BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Âlimin ölümü âlemin ölümü”

“Âlimin ölümü âlemin ölümü”

Faydasız, boş işlerle, oyun ile vakit öldürmek de kötü huylardandır. Kıymetli ömrünü ilim ile, hakiki âlimlerin kitapları ile geçirmelidir. Dînimiz ilme kıymet vermeyi ve âlimlere hürmet etmeyi ve Allah yolunda olanlarla berâber bulunmayı emretmektedir. Bunun için, kıymetli ömrünü faydasız şeylerle geçirmemelidir.



Faydasız, boş işlerle, oyun ile vakit öldürmek de kötü huylardandır. Kıymetli ömrünü ilim ile, hakiki âlimlerin kitapları ile geçirmelidir. Dînimiz ilme kıymet vermeyi ve âlimlere hürmet etmeyi ve Allah yolunda olanlarla berâber bulunmayı emretmektedir. Bunun için, kıymetli ömrünü faydasız şeylerle geçirmemelidir. Hadîs-i şerifte, “Doğru ilim sâhibi olan ve ilmi ile amel eden bir âlim ile Peygamberler arasında bir derece fark vardır. Bu bir derece, peygamberlik makâmıdır” buyuruldu. Bu saadete kavuşmak için, ilim öğrenmeye çalışmak lâzımdır. İmâm-ı Ebû Yûsüf hazretlerinin onbeş yaşında oğlu vardı. Oğlunu çok seviyordu. Ansızın vefât etti. Talebesine “Defin işini size bıraktım. Ben üstâdımın dersine gidiyorum. Bugünkü dersi kaçırmayayım” dedi. İmâmı vefâtından sonra rüyâda gördüler. Cennette, büyük bir köşkün karşısında duruyordu. Köşkün yüksekliği Arş’a varmıştı. Bu köşk kimindir, denilince, benimdir buyurdu. Buna nasıl kavuştun denilince, “İlme ve ilim öğrenmeye ve öğretmeye olan muhabbetim ile” buyurdu. Muhammed Hadimi hazretleri anlatır: Hocamın çocuklarının en büyüğü takvâ sâhibi idi ve çok âlim idi. Vefât ederken, babası yastığı başında idi. Vefât edince, üstünü örttü. Medreseye gelip, bir cüz hadîs dersi verdi. Sonra medreseden çıkıp defin işine başladı. Dağlardan, her yerden gelen bir ses, “Oğlumun eceli geldi. Vefât etti. Bu iş, Allahü teâlânın rızâsı ile olduğu için, ben de râzı oldum. Başka bir çare bilmiyorum. Allahü teâlânın kazası ve emri böyle oldu” diyordu. Hassân bin Atıyye’nin rivâyet ettiği hadîs-i şerifte, “Âlimin ölümüne üzülmeyen, münâfıktır. İnsanlar için, bir âlimin ölümünden daha büyük musîbet yoktur. Bir âlim ölünce, gökler ve göklerde olanlar, yetmiş gün ağlar” buyuruldu. Hakîkî âlim vefât edince dinde bir yara açılır ki, kıyâmete kadar kapanmaz. Diğer bir hadîs-i şerifte, “Bir insan, yâ âlimdir, yahut ilim öğrenmekte olan talebedir. Yahut bunları sevmektedir. Bu üçünden başkaları ahırlarda uçan sinekler gibidir” buyuruldu. Bu dördüncü dereceden olmamaya çalışmalıyız! Faydası olan ilim, Resûlullahtan gelen ilimdir. Bu ilimler, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılıdır. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT