BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasiye karşı olanlar

Demokrasiye karşı olanlar

Tanzimattan bu yana büyük çoğunluğu bürokrat olan medya ve bazı sermayelerle desteklenen oligarşik zümre ülkeyi vesayet altında idare etmiştir. Ülke tünelden çıkıp demokrasi ışıklarını görmeye başladığı ortamda askerî darbeler ve provokasyonlarla vesayet rejimi devam ettirilmiştir. 1950’den bu yana çok sayıda iktidar iş başına gelmişse de bu vesayet rejimini kaldırmaya muktedir olamamıştır. Ancak şimdilerde Türkiye özlediği demokrasiye kavuşmak için adım atılmıştır.



Tanzimattan bu yana büyük çoğunluğu bürokrat olan medya ve bazı sermayelerle desteklenen oligarşik zümre ülkeyi vesayet altında idare etmiştir. Ülke tünelden çıkıp demokrasi ışıklarını görmeye başladığı ortamda askerî darbeler ve provokasyonlarla vesayet rejimi devam ettirilmiştir. 1950’den bu yana çok sayıda iktidar iş başına gelmişse de bu vesayet rejimini kaldırmaya muktedir olamamıştır. Ancak şimdilerde Türkiye özlediği demokrasiye kavuşmak için adım atılmıştır. Darbe ideolojisine ve vesayet rejimine tepkiler çığ gibi artmaktadır. Demokrasi karşıtları bu çığ altında kalacaklardır. Türk halkının reyleri ile darbe rejimi sona erecektir. Demokrat Yargı Derneği Başkanı ve Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can’a göre: “Türkiye’de yargı yok. Mevcut sistemin amacı adalet değil, darbe ideolojisini korumak.” AK Parti iktidarı ilk defa muktedir olma yolundadır. “Değişim direnene karşı direnç ister.” Hukukçu ve emekli bir asker olarak darbeler ve darbe rejimine daima karşı oldum. Anayasayı sadece darbeciler yapar zihniyeti sona ermelidir. Türk halkı sivil anayasa istemektedir. G-20 içinde anayasa sorunu olan sadece Türkiye’dir. Kaldı ki 1989’dan bu yana Orta ve Doğu Avrupa, Balkanlar ve Baltık ülkelerinin tamamında anayasalar değişti. Başta anayasa olmak üzere hukuk sadece mantıksal kurallar dizisi değildir. Bunlar toplumun ruhunu, isteklerini yansıtan aynalardır. Oysa mevcut anayasa vesayet rejimini ve darbe ideolojisini öngörmektedir. Türk milletini temsil etmekten uzaktır. Bu anayasayı Türk Milleti değil darbeci 5 generalin istekleri istikametinde oligarşik zümreye dahil hukukçular yapmıştır. 12 Eylül 1980 darbesi ile anayasa ortadan kaldırıldığında, Anayasa Mahkemesi Başkanı darbeyi yapanlara teşekkür ziyareti yapmış idi. Kaldı ki Senato Başkanı Çağlayangil, Kenan Evren’e açıkça “Ülkeye en büyük kötülüğü yaptınız. Yaptığınızın hata olduğunu bir gün anlayacaksınız” demiştir. Aynı tepkiyi Anayasa Mahkemesi gösterse idi bugün demokrasi kahramanı olurlardı. Türkiye partiler mezarlığıdır. Demokrasi isteyen vesayet rejimine doğrudan ya da dolaylı karşı çıkan partiler kapatıldı. İlk kurban 12 Ağustos 1930’da kurulan ancak 99 gün sonra kapatılan Serbest Cumhuriyet Fırkasıdır. Çok partili rejimi 1930-1946 arası oligarşik zümre önledi.
Kapat
KAPAT