BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İZMİR, Türkiye’nin dışa açılan penceresi

İZMİR, Türkiye’nin dışa açılan penceresi

İhracat ve nüfus yoğunluğu bakımından üçüncü büyük ilimiz olan İzmir, tarım, sanayi, ticaret ve turizm sektörlerinde büyük gelişme kaydetmiş, bölgenin eğitim ve sağlık merkezi olmuş. Turizm, lojistik ve tersane yatırımları istenen noktaya gelirse, İzmir dünyada da parmakla gösterilecek



MEMLEKETTEN HABER VAR -131- Behçet FAKİHOĞLU behcet.fakihoglu@tg.com.tr İzmirlilerin buluşma noktası olan Konak Meydanı, şehre gelen turistlerin de görmeden gitmediği yerlerden... İhracat ve nüfus yoğunluğu bakımından üçüncü büyük ilimiz olan İzmir, tarım, sanayi, ticaret ve turizm sektörlerinde büyük gelişme kaydetmiş, bölgenin eğitim ve sağlık merkezi olmuş. Turizm, lojistik ve tersane yatırımları istenen noktaya gelirse, İzmir dünyada da parmakla gösterilecek 8 bin 500 yıllık geçmişi ile İzmir’in büyük bir tarihî ve kültürel zenginliği, derinliği bulunmakta. Şehir savaşlar, yıkımlar görmüş, parlak günlerin yanında bazen köye dönüştürülmüş. Kuruluşu Amazonlara da dayandırılan bu güzel şehir, uzun yıllar “Smyrna” olarak bilinmiş. Bu isim Amazon Kraliçesine dayandırılırken, “İzmir” kelimesinin de “Smyrna”dan dönüştüğü söylenmekte. 1076 yılında, İzmir önlerinde Türk kuvvetleri görülmeye başlar. Çaka Bey’in kurduğu donanma buralarda etkili olur, ancak bu ilk dönemdeki Türk hakimiyeti 20 yıl devam eder. İkinci defa, 1317 yılında bir Türkmen Beyi olan Aydınoğlu Umur Bey tarafından alınan İzmir, 1426’da Osmanlı topraklarına katılır. Birinci Dünya Savaşından sonra Yunan işgaline uğrayan İzmir, 9 Eylül 1922’de kurtarılır. İzmir’in kurtuluşu, İstiklal Savaşımızın önemli bir kilometre taşı olur. ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ FAZLA Ekonomimizi şekillendiren İktisat Kongreleri ile özdeşleşen İzmir’in nüfus yapısı da mübadelelerle değişir. Bugün, 4 milyona yaklaşan nüfusuyla ülkemizin üçüncü büyük ili olan İzmir; tarım, sanayi, ticaret ve turizm sektörlerinde büyük gelişme göstermiş, 7 üniversitesi bulunan önemli bir eğitim merkezi olmuş. İzmir, sağlık hizmetleri yönünden de Ege Bölgesi’nin merkezi konumundadır. Türkiye enginar üretiminin yüzde 32’si, mandalina üretiminin yüzde 21’i, incir üretiminin yüzde 10’u, zeytin üretiminin yüzde 19’u, kiraz üretiminin yüzde 17’si, pamuk üretiminin yüzde 6’sı, tütün üretiminin yüzde 4’ü, üzüm üretiminin yüzde 6’sı, süt üretiminin yüzde 10’nu, hindi üretiminin yüzde 37’si İzmir’de gerçekleştirilmekte. TÜRKİYE ÜÇÜNCÜSÜ İlde, 7’si tamamlanmış, toplam 16 Organize Sanayi Bölgesi bulunmakta. İzmir; hem önemli ticaret yolları üzerinde yer alan bir kavşak noktasında bulunması hem de jeopolitik avantajları sayesinde, 2008 yılında toplam Türkiye ihracatının yüzde 13’üne tekabül eden 16.9 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiş. İzmir; Kocaeli ve İstanbul’dan sonra giderlerinin yüzde 359 fazlası ile bütçeye en yüksek katkı yapan il olmuş. Uygun iklim şartları, tarihi ve doğal zenginlikleri, İzmir ve yöresinin hem turizm merkezi olarak cazibesini arttırmakta hem de turizm çeşitliliğinin artırılmasına uygun bir ortam sunmaktadır. İzmir’de, ülkemizin ikinci büyük limanı olan Alsancak Limanı ile Nemrut iskeleleri, Dikili ve Çeşme limanları bulunmakta. İzmir, hava ulaşımı bakımından da Ege Bölgesi’nin ve ülkemizin çağdaş görünümlü en önemli transfer merkezlerinden birisi. Zengin jeotermal kaynakları, yıl boyu güneş alım oranı ve rüzgâr kanallarına sahip İzmir’in, yenilenebilir enerji kaynakları bakımından da önemli potansiyeli bulunmakta. Kordonboyu Karşıyaka ŞEHRİN BÜYÜK PROJELERİ VAR İzmir, arıtma tesisleri, yolları, otoparkları, yeşil alanları ve sosyal tesisleri ile hak ettiği yere gelecek. Buca’da, Hazine’den alınan 65 bin 302 metrekarelik alanda, Türkiye’nin ilk sosyal kampüsü kurulacak. İzmir’in kuzey-güney ana aksında trafiği rahatlatmaya ve kesintisiz ulaşımı sağlamaya dönük yeni projeler uygulamaya konacak. DSİ’nin Manisa Gördes’te inşa ettiği Gördes Barajı’ndan İzmir’e verilecek suyun arıtılması için tesisler yapılacak. Agora ve çevresinin Arkeoloji ve Tarih Parkı olarak düzenlenebilmesi ve kazı alanının genişletilmesi için yapılan kamulaştırmalar devam edecek. Kadifekale sur duvarlarının restorasyonu için proje hazırlanıyor. Toprak altındaki Roma antik tiyatrosunu gün yüzüne çıkarmak amacıyla çalışma yürütülüyor. Hedef, Kadifekale’den Konak Meydanı’na kadar uzanan bir tarih ve kültür turu güzergâhı oluşturmak... VALİ CAHİT KIRAÇ: Şehri hak ettiği yere getireceğiz İzmir, ülke ortalamasının üzerindeki eğitimli ve deneyimli insan kaynağı; tarım, sanayi, ticaret ve turizm sektörlerindeki potansiyeli ile tüm Ege Bölgesi’nin kalkınmasına öncülük edebilecek bir konumda. İzmir’i Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olarak niteleyen Vali Cahit Kıraç; kara-deniz ve havayolu ağlarını anlatıyor, 2-2.5 saatlik uçuşlarla Balkanlara ve Kafkaslara ulaşmanın avantajlarına değiniyor. Vali Kıraç, 24 saat yaşanan cıvıl cıvıl bir şehir olarak belirttiği İzmir’deki insanların hoşgörüsünü, tabii güzellikleri ve denizi anlatıyor, bunların yeterince değerlendirilemediğini ifade ediyor. İzmir’in yıllık 30 bin göç aldığını, bunun, şehir için problemlere yol açtığını açıklayan Kıraç, buna rağmen Türkiye’nin en güvenli illerinden birinin İzmir olduğunu belirtiyor. İzmir Valisi Cahit Kıraç, halkla beraber çalışarak, bu güzel şehrimizi hak ettiği yere getireceklerini söylüyor. BELEDİYE BAŞKANI AZİZ KOCAOĞLU: Planlar, 50 yıl sonrasına göre İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, vatandaşın ölüsüne de dirisine de değer verdiklerini belirtiyor; cenazesi olan her eve pide-ayran gönderiyor, çocuğu doğanların sevincine de çiçek göndererek ortak oluyor. Başkanın ayırım yapmadan uyguladığı bu jest, İzmirlilerin takdirini topluyor. Dünyanın en önemli coğrafyasında oturduklarını belirten Başkan Kocaoğlu, Gediz ve Küçük Menderes gibi ovaları örnek gösteriyor, bu zenginliğin kıymetini bilmemiz gerektiğini söylüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları genişleyince, çiftçinin tarlasına kadar yol götürülmüş. 2-3 senedir kırsala el attıklarını belirten Kocaoğlu, çiftçinin ürünlerini alarak destek veriyor. 26-27 yaşına kadar çiftçilik yaptığını ifade eden Kocaoğlu, çiftçinin durumunu çok iyi bildiğini belirtiyor, bir tarım metropolü olan İzmir’de bunu değerlendiriyor. Mesela İzmir’e dikilen çiçekler Bayındır, badem fidanları Bademli beldesinden alınıyor. Okullara dağıtılan sütler Tire Süt Fabrikası’ndan geliyor. Bu şekilde çiftçiye katkıda bulunuluyor, araya aracı sokulmadan, çiftçiye alım garantili üretim yaptırılıyor. Vatandaşla iyi iletişim kurmanın temel kuralını, “yalan söylememek, içinde bir şey saklamamak” olarak anlatan Kocaoğlu, kendisinin bu şekilde İzmirlilerle kucaklaştığını söylüyor. Hiçbir kusurda bürokratlarını öne sürmediğini açıklayan Kocaoğlu, hep dürüst olmaya çalıştığını, en büyük zırhının eşitlik ve adalet olduğunu anlatıyor. İzmir’in 50 yıldır göç aldığını, şehir planının buna uygun yapılmadığını söyleyen Kocaoğlu, şehri 3 bölüme ayırıyor. Birinci kısımda işler yolunda, her şey kurallara uygun. İkinci kısım, sosyal donatı alanı olmayan ama vatandaşın metropole adapte olduğu bir orta çember. Üçüncü bölüm de son 20 yılda gelenlerin derme-çatma konutlarda yaşadığı, kentle adapte olamadığı son çember. Kentsel dönüşüm yapmanın sadece yüksek katlı binalarla olamayacağını, sosyal donatı alanları ile birlikte, kentsel adaptasyon için de çalışılması gerektiğini anlatan Kocaoğlu; 40-50 yıl sonrasının İzmir’i için çalıştıklarını belirtiyor. 90’ın üzerinde irili ufaklı dere bulunmakta, makro planlar yapılırken bunlar kent ormanları için dikkate alınıyor. TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI: Problemleri ‘Ege Bakanı’ çözebilir İzmir’in ekonomide, Ege’de lider, Türkiye’de ise üçüncü sırada bulunduğunu söyleyen Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş; bankacılık, yabancı sermaye, dış ticaret vb. alanlardaki başarılara dikkat çekiyor. İzmir’in, havayolu taşımacılığında İstanbul ve Antalya’nın ardından üçüncülüğe yükseldiğini belirten Demirtaş, Adnan Menderes Havalimanı’nın İstanbul’dan sonra Türkiye’nin ikinci aktarma üssü olmasına az zaman kaldığını açıklıyor, bu alandan yurtdışına direkt uçuşların gerçekleşmesini istiyor. Demirtaş, Alsancak Limanı’nın özelleştirilmesi ve Kuzey Ege Çandarlı Limanı’nın devreye girmesi halinde, ihracatta güzel sonuçların alınacağını söylüyor. Projelere gelen hukuki itirazlar yüzünden İzmir’in gelişmesinin engellendiği, buranın yarım kalmış yatırımlar kenti haline geldiği ve bu durumun yatırımcıyı tereddüte sürüklediği söyleniyor. Bu bölgenin problemlerinin bir an önce çözülmesi için, bir Ege Bakanı atanmasını talep eden Demirtaş, önemli bulduğu projeleri kısaca sıralıyor: ORGANİZASYON ŞART “Turizm çeşitliliği sağlanmalı, bu alanda tanıtım desteği verilmeli. Ege Medeniyetleri Müzesi yapılmalı. Kamunun planladığı uluslararası organizasyonların bir bölümü İzmir’e verilmeli. İzmir-Ankara, İzmir-Çanakkale otoyollarının yapımına başlanmalı. İzmir Çevre Yolu, Bergama’ya kadar uzatılmalı. İzmir’den Ankara, İstanbul ve Antalya’ya hızlı tren projeleri başlatılmalı. İzmir’e bir kruvaziyer limanı kazandırılmalı. Aliağa-Menderes raylı sistem projesi Bergama ve Selçuk’a kadar uzatılmalı. İzmir-Menemen-Aliağa-Bergama metro sisteminin İzmir Alsancak, Nemrut ve Çandarlı Limanları yük trafiğini engellememesi için gerekli tedbirler alınmalı. Tersane ve tekne-yat imalathane sitesi kurulmalı. İzmir’in lojistik merkezi yapılması için çalışmalar yapılmalı. Verimli havzalar korunmalı.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT