BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Dünya çapında birçok hükümet aile dostu olarak görünmek ister. Fakat gerçekten bu iddiayı gerçekleştiriyorlar mı? Acaba aşağıdaki ülkelerden hangisinde ortalama bir ailenin gelirinden en çok vergi alınıyor?



1. Küresel Test Gelir vergisi Dünya çapında birçok hükümet aile dostu olarak görünmek ister. Fakat gerçekten bu iddiayı gerçekleştiriyorlar mı? Acaba aşağıdaki ülkelerden hangisinde ortalama bir ailenin gelirinden en çok vergi alınıyor? A. Japonya B. İtalya C. Macaristan D. ABD A. JAPONYA: YAN­LIŞ. Bir aile üzerindeki vergi yükünü en iyi ölçen yöntemlerden birine vergi kaması deniyor. Bu yöntemle gelir vergisinin ve sosyal güvenlik ödemelerinin işçi ve işveren payları ölçülerek toplam işgücü maliyetine oranı hesaplanıyor. Japonya’da iki çocuklu, evli ve ortalama maaş alan tek bir kişinin çalıştığı bir aile için vergi kaması 2009 yılında yüzde 23.7 idi (OECD verilerine göre). Bu rakam kabaca OECD ülkeleri ortalaması ile benzer (yüzde 26) ve aynı zamanda İngiltere’deki rakama da yakın (yüzde 26.4). Eve tek kişinin ekmek götürdüğü ortalama bir Japon ailesinin yıllık kazancı 47.800 dolar. Bu aile vergiler sonrası net 36.500 dolar gelir elde ediyor. B. İTALYA: YAN­LIŞ. Yüzde 35.7 olan oran ile İtalyan aileler üzerindeki vergi yükü yüzde 31.3 olan Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde. Bu oran Almanya’da (yüzde 33.7), Avusturya’da (yüzde 36.6), Finlandiya’da (yüzde 37) ve İsveç’te (yüzde 37.5). Çocuk sahibi olmanın yüksek maliyeti sebebiyle İtalya’da doğum oranı kadın başına 1.4. Bu rakam nüfusun sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için gereken kadın başına 2.1 doğumun bir hayli altında. C. MACARİSTAN: DOĞ­RU. OECD üyesi ülkeler içerisinde yüzde 43.7 ile ailelere en fazla vergi uygulayan ülke Macaristan. Onu takip eden ülkelerse herbiri yüzde 41.7 ile Yunanistan ve Fransa. Yüzde 38.8 ile Belçika’da da aileler üzerindeki vergi yükü bir hayli yüksek. Bu rakam Türkiye’de ise yüzde 36.2. Bazı ekonomistlere göre vergi kamasının büyük olması işletmeler için yüksek maliyet anlamına geliyor, bu da işsizliğin sebeplerinden biri olarak görülüyor. Ancak başka bazı ekonomistler ise vergi kaması hesabının bazen yanlış olabileceğini söylüyor. Yüksek vergiler ileride daha yüksek emeklilik geliri manasına gelebilir. D. ABD: YAN­LIŞ. Sadece yüzde 13.7 olan aileler üzerindeki vergi yükü ile ABD sanayileşmiş ülkeler içerisinde en düşük oranlardan birine sahip. Vergi yükü düşük olan diğer bazı ülkeler İsviçre (yüzde 17.2), Avustralya (yüzde 14.1), Irlanda (yüzde 11.7) ve İzlanda (yüzde 8.6). OECD üyesi ülkeler içerisinde vergi yükü en düşük olan ülke ise yüzde 0.6 ile Yeni Zelanda. 2. İlginç Rakamlar 1- 2050 yılında Almanya’nın nüfusunun şimdiki nüfusundan 8-14 milyon daha az olacağı tahmin ediliyor. Almanya muhtemelen İngiltere ve Fransa’dan daha az nüfusa sahip olacak. (The Economist) 2- Güney Korelilerin yüzde 42’si hiçbir yabancıyla konuşmamış. (Kore Üniversitesi) 3- Bir depremde açığa çıkan enerji Moment magnitüd ölçeği ile ölçülür. Bu ölçekteki bir birim artış ortaya çıkan enerjinin 10 kat büyük olması manasına gelir. (ABD Jeoloji Kurumu) 4- Hindistan parlamentosunun alt kanadına Lok Sabha, yani İnsanların Evi deniyor. (The Economist) 5- 2010 yılı Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Inter Milan’ın ilk 11’inde bir tane bile İtalyan asıllı oyuncu yoktu. (Globalist Araştırma Merkezi) 6- Eski Sovyetler Birliği’nden gelen göçler sebebiyle İsrail’in 7.5 milyonluk nüfusun yaklaşık yüzde 15’i Rusça konuşuyor. (New York Times) 7- Internetin hızla yükseldiği dönemde yaklaşık 400 milyon .com uzantılı alan adı tescil edildi. Bunların yaklaşık 4’te biri hâlâ aktif. (Bilgi Teknolojileri ve Yenilikçilik Vakfı) 8- Mutluluk onlu yaşlardayken azalmaya başlıyor ve 40 yaşına kadar sürekli azalıyor. (Sosyal Göstergeler Araştırması) 9- 46 yaşına kadar eski seviyesine geliyor ve ondan sonra sürekli artarak 74 yaşında en yüksek seviyeye ulaşıyor. (Sosyal Göstergeler Araştırması) 10- Sorumluluk ve maddi endişelerin azalması ve kişinin kendine daha çok vakit ayırabilmesi daha önce hiç tatmadığı bir mutluluk sağlıyor. (Sosyal Göstergeler Araştırması) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Mark Zuckerberg konuşuyor Facebook insanların sanal ortamda iletişim ve paylaşım şeklini değiştirdi. Bu süreçte kişisel bilgilerin korunmasıyla ilgili hep eleştirildi ve kullanıcıların bilgilerini ne ölçüde alması gerektiği tartışıldı. Şirketin kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’in gizlilik ve kişisel bilgilerin paylaşımı hakkındaki görüşlerini sunuyoruz. 1- Facebook’un bilgi yönetme anlayışı nasıl? “İnsanların bilgiyi paylaşmak istediğine inanıyoruz. Eğer insanların daha fazla bilgiyi paylaşma imkânı olursa, bu dünyayı daha açık ve bağlantılı bir hâle getirir.” (Financial Times, Mayıs 2010) 2- Bunun kötü bir tarafı var mı? “İnsanlara şeffalık hakkında ne düşündüklerini sorduğunuzda bazılarının aklına “her şeyin gözetlendiği bir dünya” gibi olumsuz bir tablo geliyor.” 3- İnsanlar kendilerini bu durumdan nasıl koruyabilir? “Bilgilerin şeffaflığının aşağıdan yukarıya olduğundan emin olarak, insanlar bilgiyi kendileri yazıyor ve sistemde ne şekilde paylaşılacağının kontrolü kendilerinde.” 4- Neyin aksine? “Bir tür gözetim sistemiyle izlenen merkezi bir sistemin aksine.” 5- İnsanlar Facebook gibi şirketlere güvenerek şahsi bilgilerini paylaşmak isteyecekler mi? “İnsanların güvenini kazanmak için iyi olmanız gerek. Geçmişte insanlar şirketlerden iyi olmalarını beklemezdi. Sanırım bu artık değişiyor.” 6- Facebook’un gizlilik politikası hakkındaki güncel tartışmalardan ne öğrendiniz? “Aldığımız en büyük ders: Gizlilik ayarlarıyla uzun süre oynama.” (New York Times, Mayıs 2010) 7- Facebook gizlilik ayarlarını bozduğunda insanların tepkisi ne oldu? “Bir çok insan bize çok kızdı.” (Bloomberg, Mayıs 2010) 8- Bunun tekrar olmaması için Facebook ne yapabilir? “Mükemmel olduğumuzu iddia etmiyoruz. Yeni şeyler yapmaya çalışıyoruz, tepkileri dinliyoruz ve bu tepkilere göre yeni değişiklikler yapıyoruz.” (Washington Post, Mayıs 2010) 9- Facebook için ana hedefleriniz neler? “Şirket içinde şunu her zaman söylüyorum: Benim amacım sadece bir şirket kurmak değildi. Bir çok insan bunu yanlış anlıyor, sanki gelir veya kâr vb şeyleri dert etmiyormuşum gibi. Benim için sadece şirket olmamanın anlamı, dünyada gerçekten bir şeyleri değiştirebilecek bir yapı kurabilmek.” 10- Son olarak, Facebook’un en büyük rakibi kim olacak? “Dünya artık çok hızlı değişiyor. Cep telefonları ve gelişmekte olan diğer platformlar düşünülürse, en büyük rakibimizin şu an hiç duymadığımız biri olacağını sanıyorum.” (Wall Street Journal, Haziran 2010) E­di­tör’ün No­tu: Aksi belirtilmediyse buradaki iktibasların tamamı David Kirkpatrick’in Haziran 2010’da yayınlanan “Facebook Etkisi” kitabından yapılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT