BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yanal ne iş yapar?

Yanal ne iş yapar?

Kiminle karşılaşsam aynı soruyu soruyor: “Ersun Yanal neyin genel koordinatörü?”



Kiminle karşılaşsam aynı soruyu soruyor: “Ersun Yanal neyin genel koordinatörü?” Federasyonun, “A Milliler dışındaki tüm milli takımların genel koordinatörü. Futbol Geliştirme Merkezi, bölge antrenörleri ile yurtdışı bölümü de ona bağlı” açıklamasını hatırlatıyorum. O zaman da diyorlar ki, “O takımların hepsinin de hem hocaları hem de idarecileri var.” Şöyle bir yapılanmaya bakıyorum, U-21 Milli Takımı Raşit Çetiner, U-19 ve U-18’i Kemal Özdeş, Murat Aydın, Tahir Karapınar, Altay Dağdelen, U-17’yi Abdullah Ercan, H. Okan Gültang, Recep Karatepe, Volkan Kazak çalıştırıyor. İdari sorumlu Tevfik Eroğlu, İletişim sorumlusu Serkan Korkmaz. (Bu arada Serkan FOX TV’den ayrıldı mı, bu iki görevi birlikte mi yürütüyor bilemiyorum). AR-GE Planlamada Koray Mithat Gürtaş ve Gülin Kaşoğlu görev yapıyorlar. Ayrıca Fatih Can Günal, Yıldıray Çıkıt, Çiğdem Yıldırım ve Kenan Solak bu ekibe dahil. Bu kadar insan işini bilmiyor da Ersun Yanal mı öğretecek? Bu arada Futbol Federasyonu’ndan önemli bir yöneticiye soruyorum, “Ersun Hoca’nın görevi tam olarak nedir?” diye. Espriyle karşılık “Vallahi, elinde dosyalarla dolaşıyor. Ama ne yaptığını ben de bilemiyorum. Yalnız dikkatini çekerim, yazılarında ‘AR-GE’den sorumlu’ diye yazıyorsun. Öyle bir şey yok, o göreve Gündüz Tekin Onay’ın vefatından sonra Bülent Bayraktar geldi” diyor. Federasyondan bir başka ismi arıyorum, o da, “Ersun Yanal ve A Milli Takım dışındaki millileri İstinye’den Levent’teki binaya kaydıracağız” diyor. Sahi Ersun Hoca, yeni dönemde Türk futbolu için ne yapacağını anlat da öğrenelim. MIHLAMA! “Birbirinin varlığından güç alanlar tüm zorlukların üstesinden gelirler ama birlikteliği başaramayanların üreteceği bir değer yoktur! Oğuz Çetin’e tam not! Honduras maçı Oğuz Çetin-Engin İpekoğlu ikilisinin ilk ciddi sınavıydı. Ön hazırlığı, kadro seçimi, sahaya çıkan on biri, maç stratejisi, oyun plânı, oyun içindeki değişiklikler ve sonuca gitme olarak, tam not verdim ikiliye. Ama, maçtan sonra gazetelere baktım, televizyonları izledim, bizim medya yiğidin hakkını yiğide vermek şöyle dursun, “Canım Honduras da kim? Büyütmemek lazım” gibi değerlendirmeler yapıyor. İnsaf be kardeşim. Bu maçı Oğuz Çetin değil de Guus Hiddink kazanmış olsaydı, acaba yorumlar yine aynı mı olurdu? Kaldı ki Oğuz Çetin, “Ben yerimi biliyorum. Gerçek patron Guus Hiddink! Görevim ona en iyi şekilde yardımcı olmak” diyor. Hiç değilse bir maçta olsun hakkını verin. Tuncay Şanlı’ya bayıldım! Honduras maçında Tuncay Şanlı‘yı ilk defa bu kadar olgun, etkili ve ne yaptığını bilen bir tarzda gördüm. Belli ki İngiltere’de büyük bir özgüven kazanmıştı. Girer girmez, o güven dolu tavrıyla hem oyunu yönlendirdi hem de takımı rahatlattı. Tek paslarıyla takıma heyecan ve tempo kazandırdı. Açıkçası, o maçta Tuncay‘ı izlemeye doyamadım. Hiddink’in parası! Zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış. Türkiye’ye önemli başarılar kazandıran Fatih Terim‘in yıllık geliri 1.4 milyon euro idi. TBMM’de araştırma konusu bile oldu. Şu anda Rusya ile zoraki dans yapan, Türkiye’ye imza atan ve Fildişi Sahilleri ile flört eden Guus Hiddink’e ise Terim‘in tam 4 katı para ödenecek. Yılda 6 milyon euro. Parasında gözümüz yok ama bu para neye göre ödeniyor? Dünyadaki belli başlı hocalar yılda ne kazanıyor, bir araştıralım istedik. İşte teknik adamlar ve kazançları: >> Luis Felipe Scolari (Bunyodkor) 12 milyon 500 bin euro. >> Jose Mourinho (Inter) 11 milyon euro. >> Fabia Capello (İngiltere Milli Takımı) 8.5 milyon euro. >> Carlo Ancelotti (Chelsea) 6 milyon euro. >> Mustafa Denizli (Beşiktaş) 2 milyon 500 bin euro. >> Christoph Daum (Fenerbahçe) 4 milyon euro. >> Frank Rijkaard (Galatasaray) 4 milyon euro. >> Pep Guardiola (Barcelona) 2 milyon dolar. >> Maradona (Arjantin Milli Takımı) 1.2 milyon euro. >> Rafael Benitez (Liverpool) 4 milyon dolar. >> Manuel Pellegrini (Real Madrid) 5.6 milyon dolar. >> David Moyes (Everton) 5.26 milyon dolar. Denizli neden Büyük Mustafa? Hoca var, hocacık var! Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli bence bu ligdeki en zeki teknik adam. Ona yıllar önce “Büyük Mustafa” adını boşuna vermedikleri her fırsatta ortaya çıkıyor! Çünkü o, futbolu sadece teknik, taktik ve fizik olarak algılayanlardan değil. Gerçek bir lider. Duygu düşünce ve uygulamalarıyla bu farkını her zaman ortaya koyuyor. Geçen sezon ligin ilk yarısı bittiğinde lider Sivasspor’un 6 puan gerisindeyken o farkı kapatıp öne geçmesi ve “Bu ekipten bir şey olmaz” denilen Beşiktaş’ı şampiyon yapması bu özelliğini en çarpıcı şekilde anlatan sonuçtur. Son örneği hatırlayalım. F.Bahçeli Güiza‘nın göz yaşları için çok üzüldüğünü ifade ettiği anı... “Hoca yaşlandı da duygusallaştı mı?” diye yorumlanan o davranışının sebebine gerçekçi bir analiz yapalım. Acaba Mustafa Hoca o davranışıyla, “F.Bahçe, Güiza’nın değerini anlamıyor, keşke bizde olsa, tam aradığım golcü” mesajını vermek miydi yoksa, “Aman ha!.. Beşiktaşlılar, aynı sorun bizde de var. Özellikle büyük umutlarla transfer edilen Nihat Kahveci bir türlü gol atamadığı için çok büyük baskı altında. Olumsuz tezahürat, tavır ve davranışlarla Nihat’ı da Güiza’nın içine düştüğü duygu boşalmasına sürüklemeyin. Daha fazla kilitlemeyin“ mi demek istedi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT