BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye ve AB

Türkiye ve AB

Avrupa Birliği konusunda vakit öldürmediğimizi ümit ediyorum.



Avrupa Birliği konusunda vakit öldürmediğimizi ümit ediyorum. Mümkün olabilen en kısa zamanda AB üyesi dostlarımıza biz hazırız, siz hazır mısınız? dememiz gerekiyor. Bir Avrupa Birliği ki, hemen önümüzdeki yıllarda sınırları doğuya ve güney-doğuya doğru önemli boyutlarda genişleyecek: Estonya, Polonya, Slovenya, Çekya, Macaristan, hemen sonra Romanya, Bulgaristan... Son üçü eski eyaletlerimizdir. Türkiye’nin bu derecede gecikmesi her aklıma geldikçe -itiraf ediyorum- asabım bozulur. Rejimlerin en berbadından yakasını kurtardığı on yılı bulmayan Bulgaristan... Ve sonra NATO, Gümrük Birliği üyesi Türkiye... Her aklı başında Türk’ün asabının bozulması lâzım. Çünkü efendim, lâklâkıyyât ile vakit öldürmekte birinciyiz. Cumhurbaşkanı rutin kelimesiyle ne demek istemiş? Bunun üzerinde düzinelerce yorum yapılır mı? Ne demek istemişse demiş, ne demek istememişse dememiştir. Cumhurbaşkanı seçimini yüzümüze gözümüze bulaştırmadan çözümledikten sonra, Anayasa Mahkememiz’in de bir an önce Ana Muhalefet Partimiz hakkında diyeceğini demesini bekliyoruz. Cumhurbaşkanı seçiminden sonra kabinede -ufak tefek düzeltmeler hâlinde de olsa- revizyona gidilir. Bunlardan sonradır ki, Avrupa Birliği ve Güneydoğu için hükûmetin ne yapıp ne yapmadığını sorgulayacağız. O zamana kadar Hizbullah batağının kurutulması, gündemden düşürülmesi lâzım. Güneydoğu’ya çok sağlıklı şekilde yaklaşabilmemiz gerekiyor. Bölgede ekonomi berbat da, eğitim sanıyorum ondan da berbat... Başımıza yeni belâlar sarmak itiyadımızı bıraktığımız takdirde, elhamdülillâh bu hayatî meselelerin altından kalkacak potansiyele sahibiz. Türk’ün 21. yüzyılda gölgede mi kalacağı, güneşte yerini mi alacağı bahis konusudur. Bizi gölgede bırakmak isteyenler, hiçbir şeyden medet ummasınlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT