BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Radikal’de radikal değişim

Radikal’de radikal değişim

Radikal ve Referans gazeteleri birleşti ve bambaşka bir anlayışla yeniden çıktı. Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can, bu değişimin adını, “radikal değişim” olarak duyurdu kamuoyuna. Gazetenin boyu, muhtevası ve gazetecilik anlayışı tepeden tırnağa değişecekti. Öyle de oldu.



Radikal ve Referans gazeteleri birleşti ve bambaşka bir anlayışla yeniden çıktı. Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can, bu değişimin adını, “radikal değişim” olarak duyurdu kamuoyuna. Gazetenin boyu, muhtevası ve gazetecilik anlayışı tepeden tırnağa değişecekti. Öyle de oldu. Ebat küçüldü ve tabloid gazeteye dönüştü. Muhtevası zenginleştirildi. Can, yeni Radikal’in tarafsız olacağını ve kendilerine sokağın sesi olmak gibi bir misyon biçtiklerini açıkladı. Radikal’de çalışan muhabir, uzman muhabir olacak ve hak ettiğini alacaktı. Yazarlar için de geçerliydi bu. Can, “Köşe yazarlığı öldü. Yaşasın sokak yazarlığı” diye tanımlamıştı Radikal yazarların nasıl olacağını. Aradan pek fazla bir zaman geçmedi fakat yine de geçen süre azımsanmayacak kadar uzun bir süre. Denilenlerin yapılıp yapılmadığını konuşacak kadar uzun en azından. Can’ın “Sahaya inen gazeteci” düşüncesi beni ziyadesiyle etkilemişti mesela. Bu hedef tuttu mu? Hele, köşe yazarları: Otur oturduğun yerde ve bir yandan göbeğini kaşı, bir yandan yaz... Oh, ne tatlı hayat!... Eyüp Can, “pencereden bakan, hayattan kopuk yazarlar istemiyorum” demişti. Can’ın, “yazının uzunluğu kısalığı değil; muhtevası önemli benim için” sözü de takdire şayandı. Fıkra türü bir yazı düşünün; kısa ama “cuk” oturmuş. Kim ne diyebilir ki? Uzun yazı da öyle. Uzun ama içinde zekâ, bilgi ve tat var; bırak uzun olsun. Okuyucu ondan zevk alıyorsa, kısa olmasında ısrar niye?!. Polemik yapma, ya da oturduğun yerden ahkâm kesme dönemi bitti, bitiyor. Okuyucu, her şeyi yerinde gören; haberi araştıran ve gördüklerine kendi yorumunu da ekleyip yazan gazeteci istiyor. Dönem, yorum haber dönemi yani. Hasılı kelam Eyüp Can’ın tespitleri doğru. Da... ya sonuç? Sonuç ne? İçinde bulunduğumuz dönem, Eyüp Can için biçilmiş kaftan aslında. Gazeteler Yenibosna, İkitelli, Güneşli taraflarına taşındı taşınalı medya toplumdan kopuk yaşıyor. Ahalinin gerisine düştü. Gazete ile toplum örtüşmez oldu bu nedenden dolayı. Nasıl örtüşsün ki? Gazetelerin kahir ekseriyeti, ajans haberleriyle çıkıyor. Habercilik unutuldu neredeyse! Tuttuğunu koparan, haberin kokusunu kilometrelerce uzaktan alan gazetecilerin sayısı bir elin parmağını geçmiyor artık. Bundan daha iyi bir fırsat olamazdı Can için. Herkes uyurken, sen yol al. Hele, iyi bir kadro kurmuşsan! Görülen şu: Can, yapmak istediklerini gerçekleştirmekte kararlı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ı ziyaret edip uzlaşmacı bir tavır sergiledi. Kendi kişiliğine de uyan bir tavır, uzlaşma. Yadırgamamak lazım. Hükümeti eleştirmesi gerektiğinde eleştiren bir yayın politikası uygulayabilirse, uzlaşmacılığı neden problem olsun? Fakat, cesaretsiz kalırsa, yandı gülüm keten helva! Okuyucu, “dağ fare doğurdu” der ve gider! Radikal’de uzman yazar var ama sokağa çıkan, en azından iddia edildiği kadar çıkan yok. Tirajda artış oldu. Yazarlar da sokağa inerse, maya tuttu bilin.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT