BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haberal’ın raporu
dosyada değildi!

Haberal’ın raporu
dosyada değildi!

Ergenekon sanığı Mehmet Haberal’ın tazminat davası açtığı iki hakim, itiraz dilekçelerinde sağlık raporlarıyla ilgili şok bilgiler verdi.



“Ergenekon” davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimleri Sedat Sami Haşıloğlu ve Hasan Hüseyin Özese, davanın tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal’in aleyhlerine tazminat davası açtığı Yargıtay 4. Hukuk Dairesine itiraz dilekçesi verdi. Dilekçede, davanın görevsizlik kararı verilerek Ankara Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine veya reddine karar verilmesini talep edildi. İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 12 sayfalık dilekçede, hakimlere karşı açılan manevi tazminat davasının ağır şartlara bağlandığı ve bu hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bir ilamında açıklandığı hatırlatıldı. Dilekçede, davanın, tutuklamaya ilişkin kesinleşen kararın, ilgili kişiye tebliğden itibaren 3 ay içinde, devlet aleyhine, davacının oturduğu yerdeki Ağır Ceza Mahkemesine açılması gerektiği belirtilerek, dolayısıyla, davanın, yetkisiz ve görevsiz bir mahkemeye açıldığının ortada olduğu, davanın hem husumet hem de görev ve yetkisizlik yönünden reddedilmesi gerektiği aktarıldı. ÇELİŞEN SAĞLIK RAPORLARI Sanık Mehmet Haberal ile ilgili dosya içerisinde yargılama süresi boyunca bir çok adli rapor tanzim edildiği ve bu raporların bir kısmının halen yatmakta olduğu sağlık kurumu tarafından, bir kısmının da Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlendiği hatırlatılan dilekçede, “Sanığın halen yatmakta olduğu sağlık kurumunun birbiriyle çelişen raporları yanında, Adli Tıp Kurumunun, sanığın tutukluluğunu, gerekli tedbirler alınarak cezaevinde geçirmesinde bir sakınca olmadığına dair raporu da mevcuttur” denildi. Yazışma sonucu ortaya çıkan İstanbul Üniversitesi heyetinin “taburcu edilebilir” raporunun ise dosyada yer almadığı bildirildi. KAOS YAŞANIR UYARISI Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, 1. sınıfa ayrılmış hakimler hakkında açılan birçok davada yetkili ve görevli olduğu aktarılan dilekçede, tutuklamaya ilişkin hakimler hakkında açılan tazminat davalarına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakamayacağı yönündeki yasal ve hukuki gerekçenin göz ardı edilmesi ve hakimler hakkında açılan bu tür davaların reddolunmaması halinde, cezaevlerinde tutuklu bulunan yüzbinlerce tutuklunun açacağı davalar karşısında bir kaosun yaşanacağı ve bu dairenin asli görevi yerine getirmeyeceği gibi, açılan bu davaları da yürütmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağının açık olduğu savunuldu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT