BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kurban ibâdetine dâir...

Kurban ibâdetine dâir...

Kurbanın vakti, bayramın ilk üç günüdür [ya’nî Zilhicce’nin 10, 11 ve 12. günleridir.] Kurbân bu günlerin birinde kesilince, vâcib yerine gelmiş olur...



Bugünkü makâlemizde sizlere, kurbân nedir ve kimler keser? konusunu maddeler hâlinde arz etmek istiyoruz: 1- Kurbân, vâcib vazîfesini yerine getirerek, sevâba kavuşmak için kesilir. Kurbân, davar [koyun, keçi, 6 aylık olup anası gibi gösterişli olan kuzu], sığır [inek, dana, öküz, boğa, manda] veya deveyi, Kurbân Bayramı’nın ilk üç gününde, kurbân niyetiyle kesmek demektir. 2- Kurbânın vakti, bayramın ilk üç günüdür [ya’nî Zilhicce’nin 10, 11 ve 12. günleridir.] Kurbân bu günlerin birinde kesilince, vâcib yerine gelmiş olur. Fakat kurbân kesmenin vâcib olmasında, bayramın üçüncü günü esâs alınır. Bayramın birinci ve ikinci günü, akıllı-deli, zengin-fakîr, mukîm-misâfir olmaya bakılmaz. Bayramın üçüncü günü nisâba mâlikse, diğer şartlar da varsa, kurbân kesmek vâcib olur. 3- Zengin olan, birinci ve ikinci günü keserse vâcib sevâbı alır. Namaz da böyledir; namazın kılınması vaktin sonunda farz olursa da, vakti girince kılınırsa, farz yerine gelmiş olur. Bir zengin, bayramın birinci, ikinci veya üçüncü günü kurbân kesip sefere çıksa, vâcibi yerine getirmiş olur mu? Evet, vâcibi yerine getirmiş olur. Zengin, bayramın üçüncü günü, kurbân kesmeden sefere çıkarsa, günâha girer mi? Üçüncü günü kurbân kesmeden sefere çıkarsa, üzerine kurbân vâcib olduktan sonra yolculuğa çıktığı için günâha girer. Birinci veya ikinci günü sefere çıksaydı, kendisine henüz vâcib olmadan çıktığı için günâh olmazdı. “Bir zengin, kurbân kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü de seferde olsa, vekâlet verip o koyunu kestirmesi gerekir mi?” Kestirmesi gerekmez, ya’nî seferde olduğu için kurbân kesmesi vâcib olmaz; ama alınmış bir kurbânı kesmek, nâfile de olsa çok sevâbdır. Kendisini Sırât’tan geçirir. Bu bakımdan zengin olan, sevâbdan mahrûm kalmamak için seferde de kurbân kesmelidir. Zengin, sefere çıkarken kurbânını kesmek için birini vekîl etse, gittiği yerde mukîm olsa, vekîlin kestiği hayvân, vâcib kurbân olur mu? Evet, vâcib kurbân olur; çünkü zengin mukîmdir ve vekâletle istediği şehirde kestirebilir. 4- Babanın, zengin çocuğu için, çocuğun malından kurbân kesmesi gerekmez. Deli ve bunak da kesmez. Büyük çocuk ve hanımdan izinsiz, onlar adına kurbân kesilmez. *** Birçok insan, Kurbân Bayramlarında memleketlerine gidip kurbân kesiyor. Bunlar yaşadıkları şehirlerde yerleşmeye niyet etmişlerse ve bayram vesîlesiyle gittikleri memleketlerinde kurbân kesmişlerse, vâcib olan kurbân borcundan kurtulurlar mı? Sefere gidene kurbân vâcib olmuyor. Kesmesi iyi olur. Kesmese de günâh olmaz. Bir kimse evli olup âilesiyle beraber gurbette bulunduğu şehirde, uzun yıllar kalsa; fakat ömür boyu oraya yerleşmeyi düşünmese, bayramlarda, buradan doğup evlendiği yere 15 günden az süreyle gidip orada kurbân kesse, kesilen kurbânlar vâcib kurbân olur mu? Evet, bir günlüğüne de gitse, orada mukîm olur, kestiği kurbân vâcib olur. Bayramın üçüncü günü seferden memleketine gelen zengin, kurbân keser mi? Kurbân kesmeden sefere çıkan zenginin, seferdeyken kurbân kesmiş olsa bile, üçüncü günü mukîm olunca, tekrar kesmesi vâcibdir. 6- Tarlasından aldığı mahsûl veya tarlanın, evin, dükkânın [atölyenin, kamyonun] bir yıllık kirası çok olsa da, bir yıllık ev ihtiyâcını veya aylık geliri ve aldığı maâş, ücret, aylık ihtiyâcını ve kul borcunu karşılamayan kimse, İmâm Muhammed’e göre fakîrdir. Fetvâ da böyledir. Bu kimse, Şeyhayn[İmâm-ı A’zam ve İmâm Ebû Yûsuf]’a göre zengin sayılır. Mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyâcını karşılar ve nisâbı da bulursa, bunun kirâyı her alışta bir miktâr ayırıp biriktirerek fıtra vermesi ve kurbân keserek büyük sevâba kavuşması gerekir. Böyle bir kimse, fıtra vermez ve kurbân kesmezse, İmâm Muhammed’e göre, günâhtan kurtulur. Tarlasından hiç mahsûl almayan, kirâya da veremeyen ve ihtiyâcından fazla malı olup da, parası bulunmayan kimsenin, İmâm Muhammed’e uyarak, kurbân kesmesi gerekmez; ama keserse, kurbân sevâbına kavuşur. 7- Aldığı kirayla güç geçinen, nisâba mâlikse, para biriktirip kurbân kesmelidir. Etin hepsini kavurma yaparak veya dondurarak muhâfaza edip, birkaç ay et parasından biriktirip, gelecek yılın kurbân parası olarak saklamalı; böylece, kurbân sevâbından mahrûm kalmamalıdır. 8- Âile efrâdı çok olup güç geçinenin, kurbânın etini evinde bırakması müstehabdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT