BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anayasa değişikliği

Anayasa değişikliği

Mevcut anayasa ile demokrasi, insan hakları gerçekleşmediğinden AB’ye tam üyelik de imkânsızdır. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini “Askerî rejimin ya da askerî rejimden yola çıkarak oluşturulan bir anayasanın veya din devletinin AB’de yeri olmadığını” söylemiştir.



Mevcut anayasa ile demokrasi, insan hakları gerçekleşmediğinden AB’ye tam üyelik de imkânsızdır. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini “Askerî rejimin ya da askerî rejimden yola çıkarak oluşturulan bir anayasanın veya din devletinin AB’de yeri olmadığını” söylemiştir. Anayasada yapılacak değişikliğin Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabulü için gerekli 367 sayısına ulaşabilmesi oldukça zordur. CHP ve MHP’nin doğrudan ya da dolaylı desteği ortada görünmüyor. AK Parti iktidarının bu değişikliği referanduma getireceği kesindir. 330-367 arasında destek görmesi yeterlidir. Anayasa değişikliği için partiler ve anayasal kuruluşlar arasında mutabak maalesef yoktur. “Siyaset ve devlet yönetimiyle ilgili temel bilgiler değişmeye ve ezberler bozulmaya başlayınca; yani Türkiye demokraside bir ileri aşamaya geçmeye niyetlenince sistemin sabit unsurları oturdukları yerlere sıkı sıkıya yapışmak gibi bir refleks gösteriyorlar. Her türlü ciddi yeniliğe karşı aynı refleksle yani ‘değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ mantığı ile mukabele ediyorlar.” Prof. Dr. Sami Selçuk’a göre “Bu anayasayı çöpe atıp, yenisini yapmak lazım.” CHP ve MHP’nin meydana getirdiği siyasi ortamda anayasa değişikliğine destek vermek şöyle dursun, bu girişimin adını anmak bile taviz olarak görülmektedir. Geçmişte İstiklal Mahkemelerinde asılanların, idam cezası ile yargılanan, sonra terfi ettirip resen emekliye sevk edilenlerin sayısı oldukça çoktur. Kaldı ki bunların içinde 3 paşa Milli Mücadeleyi başlatanlardandır. Asıl suçları çok partili rejimi ve demokrasiyi istemek idi. Menemen hadisesi de serbest fırkayı kapatmak için aynı güçlerin provokasyonu idi. Tanzimattan bu yana oligarşik elit zümre Osmanlının da Türkiye Cumhuriyetinin de gerçek demokrasiye ve insan haklarına kavuşmasını önledi... Türk milleti gerçek demokrasinin özlemi içindedir. Anayasa değişikliğine, demokrasiye ve yargının gerçek tarafsızlığına karşı çıkanlar aslında kendi çıkarlarını tehlikede gördükleri için böyle davrandı. Cumhuriyet asla tehlikede değildir. Ama bazılarının İttihat Terakki zihniyeti ve bu kişilerin menfaati tehlikededir. Bir parti liderinin 2008’de söylediği “Yeni anayasa yapmak istiyorsan idamı göze alırsın ya da darbeyi yaparsın” sözü bir lidere ve hukukçuya asla yakışmıyor. 1961 ve 1982 anayasaları darbe anayasalarıdır. Artık bu millet haklı olarak kendi anayasasını istemektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT