BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sıcaklık bunaltıyor isilik tehdit ediyor

Sıcaklık bunaltıyor isilik tehdit ediyor

Bu yaz bunaltıcı sıcaklar, afet havası estiriyor. Başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere herkesin isilik, mantar, alerji, yanık ve kaşıntı gibi cilt rahatsızlıklarıyla başı dertte.



AİLEDOKTORU Hazırlayan: Uzm. Dr. S. Hilmi ÖZKIRIŞ İç Hastalıkları Uzmanı HERKES YANIYOR! Bu yaz bunaltıcı sıcaklar, afet havası estiriyor. Başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere herkesin isilik, mantar, alerji, yanık ve kaşıntı gibi cilt rahatsızlıklarıyla başı dertte. TEMİZLİĞE DİKKAT EDİN Korkmayın! Hijyen, beslenme, giyinmenize dikkat edip bir de mecbur kalmadıkça dışarı çıkmazsanız bütün bu hastalıklardan ılık bir duş alarak kolayca kurtulabilirsiniz...  HASTA EDEN SICAKLAR > 10 yaşındayım. Aşırı sıcak ve nemli havalardan sonra vücudumun çeşitli yerlerinde rahatsız edici beyaz ve kırmızımsı kabartı ve lekeler çıktı. Bunlardan kurtulmak için neler tavsiye edersiniz? > Gamze Büyükhamurkar/İST. > Geceleri terlemelerden sonra alnımda ve yanaklarımda yanma, kaşıntılı beyaz ve kırmızımsı kabarıklar olmaya başladı. Acaba yoğun sıcak ve nemin etkisi var mı? > Nida Cangir/TEKİRDAĞ > Kışın 2 defa, bunaltıcı yazda ise sıcak ve nemli havalarda 3-4 defa duş almanın bir mahzuru var mı? > Ayfer Sıraça Kıymetli okuyucularımız, son bir aydır mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak ve nemli havalar, ramazanda da kendisini iyice hissettiriyor. Özellikle geceleri bütün vücudumuzu sırılsıklam yapan aşırı terleme ve onun oluşturduğu tahriş, hepimizi iyice bunaltmaktadır. Bu hafta sizlerden gelen sorular ve bize müracaat eden hastaların ortak şikayeti olan sıcaklarda ortaya çıkan cilt hastalıklarından bahsedeceğim... Cildimiz vücudumuzda iç ortam dengesi ile dış çevrenin muhtemel zararları arasında bir tampon görevi görerek hayati rol oynar. Dolayısıyla çevrede oluşan değişiklikler ilk ve doğrudan deriyi etkiler. Son yıllarda çeşitli kimyasalların tesiriyle ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları, küresel ısınma ve yazın nemin de artmasıyla, birtakım cilt hastalıklarının görülme sıklığı artmıştır. Güneş ışınlarına maruz kalma ile deri kanseri görülme sıklığının doğru orantılı olarak arttığı gerçeği, özellikle üzerinde önemle durulması gereken bir durumdur. SICAKTA GÖRÜLEN RAHATSIZLIKLAR... İSİLİK: Ciltte karıncalanma ya da kaşıntı hissi veren su kabarcığı benzeri, bazen beyaz, bazen de pembe kırmızı döküntülerdir. Derideki küçük ter bezi kanallarının tıkanmasıyla oluşan isilik, en çok alın, yanak kenarı, göz kapağı, gövdenin üst yarısı, giysilerin sıktığı yerler ve iç çamaşırlarının lastik yerlerinde görülür. İsilik ayrıca, aşırı nemlendirici kullanımı ve dar giysilerin tercih edilmesi ile de ortaya çıkar. İsiliği önlemek için bulunulan mekanlar serinletilmeli, sentetik içeriği olmayan pamuklu iç çamaşırı ve çoraplar giyilmeli, yoğun içerikli nemlendiricilerden uzak durulmalı, çok dar giyecekler giyilmemeli, her gün ılık suyla keselenerek duş alınmalıdır. İsiliğe karşı bebeklerde alınabilecek en etkili yöntem, bebeklerin bezlerinin ve iç çamaşırlarının sık sık değiştirilmesidir. SICAK DÖKÜNTÜSÜ: Hafif kabartılar halinde, kırmızı renkli, sivilce görünümünde döküntülerdir. Sarımsı sivilce başı şeklinde de olabilir. Bu döküntüler, yüzde veya vücudun giysiyle kaplı tutulan yerlerinde daha çok görülür. O bölgelerin fazla sıcak tutulmasından ortaya çıkarlar. Ter bezlerinden ter atılamadığı için ortaya çıkan bu döküntüler kendiliğinden kaybolur. Aşırı giyinmemek, daha serin ortamda bulunmak ve cildi kuru, temiz tutmak, ılık su ile duş almak ve sabunla keselenmekle kolaylıkla bu sıkıntıdan kurtulur. YANAK DÖKÜNTÜLERİ: Egzamalı bebeklerde daha sık görülmekle birlikte, bazı bebeklerin yanaklarında görülen bir döküntü türüdür. Yanaklarda kırmızı renkli ve oldukça kurumuş görünümde genellikle, ıslak kalan ciltte gelişir. Uyurken ağzından akan salyanın yastığı ıslatmasından, yanak sürekli bu ıslaklıkla temas halinde oluşabilecek bu döküntüyü önlemek için, bebeğin cildi özel temizleyici losyonlarla silinerek temizlenmeli ve nemlendiriciler kullanılarak yumuşak tutulmalıdır. MİLİA: Yenidoğan bebeklerin burnunda, alnında, çenelerinde görülebilen, beyaz veya sarımtırak noktacıklardır. Bebeğin cildi dış ortama alışınca, bu noktacıklar da kendiliğinden birkaç hafta içinde kaybolur. Herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Gözenekler kesinlikle açmaya çalışılmamalı. BEBEKLİK SİVİLCELERİ: Görüntüleri, yetişkinlerde görülen akneler (sivilceler) gibidir. Bebeklerin doğum öncesi annelerinden aldıkları hormonların etkisiyle oluşur. Birkaç hafta içinde kendiliğinden geçtiğinden tedaviye ihtiyaç yoktur, sadece cildi temiz tutmak yeterlidir. YAZIN MANTAR HER YERDE! Yazın mantarla başı derde girmeyenimiz yoktur. Nemi seven bu mikrop en çok terlik, havlu gibi ortak eşyaların kullanılmasıyla bulaşıyor. Hamamlarda, banyolarda, plajlarda, havuzlarda, abdesthanelerde, saunalarda bu yolla hastalık kapılabilir.  Ensede ter bezi kanallarının tıkanmasıyla gözüken isilik ve sıcak döküntüsü. SICAK TAVSİYELER  TEMİZ CİLT İÇİN Sık sık ılık suyla duş alınmalı, doğal ürünlerden yapılan lifle vücudumuzun her tarafını yumuşakça keseleyerek temizlemeliyiz. Yazın gündüzleri dışarı çıkarken, özellikle yüzünüze, ellerinize ve kollarınıza kolonya, tıraş losyonu ve makyaj temizleyici gibi alkollü sıvılar sürülmemeli. Riskli gruptakiler 30 dakika önce mutlaka yüksek faktörlü koruyucu güneş kremi kullanmalı. Cildin aşırı kuruması; kaşıntı ve egzamalara sebep olabilir. Koruyucuların yanı sıra nemlendirici kullanılmalıdır. SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN Yaz boyunca herhangi bir koruyucu ürün kullanılmadan özellikle de boyalı saçların, uzun süre güneşe maruz kalması son derece zararlıdır. Saçlarımızı güneşten korumanın en garanti yolu bir başlık ya da eşarpla kapatmaktır. Son yıllarda piyasaya sürülen güneş ürünleri etkili olabilir ama güneşe çıkarken muhtevasında alkol ya da formaldehyde olan ürünleri kullanılmamalıdır. BRONZ BİR TEN İÇİN Tüm uyarılara rağmen bilinçsizce güneşleniyoruz. En popüler tatil mekânları maalesef sadece deniz kıyıları... Saat 10.00 ile 17.00 arasında güneşe çıkılmamalıdır. Temiz bir ciltle, doğru koruma faktörlü bir ürünle güneşlenip sağlıklı bronzlaşabilirsiniz. Vücut tipinize uygun olmayan yağ ve koruyucular, alerji hatta cilt kanserine bile yol açabilir! SUSAMAMAK İÇİN Sıcaklarda her ne kadar hepimiz soğuk suyu tercih etsek de en doğrusu ılık olanıdır. Günde 20 bardak su içilmeli ve mineralli olanı tercih edilmeli. Bitki çayları da çok faydalı olup 3 çeşit meyve yiyin!  İYİ BİR UYKU İÇİN KLİMA Özellikle nemin ve sıcaklığın yüksek olduğu günlerde uyumak bir kâbusa dönüşmekte. Bunun önüne geçmek için yatak odasına klima veya vantilatör koymak ve pamuklu yastık kullanmak rahatlatıcı olur. Ayrıca pencereler karşılıklı açılarak oda iyice havalandırılmalı. Akşamları yağlı yemekler yenmemeli, yatmadan hemen önce çok su içilmemeli, saçlar ıslak yatılmamalıdır. Yemek işlemini uyumadan 3 saat, meyveyi ise 1 önce bitirin! OKUYUCUYA CEVAPLAR 2 aylık hamile oruç tutabilir mi? > B. Müjde Yalçın Uçar İki aylık hamileyim. İdrarımda iltihap tespit edildi, bol su içmem gerektiği belirtilerek oruç tutmamam gerektiği söylendi. Ama ben orucumu tutuyorum. İftar ve sahur arası bol sıvı almaya dikkat ediyorum. Bu sonuçlara göre tıbben oruç tutmamın bir sakıncası var mıdır? CEVAP: Kıymetli kardeşim, hamilelerde idrarda 5-6 lökosit çıkması, her zaman idrarda iltihabın varlığını göstermez. Hafif akıntı durumları ile hamilelerde tabii salgılardan kaynaklanan bu miktarlarda lökosit çıkabilir. İdrarda gerçek iltihabın varlığı, steril şartlarda yapılacak idrar kültürü sonucuna göre tespit edilir. Eğer floranın (ortamda normal şartlar altında bulunan mikroorganizmalar) dışında herhangi bakteri üremesi varsa, antibiogram sonucuna göre, hamilelik de göz önüne alınarak uygun antibiyotik tedavisi verilir. Günümüz ilaç teknolojileri ile günde 1 defa alınan ve tesiri 24 saat süren ilaçlar olduğu için bu konuda da herhangi bir sıkıntı olmaz. 2 aylık hamile olan bir kişinin ilave bir hastalığı da yoksa, iftar ve sahurlarda beslenme ve su içmesini de ayarlayarak çok rahatlıkla oruç tutabilir. Maalesef inançlara saygısı olmayan bazı hekim arkadaşlar, ilmi temelleri fazla sorgulamadan işini kolayına kaçarak ön yargıyla “oruç tutmayın” diyorlar... Kilo vermenin basit yolları var! > Halil Gülcü Yaşım 50, kilom 85, tip 2 diyabet tespit edildi, 2 aydır ilaç almıyorum. Doktorum oruç tutmamamı önerdi. Ne yapmalıyım? CEVAP: Halil Bey, sağlıklı ve dengeli beslenip biraz hareketli yaşayan kilo almaz. Eğer kilolu ise mekik ve çömelip kalkma tarzı hareketleri evinde gün içi toplam yarım saat sporla çok rahatlıkla fazla kilolarını verebilir. Kişi yeter ki, abur cubur yemesin, hamur işi ve tatlıları sadece 1’er çatallık tadımlık alsın. Kilolar başlı başına şeker ve kalp hastalığına zemin hazırlar. Kilo vermekle insülin direncine bağlı gelişmiş tip 2 diyabetinizi kontrol altına almışsınız. Metformin grubu ilaçların 850 mg’lık olanından hekiminizin takibi altında iftar ve sahur alarak rahatlıkla orucunuzu tutabilirsiniz. Oruç, genel vücut sağlığınız ve mevcut insülin direnciniz açısından faydalıdır. Yine her akşam tok karnına 100 mg aspirin, gün aşırı da B1, B6, B12 vitamini almanızda son derece yarar vardır. İlacı iftardan sonra kullanmanız yeterli > Mehmet Güneş Siğil ilacı kullanıyorum. Fakat sağlam deri değil diye iftar ve sahurda sürüyorum. Acaba bu ilacı gündüz sürsem orucum bozulur mu? CEVAP: Mehmet Bey, sağlam olmayan cilde sürülen pomad, krem ve solüsyonlar % 10-15 oranında vücut içine emildiğinden orucu bozar. Bu sebeple verilen solüsyonu iftar, gece ve sahurda sürmeniz daha uygun olur ve şüpheden de böylece uzak kalmış olursunuz! e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İST.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT