BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Panorama!

Panorama!

Şu kulüplerimizin haline bir bakınız! Fenerbahçe’de “iki başkan adayı” da “gruplara teslim olarak” kulüpte “hiçbir şeyin değişmeyeceğini” şimdiden ortaya koydular!



Şu kulüplerimizin haline bir bakınız! Galatasaray adım adım “Faruk Süren Ortakları Anonim Şireketi” haline gelmeye doğru ilerliyor! Fatih Terim’i “en büyük koz” olarak gösteren ama aslında Fatih Terim’in gölgesinde kaldıklarından “onu bilinçaltlarında mahkûm eden” Süren ve arakadaşlarının niyeti açık! Ne pahasına olursa olsun “kendi şartları içinde” şirketleşmeyi gerçekleştirmek ve “başta kalabilmek!” “Kendilerinden hesap sorulmasını” önlemek! “Galatasaray’ı kurtarıyoruz” açıklamalarıyla “kendilerini kurtarmak!” “Gelecek yönetime saygımızdan dolayı Fatih Terim’le anlaşmayı yapmıyoruz” diyecek kadar “uygar”, ama “Galatasaray’ın geleceği ile ilgili en önemli kararı” gelecek yonetime “bırakmak istemiyecek kadar çelişkili ve art niyetli” bir zihniyet! Vah Galatasaray’a! Süleyman Seba gibi bir “anıt adamı” ağlatacak kadar “nankörlerle dolu” bir oynak zeminde kaymaya başlayan Beşiktaş’ı en iyi anlayan spor yazarı olan sevgili Kâzım Kanat’ı kutlarım! “Beşiktaş, Tito’dan sonraki Yugoslavya’ya dönebilir!” “Sıfırdan aldığı” bir kulübü “22 kupadan da öte” bir “kurum haline getiren”, geliriyle-giderini dengeleyen, 55 milyon dolarlık bütçe yapacak bir düzeye ulaştıran Süleyman Seba “daha nihai kararını bile açıklamadan” ortaya çıkan tabloya bakınız! Seba gibi bir başkana “Defol git” diyecek kadar vicdanını, gönlünü ve beynini “karartmış” kişilerin bile “Söz sahibi olduğu” genel kurul ortamı! Kaç grup var; kaç “ihtiraslı” koltuk ve etiket, kaç açıkgöz “Seba’nın yaptıklarını kendine ve yandaşlarına geçim kapısı yapma” peşinde; işte duyuyor, görüyor ve seyrediyorsunuz! Seba’nın “elinde büyüyen” dünkü çocuklar bile “koca Beşiktaş’ı yönetme” yarışına “nankörlüğü bayrak yaparak” başlıyorlar! Vah Beşiktaş’a! Fenerbahçe’de “iki başkan adayı” da “gruplara teslim olarak” sarı-lacivertli kulüpte “hiçbir şeyin değişmeyeceğini” daha şimdiden ortaya koydular! Ali Şen gibileri de “ellerini ovuşturarak”, için için gülüyor ve “perde arkasından kulübü nasıl yöneteceklerini” şimdiden plânlıyorlar! Bir yanda, “yıpranmış” bir başkan yeniden aday! Öte yanda, “bir grubun zoraki adayı” olarak sahne alan ve “Ali Şen’e içki sehbalığı yaparak” cümle aleme “merhaba” diyen bir başkan adayı da rakibi! TV’lerde söylenenler ve gazetelerde yazılanlar “iki adayın nerede durduklarını” çok iyi anlatıyor! Aslında Fenerbahçe’de “gruplarla başedecek” ve “Fenerbahçe’nin üzerine gölgesi düşen” ve “Emniyet Müdürlükleri’ndeki, İçişleri Bakanlıkları’ndaki dosyalarda sabıkalarına ve hangi karanlık güçlerle ilişkileri olduklarına dair belgeler bulunan” kişilerle mücadele edebilecek ve kulübü bunlardan temizleyecek bir üçüncü aday daha var ama... “Polis Müdürü” Lütfi Tomuş’un “üstelik” kulübün geleceğiyle ilgili “orijinal ve büyük projeleri de olmasına rağmen”, gruplar savaşında başarıya ulaşması hemen hemen imkânsız görünüyor! Anlaşılıyor ki, “bir dönem daha” koca kulüp, “grupların elinde olan tokmaklarla omuzlarındaki davullar çalınacak olan” başkan adaylarının birine kalacak! Vah Fenerbahçe’ye! Trabzonspor’da ise, “medyanın eleştirilerine tahammül edemeyen bir başkanın ve yönetiminin emrine zihniyet olarak tam kendilerine benzeyen” bir teknik adamın girmesiyle, zincir tamamlandı! “Eşleri arasındaki geçimsizlikle ilgili” dedikoduların ayyukâ çıktığı bir sırada Hami gibi bir futbolcuyu “kulübeye mahkum ettiği için” eleştirilen Giray Bulak’ın “hatasını anlayıp” susması gerekirken, çıkıp da “medyaya saldırmaya çalışması” bilmem ki nasıl yorumlanabilir? “Hami’yi oynat” baskısı yapan medyaya, hele “Bu baskıyla oynayan” Hami’nin takıma neler kazandırdığı Antalyaspor maçında ortaya çıkmışken Giray Bulak’ın teşekkür yerine hücum etmesi ne kadar da başkanının metodlarına benziyor. “Ben Hami’yi zaten oynatacaktım. Hazır olmasını bekliyordum” sözlerine, Trabzonspor tribünlerinin üzerine konan “kargalar bile gülüyor!” “Hocanın önce ve önce inandırıcı olması” gerek! Vah Trabzonspor’a!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT