BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gelin Alman olunca!..

Gelin Alman olunca!..

Eşi Alman olan AK Parti Karabük Milletvekili Mustafa Ünal, geçen hafta Türkiye’yi ziyareti sırasında Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’la eşi arasında geçen ilginç sohbeti aktardı.



Eşi Alman olan AK Parti Karabük Milletvekili Mustafa Ünal, geçen hafta Türkiye’yi ziyareti sırasında Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’la eşi arasında geçen ilginç sohbeti aktardı. Wulff, Ünal’ın eşi Beate Ünal’a “Almanya’dan Türkiye’ye geldiğinizde hiç zorluk çekmediniz mi?” diye sormuş. Bayan Ünal ise herhangi bir zorlukla karşılaşmadığını anlatmış. Mustafa Ünal da eşinin Alman olması nedeniyle herhangi bir sıkıntı yaşamadıklarını ancak annesi ile ‘Alman gelin’ konusunda aralarında yaşanan ilginç diyaloğu şöyle dile getirdi: “Beate ile Almanya’dan geldiğimizde, babam normal karşıladı, ama annem biraz duygusal yaklaştı. ‘İsmini değiştirmeyecek mi?’ diye sordu. Ben ona ‘Anne Almanya’ya gittiğinde senin adın bundan sonra Hacer değil, Maria olacak deseler ne hissedersin?‘ diye sordum. Hemen tepki gösterdi. Ben de kendisine ‘Bu da aynı şey. O nedenle Beate de ismini değiştirmeyecek’ dedim. Ama Beate’nin anlamı Almanca’da saadet demek. Anneme bunu söyledik. O günden sonra Beate’ye sürekli Saadet demeye başladı...” Kılıç’tan ferahlatan tavır AK Parti’nin başörtüsü serbestisiyle ilgili CHP’yi ziyareti sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, yakınında bulduğu kolonya şişesini alıp CHP’li Kemal Anadol’a ikram etmek isteyince, Anadol, “Olmaz, siz misafirsiniz, kolonyayı biz dökelim” diyerek Elitaş’ın elini tutmuş. Ancak Elitaş bırakmak istememiş “Olmaz ne fark eder, ben dökerim” diye ısrarcı olunca, 8 Grup Başkanvekili içinde en gençleri olan AK Partili Kılıç devreye girip, “Bana verin, ben dökeyim” demiş. Elitaş’a direnen Anadol, bu kez Kılıç’a bakıp, “En gencimiz sizsiniz Suat Bey, tamam o zaman kolonya ikramını siz yapın” deyince sorun çözülmüş. İyimaya’nın “İntikam”ı TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, sanata, kitaplara olan düşkünlüğüyle bilinir. Geçtiğimiz günlerde makamında ziyaret ettiğimiz İyimaya’nın masasının tam karşısında bir tablo gördük. Yağlı boya tabloda bir boğanın bir matadora boynuzlarını saplamış görüntüsü vardı. İyimaya’ya sorunca, tablonun gerçek bir hikâyeden esinlenerek resmedildiğini öğrendik. İyimaya, yakın bir arkadaşının Rus asıllı eşi ressam Yelena Jukovol Gül’e gerçek hikâyesini anlatıp bir tablo yapmasını istemiş. Hayvanlara düşkün olan ressam Gül, önce karşı çıkmış ama sonra yapmaya karar vermiş. Tablonun adını da “İntikam” koymuş. Tabloya konu olan olayda matador, boğayı öldürmeye çalışmış. Önce onu öldü sanmış. Ama sonrasında boğa can havliyle kalkıp, boynuzunu matadora saplamış. İyimaya, tabloyu “Hayvanlara eziyet verenler için ibret verici bir olay. Canı yanan boğanın intikamını anlatıyor. Olay beni çok etkiledi” sözleriyle anlattı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT