BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devlet adamlarımıza 7 tavsiye

Devlet adamlarımıza 7 tavsiye

Ne derseniz deyin, insanoğlu rakkamları seviyor. Rakkamlı düşünmek, düşüncelerimizi tasnif etmek olduğundan kolay geliyor bize. Her yerde görüyorsunuz, duyuyorsunuz: Yüzyılın en iyi 100 filmi.



Ne derseniz deyin, insanoğlu rakkamları seviyor. Rakkamlı düşünmek, düşüncelerimizi tasnif etmek olduğundan kolay geliyor bize. Her yerde görüyorsunuz, duyuyorsunuz: Yüzyılın en iyi 100 filmi. Yüzyılın en iyi 10 oyuncusu. 100 büyük roman. Bin yılın en meşhur 10 cümlesi Mutlu olmanın 7 sırrı. Mutlu olmanın 1001 sırrı. Başarıya giden yolda 10 altın öğüt. Sevgilinizi etkilemenin 101 yolu. Listeyi uzatabiliriz. Gazete, dergi sayfalarında, kitapçı raflarında bunların aynısı yahut benzeri pekçok başlık görüyoruz. Her nedense bu sahada bazı rakkamlara üstünlük tanımışız. Meselâ, “Başarı Yolunda 8 öğüt” diye hiç görmedim. Yahut “Mutluluğun 6 yolu”... “Başarılı evliliğin 17 sırrı”... Bu rakkamlara pek itibar etmiyoruz. 3 olabilir, 7 olabilir, 10, 40, 100 olabilir. Son zamanlarda Amerika’da 1001 de bu sahada karşılaşmaya başladığımız sayı oldu. Efsaneler devrinden kalma bir rakkam fetişizmi midir diye düşünüyorum. Bilirsiniz ya, eski masallarda da üç kardeş vardır, yedi genç vardır, kırk gün kırk gece düğün yapılır, işler binbir gecede kotarılır. Vesaire.. Gazetelerimizde, okuduğum haberler, gördüğüm fotoğraflar ve televizyonlarımızdaki görüntülerden hareketle devlet adamlarımıza 7 maddelik bir tavsiye listesi sunmak istiyorum. İşleriyle ilgili bir liste değil elbette. İşlerini en iyi kendileri bilir. O işleri en iyi onlar biliyor diye o görevlere getirildiler. Benim listem devlet adamının “iş” tarafı değil, “insan” tarafı ile ilgili. Yalnız unutulmamalıdır ki, cümle insanoğulları için “insan” tarafı “iş”ten önce gelir. Sanıyorum, vatandaşlarımızın hemen hepsi bu listenin altına imzasını atacaktır. İşte, buyrun: 1- Şemsiyenizi kendiniz tutun. Hiçbiriniz şemsiyesini kendisi taşıyamayacak kadar âciz, sakar, hastalıklı değil. Öyleyse zaten, halk hizmetinde ne işi var? Üstelik şemsiye tutmak zül değildir, sizi küçültmez. Zül olan şemsiyesini korumalarına tuturmaktır. Filmlerde gördüğümüz, başları üzerinde iri tüyler yahut palmiye yaprakları sallandırılarak serinletilen yahut gölgelendirilen Afrikalı kabile reislerini hatırlatmaktan sakının, yağmur yağarken şemsiyenizi başınızın üzerinde kendiniz tutun. 2- Paltonuzu giyerken kimseye tutturmayın. Evinizin kapısından çıkarken eşiniz yahut kızınız yahut gelininiz yahut oğlunuz yahut damadınız paltonuzu tutabilir; fakat toplum içinde paltonuzu giyerken kimseye tutturmayın. Alın elinize, sokun kolunuzu içine, kendi başınıza giyin! 3- Elinizi öptürmeyin. Bayramda, seyranda çoluğunuz, çocuğunuz elinizi öpebilir, siz de ailenizin yaşlı üyelerinin elini öpebilirsiniz, bu saygı duyulacak bir geleneğimizdir ama “el etek öpmek” deyiminin mânâlarının akla gelmemesi için, toplum içinde elinizi kesinlikle öptürmeyin. El öpme âdetimizi ucuzlaştırma, sûnîleştirme, pespâyeleştirme hakkınız yoktur! 4- Arabanız kırmızı plakalı da olsa kırmızı ışıklarda durun, şoförünüzün durmasını ihtar edin. Kırmızı ışıkta geçiş üstünlüğü görev başındaki ambulans, itfaiye ve polise aittir. Hiçbir toplantınız hastahâneye hasta yetiştiren ambulansınki, yangına giden itfaiyeninki, suçlu peşindeki polisinki kadar âcil değildir. Kırmızı ışıkta beklemenin medenî devlet adamının vasıflarından olduğunu arabaya her binişinizde hatırlayın. 5- Kapalı mekânlarda kesinlikle sigara, puro, pipo içmeyin, elinizde bunlarla fotoğrafçılara poz vermeyin, bunlarla televizyonlarda açık oturumlara katılmayın. Artık, bırakın umûma açık yerleri kendi evinde bile olsa, kapalı mekânlarda sigara içenlere “ilkel insan” gözüyle bakılır oldu; “medenî tiryakiler” sigara içeceğinde kapı önüne, balkona, bahçeye çıkmaktadır. 6- Misafirlerinizle, özellikle yabancı misafirlerinizle koltuklarda otururken bacak bacak üstüne atın. Kendine güvenen bir oturuş şekli olmaktadır bu. Bacaklarınızı yanyana bıraktığınız takdirde, eğer iki dizinizi birleştirirseniz, müdür odasında alacağı cezayı bekleyen öğrenci misali süklüm püklüm bir manzara ortaya çıkıyor; eğer iki dizinizi birleştirmezseniz o zaman da havuz başında şezlongta yaylanmış gibi gayri ciddî bir görünüşe kaymanız kolay oluyor. O halde bacak bacak üstüne atıp arkanıza yaslanın. (Hanım devlet adamları bu maddeden muaftır, onlar zaten oturup kalkmasını iyi biliyor) 7- Toplum içinde daima mütebessim çehre ile görünün. Hadîs-i Şerif’te “Hayrı güleryüzlü insanlardan talep ediniz.” denildi. Sizi seçen, size vazife veren halk sizden hayır talep etmektedir. Karşılarında asık suratlı, çatık kaşlı, suratından düşen bin parça insanlar gördüğünde “Bunlardan nasıl hayırlı iş isteyeceğiz?” diyerek umutsuzluğa kapılabilir. Öyleyse güleryüzlü olun! Hepsi bu kadar! 2000 senesindeki ilk listemi bu şekilde hazırlamış oldum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96604
    % 1.81
  • 6.2586
    % -1.43
  • 7.3135
    % -1.24
  • 8.2415
    % -1.84
  • 242.305
    % -1.51
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT