BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Asrın tahlili

Asrın tahlili

Hikmet Temel Akarsu, İstanbul Dörtlüsü (Rock’n Roman) serisi ile dikkatleri üzerine çeken farklı bir kalem. Yazar, eserlerinde Türk gençliğinin içinde bulunduğu derin bunalımların sebeplerini araştırıyor.



İnkılap Yayınları, Hikmet Temel Akarsu’nun birbirine bağlı 4 romanını İstanbul Dörtlüsü (Rock’n Roman) serisi adı altında yayınladı. Yazar, romanlarında Türk insanının teknoloji, medya, reklam dünyası, Batı hayranlığı... gibi çağdaş meseleler karşısındaki bunalımlarını ele alıyor. Özgün bir teknik ve bakış açısıyla kaleme alınan romanlarda yazar, bugünkü gençliğin bunalım sebeplerini ve karakter sahibi olmaları için neler yapmaları gerektiğini anlatıyor. Hikmet Temel Akarsu ile romanları ve konuları üzerinde konuştuk: SOSYAL DENGE İnkılap Yayınları arasında çıkan kitaplarınızda “yeni çağ bireylerinin” yaşadığı bunalımlarını araştırıyorsunuz... AKARSU: Seri romanlarımda uzun uzun tahlil etmeye çalıştığım sorunları konsantre bir şekilde açıklamak çok zor. Fakat kısaca söylemek gerekirse, çok ağır, zor yıllar yaşamaktayız. Nüfus patlaması, sosyal dengelerin bozulması ve medya çağının her gün her evi ziyaret eden baştan çıkarıcı yayınları sonucunda, toplum bireyleri hergün binbir hayal kırıklığına uğruyorlar. Sahte, yalan değerlere inanıyorlar. Onları bile elde edemiyor ve çıldırıyorlar. Sahte değerlere ulaşmak için para ve güç peşinde koşuyorlar. Bunun için her yolu mübah görüyorlar. Ve düşmanlaşma yaygınlaşıyor. Düşmanlaşma yayıldıkça herkes daha da yalnızlaşıyor. Ruhsal bozukluklara düşüyorlar. İnsanlığın en eski ülkülerinden olan erdem kavgası unutuldukça bu problemler katlanarak büyüyor. KÜRESELLEŞME... Bunalıma giren yeni çağ bireylerinin bu durumdan etkilenmeden sağlam bir karaktere sahip olmaları için yapmaları gereken nelerdir? AKARSU: Bireylerle tek tek çözüm reçeteleri yazmak, onları ruhen sağaltmak için çözüm önerilerinde bulunmak hiç bir işe yaramaz. Yaşadığımız çağı tahlil etmemiz ve hastalığın kaynağına inmemiz gerekir öncelikle. Ben romanlarımda bunu yapmaya çalıştım. Bulgularım şunlar; Yeni Dünya Düzeni adı verilen ve küreselleşme kampanyalarıyla yaygınlaştırılmaya çalışan yeni ekonomik ve sosyal düzende Anglo Sakson-Protestan yaşam tarzı ve değerler silsilesi insanlara tek doğru olarak kabul ettirilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla, liberal ekonomik düzen içerisinde hafta içi, para ve menfaat üzerine yapabileceğin her türlü kötülük normal ve doğal, isanca olarak değerlendiriliyor. Pazar günü kiliseye gidip günah çıkarıyorsun ve vicdan yıkanıyor. Herşey yoluna girmiş oluyor...Böyle bir şey olabilir mi? O zaman kötülük meşrulaşıyor. Ve insanlar, insanlığı var eden değerleri (ahlak, erdem, soyluluk, paylaşma, merhamet, vicdan, iyilik, vs.) terkedip üste çıkmak için birbirlerini boğazlamaya başlıyorlar. ESKİ AYDINLAR İngiliz isimli romanınızda Batı ve Doğu karşılaştırması önümüze çıkıyor. Batının ikiyüzlülüğü, egoizmi... Batı’yı sevenler ve Batıcı olanlar tarafından neden farkedilmiyor? AKARSU:Bu konuda yüzyıl önceki edebiyatımızın çok daha uyanık ve bilinçli olduğunu düşünüyorum. Bir Recaizade Mahmud Ekrem’i düşünün... Ve Araba Sevdası’nı... Bir Yakup Kadri’yi düşünün... Ve Sodom ve Gomore’yi... Batı’yı sevenler ve Batıcı olanlar neden Batı’nın ikiyüzlülüğünü, çıkarcılığını ve egoizmini farketsinler ki?... Bundan büyük menfaatler varsa... Batı eskiden kompradorlar aracılığıyla ticaretini bizim gibi ülkelerde yürütürdü, bunun için de misyoner kültürü yayardı. Bugün bu değişti. Globalleşme geldi. Bunun kaymağını yiyenler İsviçre Alpleri’nde kayak yapanlar, Amerika’da çocuklarını okutanlar, Saint Tropez’de kahvaltıya gidenler, buna neden karşı olsunlar ki? Romanlarınız bugünün olduğu kadar geçmişin Türk kültüründe yeri pek olmayan kelimelerle, kavramlar karşımıza çıkıyor. Sizi böyle bir roman anlayışına neler getirdi? AKARSU: Fikrinize katılmıyorum. Türk kültürü kapsayıcıdır. Nasıl ki, Namık Kemal ilk milliyetçi fikirleri bu ülkeye taşırken, nasıl ki Nazım Hikmet ilk sosyalist fikirleri bu ülkeye taşırken, nasıl ki Ahmet Hamdi Tanpınar Batıcılığı muaheze eden ilk fikirleri bu ülkede yayarken bir avangard (öncü) idilerse ve dönemleri için ilk denebilecek şeyleri yapıyorduysalar, ben de aynısını yapıyorum. Bizim kimseden eksiğimiz yok. Fazlamız var. Ama şarlatanların ve işbilir uyanıkların yazar ve edebiyatçı olarak desteklendiği bir edebiyat ortamında bizim dile getirdiğimiz yenilikleri ortaya çıkaranlar şaşkınlıkla karşılanıyor... ( 0212 514 06 10)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT