BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BAŞBAKAN TGRT HABER TV’DE KONUŞTU: GENEL AFFA KARŞI ÇIKARIM

BAŞBAKAN TGRT HABER TV’DE KONUŞTU: GENEL AFFA KARŞI ÇIKARIM

“Genel af yetkim var diye bu şehitlerin annelerinin babalarının feryatlarını kulak arkası edemem. Fikir suçuna ilişkin affı konuşmak ayrı bir şey, ama teröriste affı konuşmak ayrı bir şeydir”



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve TGRT HABER TV Ankara Temsilcisi Murat Odabaş’ın sorularını cevaplandırdı. TERÖRİSTE AF OLMAZ “Genel af yetkim var diye bu şehitlerin annelerinin babalarının feryatlarını kulak arkası edemem. Fikir suçuna ilişkin affı konuşmak ayrı bir şey, ama teröriste affı konuşmak ayrı bir şeydir” KİRADA OTURUYORUM “Belediye Başkanı olduğum zaman Florya’daki belediye köşkü yerine Üsküdar’da kiralık bir apartman dairesinde oturdum. Ankara’da da resmi konut yerine apartmanda kalıyorum.” KAPATMA DAVASI KAYBETTİRDİ Kapatma davası açıldığı yıl Türkiye’nin ekonomik kaybının çok ciddi olduğunu, bunun istikrar ve güvene büyük darbe vurduğunu anlatan Erdoğan, CHP liderinin bugün farklı şeyler söylediğini belirtti. Erdoğan, “O zaman niye konuşmadınız?” diye sordu. Haber Merkezi ANKARA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şehit annelerinin, babalarının feryatlarını kulak arkası edemeyeceklerini belirterek genel affa karşı olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, TGRT HABER TV’de yayınlanan ‘Ankara’nın Gündemi Özel’ programına katıldı. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ile TGRT HABER TV Ankara Temsilcisi Murat Odabaş’ın sorularını cevaplandıran Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun genel afla ilgili açıklamalarını değerlendirirken şu görüşleri dile getirdi: “Genel af yetkim var diye bu şehitlerin annelerinin babalarının feryatlarını kulak arkası edebilir misin? Ben böyle bir hakkı kendimde göremiyorum. En önce ben karşı çıkarım bu genel affa, nasıl böyle bir şey söylersin? Böyle bir yetkin var mı? Siyaset illere göre, yerine göre yapılmaz. Siyaseti 73 milyonu kucaklayacak şekilde yapacaksın. Öymen’in laflarını sormazlar mı adama? Bir taraftan diyorsun ben halk partisiyim. Peki Dersim’i bombalayan zihniyet hangi zihniyet? İnönü’nün imzasının, Celal Bayar’ın imzasının olduğu evraklar var elimde. Bunlar delildir. Siz o partinin devamı olan bir partinin genel başkanısınız. Ama Kılıçdaroğlu diyor ki ben o zaman hayatta değildim. İyi de genel başkanısın şimdi o partinin. O zaman o yanlışı da kabul et. Doğruların değil, ideolojilerin, mezheplerin peşinden gidersen başarıyı yakalayamazsın. Sloganlarla bir ülke kurtulmaz. Sloganlarla iktidar olunmaz. Fikir suçuna ilişkin affı konuşmak ayrı bir şey, ama teröriste affı konuşmak ayrı bir şeydir.” DERTLERİ DEVLETİ ÇALIŞTIRMAMAK Referandum konusunda önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, meydanlarda kendileri dışında Anayasa paketinin ne getirdiğine yönelik konuşmalar yapılmadığını söyledi. “Darbe anayasası ile mi, yoksa milletin anayasası ile mi yola devam?” Halkın buna karar vermesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, bu değişikliğin geniş çaplı bir Anayasa değişikliğinin de yolunu açtığını söyledi. Anayasa değişikliğini muhalefetle birlikte yapmak istediklerini ancak olumlu cevap alamadıklarını hatırlatan Erdoğan, “Millete götürmeye karar verdiğimiz zaman muhalefet bizi çalıştırmamak için elinden geleni yaptı. Şimdi de, milleti çalıştırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Meydanlarda söyledikleri şeylerin Anayasa ile ilgisi yok” dedi. Halkın büyük bir kısmının değişiklikten memnun olduğunu, ancak bazı çevrelerin ‘Bu AK Parti’nin, bu Erdoğan’ın Anayasasıdır’ dediğini belirten Erdoğan, “Bu kesinlikle doğru değil, bu Tayyip Erdoğan Anayasası değildir. Biz çeşitli toplum kesimleri ile görüştük. Görüşlerini aldık, bunları masaya yatırdık. Hangi ülkede durum nedir? Hepsine baktık. CHP, ‘AYM ve HSYK maddelerini çıkarın diğerlerini getirin evet diyoruz’ dedi. Anayasa Mahkemesi bunlar üzerinde bazı ufak değişiklikler yaptı. E buyurun o zaman. Siz bu maddeler dışında sıkıntımız yok diyordunuz. Şimdi niye hayır diyorsunuz? Dert başka. Dertleri devleti çalıştırmamak, milletin önüne yeni yeni takozlar koymak. Meclis’te milletvekillerini oy kabinlerine bile sokmadılar, belki vicdanının sesini dinler de olumlu oy kullanır diye” görüşünü dile getirdi. HALK SİNSİ PROPAGANDAYA İNANMAZ Anayasa değişikliğinin ne getirdiğini meydanlarda tek tek anlattığını belirten Erdoğan, “Bu bir özgürlükler silsilesidir. Ekonomik Sosyal Konsey giriyor Anayasaya, memurlarla, işçilerle ilgili düzenlemeler var. Kadınlara ve özürlülere pozitif ayrımcılık geliyor” dedi. MHP Lideri Bahçeli’nin Anayasa değişikliklerinin ‘Yüce Divan korkusu’ ve demokratik açılımın altyapısının oluşturulması için yapıldığını söylediğinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, Bahçeli’nin bu tür kara ve sinsi propagandalarını vatandaşın yutmayacağını ve inanmayacağını söyledi. Erdoğan, “Sayın Bahçeli çok büyük bir çelişkinin içine düşüyor. Darbe Anayasasının avukatlığına soyunuyor. CHP’nin bu avukatlığı yapmasını anlıyorum da. Bahçeli’ninkini anlayamıyorum. 12 Eylül’de ülkücüler bir sürü işkence gördüler. Gerçi ülkücüler kopmuş durumda MHP’den. O zulme uğramış olanlar, muhasebesini iyi yapıp kararlarını verecekler. Bahçeli ve yanındakilerin ödedikleri bir bedel yok 12 Eylül’de” diye konuştu. BAHÇELİ, CHP’NİN ARKASINA TAKILIYOR Başörtüsü düzenlemesini Anayasa Mahkemesine götüren CHP’nin bugün ‘Bu sorunu ben çözerim’ dediğini kaydeden Erdoğan, buna kimsenin inanmadığını söyledi. Peygambere bile hakaret edenlerin CHP bünyesinde olduğunu ifade eden Erdoğan, “Ey Bahçeli, sen CHP’nin arkasına niye takılıyorsun? Kılıçdaroğlu başörtüsü düzenlemesini AYM’ye götüren başvuruya imza attı. İmzayı attıysan bugün niye ‘Ben çözerim’ diyorsun. Biraz dürüst ol” dedi. Erdoğan, CHP’li yetkililerin başörtüsü konusunda din adamlarına da danışarak bir çözüm arayışına girileceğine yönelik açıklamalarının hatırlatılması üzerine şöyle konuştu: “CHP’nin üst yönetimi ne anlar bu işten, ama anlaşılıyor ki CHP amatör şeyhülislamlığa soyunuyor. Bu işin tek merkezi Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Din İşleri Yüksek Kurulu geçmişte bununla ilgili kararı vermiştir. Şu anda da müracaat ederse yine kararı verir. Başörtülü öğrenciler podyuma çıkmıyor. İnançları için örtünüyorlar. Tasarımcılara mı soracaksın? Bir taraftan eğitim öğrenim özgürlüğü var, bir yandan inanç özgürlüğü var. Sen şöyle giyinmeyeceksin, sen askılı askısız giyinmeyeceksin diyor musun? İsteyen istediği kıyafetle üniversiteye giriyor. Başörtülü kızlara gelince orada dayatma yapıyorsun. Yazıktır binlerce kızımızı eğitim öğretimden geri koyuyoruz. Çok büyük psikolojik sorunlar yaşıyorlar. Toplumu rahatlatacaksak, bu gerginliklerin ortadan kalkması lazım.” Belediyelere aktarılan paylar arasında ayrımcılık yapıldığı iddialarına tepki gösterirken de Erdoğan, hangi partiden olursa olsun belediyelere pay aktarımında ayrım yapmadıklarını söyledi. Erdoğan, “Örneğin Şırnak belediyesi BDP’li, Kurtalan BDP’li biz oralara su götürdük. Böyle bir mecburiyetimiz yok. Belediye yapar bunları. Divriği CHP’li. Oranın su sorununu da biz çözeceğiz. Nerede olursa olsun, derdimiz belediye başkanının hangi partiden olduğu değil. Derdimiz oradaki insanlarımızdır. Onlara bu hizmeti götürürüz. Biz vatandaş için çalıyoruz. Vatandaş arasında ayrımcılık yapmak bizim kitabımızda yazmaz. 73 milyonu kucaklayacağız” dedi. HAKARET BENİ RAHATSIZ EDER Başbakan, korku imparatorluğunun oluşturulduğu ve sivil diktanın yaşandığı iddialarına da şöyle cevap verdi: “Böyle bir şey olsaydı partime kapatma davası açılamazdı. Böyle birşey sözkonusu değil. Şu ana kadar gelen başbakanlar arasında benim kadar hakarete uğrayan başbakan var mı? Aileme, çocuklarıma varıncaya kadar... Öyle köşe yazarları var ki, gün geçmiyor ki bana hakaret etmesin. Hakaret diyorum, eleştiri bana kazandırır. Hakaret olduğu zaman rahatsız eder.” KILIÇDAROĞLU DA HAZİNE’NİN PARASIYLA DOLAŞIYOR Kendisini devletin imkanları ile illere gitmekle suçlayan CHP Liderine, “Bir kere ayıptır, söylediğin sözler doğru değil. Sen de Hazine’nin sana vermiş olduğu yardımlardan partinin kasasından bu seyahatleri yapıyorsun. Neden benim paramla diyorsun?” sözleri ile karşılık veren Erdoğan, “Biz şu anda iktidar partisiyiz. Gittiğimiz yerlerde makama tahsisli olduğu için bu araçları kullanıyoruz. Açılış törenleri hem de mitinglerimi de yapıyorum. O kadar açılışlar var ki bekleyen biriken, senin öyle bir derdin yok” dedi. İstanbul’da oturduğu evle ilgili iddialarının hatırlatılması üzerine Erdoğan şunları kaydetti: “18 yaşımdan itibaren siyasetin içindeyim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zaman Üsküdar’da ailede bir apartmanda kirada oturuyorduk. Fakat belediye başkanlığının Florya’da köşkü vardı. Ben o köşkte oturmadım. Nereden çıktıysam orada otururum dedim, başbakan olduğum ana kadar oradaydım. Ankara’da Resmi Konutta oturmadım. Resmi Konutta sadece resmi çalışmaları yapar, misafirlerimiz geldiği zaman yemeklerimizi orda veririz. Subayevlerinde kirada oturuyoruz, apartmanda bir dairedeyiz. 8-10 daire var orada oturuyoruz. Kirada oturuyorum diye beyefendi bir şey söylüyor mu? Maşallah diyor mu? Florya’daki Köşkte oturmadı bunları anlatıyor mu?” Havuzlu bir villası olduğu ortaya çıkan Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan, “Şık olmuyor. Taksitlerini ödeyemiyorum diye manevra yapmaya başladı. Bizi cevaplandırma noktasına düşürme. Ramazan nedeniyle kesiyorum bu konuyu burada“ diye konuştu. FAZLA KONUŞMA YAKARIZ DENİYOR Türkiye’de “bürostokrasi” oluşturulmak istendiğini, buna doğru gidildiğini belirten Erdoğan, “Bir yargıçlar iktidarı süreci var. Türkiye’de yargıçlar iktidarı olduğu sürece sizin sağlıklı yürümeniz mümkün değil. Kuvvetler ayrılığı ilkesi sürekli olarak ihlal ediliyor. Siz bir şey konuştuğunuzda hemen demoklesin kılıcı sallanmaya başlıyor. Nedir? Fazla konuşma yakarız. Bedelini siyaset kurumlarının ödediği bir süreç yaşıyoruz. Bu anlayışla bu gidişle muasır medeniyet üstüne çıkmamız mümkün değil” dedi. Erdoğan, Nobel edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk’un değişikliğe “evet” dediğinin hatırlatılması üzerine, değişiklik paketine sanat ve spor camiasından destekler aldıklarını belirtirken, bu desteklerin artarak devam edeceğine inandığını belirtti. DÜNYA BASKETBOL ŞAMPİYONASI Türkiye’nin evsahipliğinde yapılacak olan Dünya Basketbol Şampiyonası hakkında da değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, programının uygun olması halinde hem şampiyonanın açılış törenine katılacağını, hem de Rusya-Türkiye maçını izleyeceğini söyledi. Erdoğan, milli takım oyuncularının antremanını da izlediğini belirten Erdoğan, oyuncuların morallerinin yerinde olduğunu kaydetti. İleri demokrasiyi ‘evet’le yakalarız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül’de yapılacak referandumun “asla bir güven oylaması” olmadığına dikkat çekti. Sandıktan ya “evet” ya da “hayır”ın çıkacağını belirten Erdoğan, “Buradan herhangi bir parti çıkmayacak. Partileri oylamıyoruz. Bu proje tamamen milletin kendi projesidir. Neye karşı? Darbe anayasasına karşı. Önümüzdeki engelleri, bariyerleri, milletin önüne konmuş bariyerleri aşalım. Özgürlükler haklar noktasında, Türkiye’yi sıçratma noktasında” diye konuştu. Erdoğan, “Bu metinde aş yok, iş yok” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu isim vermeden eleştirdi. Erdoğan, şöyle dedi: “Aş iş anayasa ile düzenlenmez. Bunlar kanunlarla düzenlenir. Ama aşı işi getirecek olan nedir? İleri demokrasidir. Eğer bir ülkede ileri demokrasi varsa o ülkede ekonomi vardır. Bu noktada burada aş var, iş var. İleri demokrasiyi bu paketle yakalıyoruz.” Asıl kadrolaşma Kılıçdaroğlu’nun SSK döneminde CHP’nin yargıda kadrolaşmasını ve Kılıçdaroğlu’nun SSK’ya personel alımlarını gündeme getiren Erdoğan, “Kadrolaşmayı asıl bunlar yaptı. Şimdi kendisine soruluyor ‘Siz SSK’da genel müdürken siz de kalktınız terör örgütünün mensuplarını aldınız’, ‘ben onları mahkum kadrosundan koydum’ diyor. Başka mahkum kadrosu yok muydu? Adi suçlardan koysaydınız? O bu şekilde ambalajlamaya çalışıyor. Burada bir de ciddi manada bölgecilik, mezhepçilik yapıyor” diye konuştu. CHP ve MHP’ye oy verenlere çağrıda bulunan Erdoğan, “Suçu inkar edenleri tefrik edemezsen bile şu idam edilenlerin, mahkum edilenlerin iade-i itibari bize bir şey düşündürmez mi? En azından bunu kazandıralım. Şu iadei itibarı sağlayalım” dedi. Pakistan’a yardım, vergi matrahından düşülecek Pakistan’a yönelik yardımlar konusunda yoğun bir kampanya yapıldığını ve camilerde toplanan paralarla yardım tutarının 30 milyon liraya ulaştığını anlatan Erdoğan, “Kampanyayı devam ettireceğiz. 20 vagonluk bir konvoy yola çıktı. Dün de 50 TIR yola çıktı. İlaç, battaniye, Mevlana evleri. Önümüzde kış var, bunlar süratle monte edilecek” diye konuştu. Eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Selma Kavaf ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın da içinde yer aldığı 25-30 kişilik bir heyetin yakında Pakistan’a gideceğini belirten Erdoğan, “Orada 2-3 gün dolaşacaklar. Kampanyadan sonra ben de gitmeyi düşünüyorum” dedi. İş adamlarına ve hayırseverlere Pakistan’a yardım etmeleri çağrısında bulunan Erdoğan, “Bakanlar Kurulu kararına göre yardım yapanlar vergi matrahlarından düşecek. İş adamlarımız için kolaylık getirdik. İşadamlarımız mübarek ayda keselerini açarlarsa mazlum durumda olan Pakistan’ın imdadına Türkiye’nin yetişmesi anlamlı olur” diye konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94219
    % 2.13
  • 5.8343
    % -0.59
  • 6.5282
    % -0.96
  • 7.3229
    % -0.53
  • 252.745
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT