BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İman ve imanın alameti

İman ve imanın alameti

İman, Amentü’de bildirilen altı esasa inanmaktır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (İman, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, ölüme ve öldükten sonra dirilmeye, cennete, cehenneme, hesaba, mizana, kadere, hayrın ve şerrin Allahü teâlâdan olduğuna inanmaktır.) [Nesâî] (Bunları kalb ile tasdik etmek de şarttır.)



İman, Amentü’de bildirilen altı esasa inanmaktır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (İman, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, ölüme ve öldükten sonra dirilmeye, cennete, cehenneme, hesaba, mizana, kadere, hayrın ve şerrin Allahü teâlâdan olduğuna inanmaktır.) [Nesâî] (Bunları kalb ile tasdik etmek de şarttır.) İmanın kuvvetli olmasının alametleri çoktur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir: (İyilik edince sevinen, günah işleyince üzülen imanlıdır.) [Taberânî] (İmanı en kuvvetli mümin, güzel ahlâklı olandır. Yanına herkes kolayca yaklaşır, geleni gideni çok olur. Herkesle iyi geçinir. Çevresi ile iyi geçinemeyende hayır yoktur.) [Taberânî] (Nerede olursa olsun, Allahü teâlâyı unutmayanın imanı kuvvetlidir.) [Beyhekî] (Allah ve Resulünü her şeyden çok seven, sevdiğini yalnız Allah rızası için seven ve ateşe düşmekten çok, küfre düşmekten korkan imanın tadını bulur.) [Buharî] (Birbirinizi sevmedikçe, iman etmiş olmazsınız.) [Taberânî] (Hayâ imandandır.) [Buharî] (Temizlik imanın yarısıdır.) [Müslim] (Ahde vefâ [sözünde durmak] îmandandır.) [Hâkim] (Kendi aleyhine de olsa âdil davranmak imandandır.) [Bezzar] (Musibete sabretmek imandandır.) [Bezzar] Bu hadislere bakınca temiz olan herkes imanlı olur gibi yanlış anlaşılır. Halbuki bir kâfir de temiz olabilir. Bir kâfir de hayâlı olabilir. Bir kâfir de adaletli davranabilir. Bir kâfir de süsten kaçabilir. Hadisleri alimlerin açıklamaları ile okumak gerekir. Biz okursak yanlış anlarız. Günah için de durum aynıdır. Günah işleyene kâfir denmez. (Söz taşıyan Cennete girmez) hadisinden maksat, günahının cezasını çekmeden, yahut affa, şefaate kavuşmadan giremez demektir. (Gıybet eden cehennemlik) hadisinden maksat, sevapları günahlarından az olursa, gıybet cehenneme götürür demektir. (Kalbinde zerre kadar kibir olan, cennete giremez.) hadisinden maksat, günahının cezasını çekmeden, yahut affa, şefaata kavuşmadan cennete giremez demektir. Yine hadis-i şerifte, müminin her günahı yapabileceği, üç şeyi yapamayacağı, bunlardan birinin de yalan olduğu bildirilmiştir. Hadis-i şeriften zahire göre, yalan söyleyenin mümin olmadığı anlaşılır. Kâmil mümin değil demektir. Ayrıca yalanın münafıklık alameti olduğu bildirilmiştir. Yalan söyleyen münafık değildir, fakat münafıklık alametinden birini işlemiş olur. Bir zat, (Ya Resulallah, ana-baba, evladına zulmetse de rızalarını almayan Cehenneme girer mi?) diye sorunca, cevaben 3 defa (Evet zulmetseler de rızalarını almayan cehenneme girer) buyurdu. Sanki buradan ana babasının rızasını almayan kâfir gibi anlaşılıyor. Halbuki öyle değildir. Günahlarının cezasını çekmeden cennete giremez demektir. (Cimri, Cennete girmez), (Cimrilik küfürdür) gibi hadis-i şerifleri açıklaması ile birlikte okumalıdır. Açıklamasız okunursa yanlış anlamaya sebep olur. Cimrilik her ne kadar kötü ahlâktan ise de, imansızlık değildir. (Cimri, günahının cezasını çekmedikçe cennete giremez) demektir. Hatta sevabı günahından çok gelirse, Cehenneme girmeden de Cennete gider. Affa ve şefaate uğrayarak da Cennete gidebilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT