BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yılmaz: Kimse kimseyi uyarmasın

Yılmaz: Kimse kimseyi uyarmasın

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda “Kimsenin kimseye uyarı yapmak konumunda olmadığını” belirterek “Herkes kendi partisini bu konuda en sağlıklı biçimde yönlendirmek durumundadır.



ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda “Kimsenin kimseye uyarı yapmak konumunda olmadığını” belirterek “Herkes kendi partisini bu konuda en sağlıklı biçimde yönlendirmek durumundadır. Ben de bunu yapıyorum” dedi. Cumhurbaşkanılığı seçimleri için bir riskin bulunduğunu baştan ifade ettiğini söyleyen Yılmaz, “ Ben bu riski azaltmaya çalışıyorum” diye konuştu. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Salih Yıldırım da, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit’in siyasi parti liderlerine yönelik ‘liderliğin gereğini yerine getirin’ şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Ecevit’in bu sözlerini demokratlıkla bağdaştırılamayacağını belirterek, “Liderliğin fonnksiyonları, misyonları çok farklıdır. Kişilerin iradesini, düşüncesine dayatmayla baskı koymak değildir liderlik. Bunu birbirine karıştırmamak gerekir. Liderlik, geleceği planlayan, gelecekteki sorunlarla alakalı konularda grubuna da bireye de yol gösterici olabilecek evsafta fikir sergileyen, bunları oluşturan kişi olmalıdır. Yoksa kişilerin düşüncelerine ambargo koymak, düşüncelerini dayatmayla bir yerlere taşımak liderlikle ilişkisi olan şeyler değildir. Belki geçmişteki liderlik anlayışı buydu. Ama bugünkü demokratik ortamda liderliğin tanımı ve anlamı bu değil.” Yıldırım, partisinin Cumhurbaşkanı seçimi konusunda “açık, net ve samimi olduğunu” ifade ederek, “Bizim sorunumuz kimin seçileceğiyle ilgili değildir. Biz sistemle ilkeyle ilgiliyiz” dedi. Cumhurbaşkanı seçiminin açık oyla yapılması isteklerinin bunun bir göstergesi olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: “Bizim Sayın Demirel ile önemli hiçbir sorumunuz yoktur. Demirel’in uzun süren bir siyasi geçmişi vardır. ANAP’ın bu sürecte kendisiyle birlikte, belki aynı saflarda belki karşı saflarda çalışmış arkadaşlarımız tabii ki olacaktır. Bunların bu süreçten olumlu ve olumsuz etkilenmeleri de beklenmelidir. Bu bakımdan duygu ve düşüncelerini ortaya koymaları demokratlığın bir göstergesidir. Ancak, bizim sistemi, ilkeyi ve devleti sıkıntıya sokabilecek hiçbir kişisel tasarrufumuz olmadı, bundan sonrada kimse bunu bizden beklemesin.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT