiyle oynayacağız. Tabii ki amacımız bu maçların tümünü kazanmak. Ama çok zor bir fikstür. Bu tabloda kimin şampiyon olacağı değil, bizi Kasımpaşa’nın geleceği düşündürüyor” dedi. Kocaman polemiği? Al sana tartışma!... Christoph Daum ile Aykut Kocaman‘ın ilişkilerinin iyi yürümediği TGRT FM’deki bir radyo programında anlatmıştım. Bu tesbitin üzerinden iki gün geçmeden Kocaman, Daum‘u by-pas edercesine futbolcularla bir toplantı düzenledi. “Tamam” dedim, “Alman şimdi çıldırmıştır.” Öyle de oldu. Daum Almanya’da “Millli takım menajeri Bierhoff, teknik direktörüne çok yardım ediyor” diyerek Sportif Direktörünü hedef gösterdi. Şimdi Daum‘a bu sözün anlamı sorarsanız, “Ben menajer dedim, sportif direktör ifadesi kullanmadım” diyebilir. Ama bu neyi değiştirir? Sorarım size, maç kötüye gidince seyircisiyle oynayan adam. Tribün baskısıyla oyuncu değiştiren adam sizce deli mi, dahi mi, yoksa tilki midir? Mourinho’nun pahalı şovu! “Protestonun da bir adabı var” diyen İtalya Futbol Federasyonu, yerde kalan Samuel Eto’o’nun hakemi aldatmaya yönelik harekette bulunduğu gerekçesiyle sarı kart görmesine tepki olarak İnter Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun ellerini kelepçeli gibi havaya kaldırarak hakemleri protesto edişini abartılı buldu ve Portekizli teknik adama 3 maç men, 40.000 Euro da para cezası verdi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT