BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KKTC’nin “üçü bir yerde”si

KKTC’nin “üçü bir yerde”si

Daha önce de arz etmiştim Kıbrıs’ta olacağımı. 15 Kasım 2010 pazartesi malum, bayram arifesiydi. Aynı zamanda KKTC’nin kuruluş yıl dönümü. Kıbrıs Türk’ü iki bayramı birlikte yaşadı sizin anlayacağınız. Bir üçüncü gün daha vardı ki, onun da geri kalır yanı yoktu diğer ikisinden. Yatırım günüydü çünkü. KKTC bilhassa turizm yatırımcısının cazibe merkezi olup çıktı. Bayramda tüm oteller doluydu mesela.



Daha önce de arz etmiştim Kıbrıs’ta olacağımı. 15 Kasım 2010 pazartesi malum, bayram arifesiydi. Aynı zamanda KKTC’nin kuruluş yıl dönümü. Kıbrıs Türk’ü iki bayramı birlikte yaşadı sizin anlayacağınız. Bir üçüncü gün daha vardı ki, onun da geri kalır yanı yoktu diğer ikisinden. Yatırım günüydü çünkü. KKTC bilhassa turizm yatırımcısının cazibe merkezi olup çıktı. Bayramda tüm oteller doluydu mesela. Sadece bayramlarda değil, dört mevsim dolu olmayı başaran Mercure Otel’in işletmecisi Serenas Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gürbüz ile yaptığım sohbet sonucunda daha bir net gördüm KKTC’nin bu özelliğini. Hemen belirteyim ki, Mustafa Gürbüz kongre turizmcilerinin duayeni. Ayrıca, işini iyi yapmasıyla ünlü. Serenas Group ise Türkiye’nin iki büyük kongre firmasından biri. Mercure Otel’i KKTC’nin en iyilerinden biri yapmanın sırrını sordum Gürbüz’e. “Biz” dedi. “Kongreciyiz. Kongre, demek tertip ve düzen demektir. Bir de tabii kalite.” Senede 200’den fazla kongre tertipleyen bir firma, otelciliğin ne anlama geldiğini bilmez mi? Serenas Group kongrecilikte kazandığı “müşteri memnuniyeti”ni otel işletmeciliğine taşıyarak; Mercure Otel’i doluluk oranı en yüksek otel haline getirmiş. Mustafa Gürbüz’e kongre turizminin ülkeye kazandırdığı kazancı da sordum tabii. Kongre turizminin golf turizminden dahi fazla kazandırdığını öğrenmem böyle oldu yani. Türkiye bu avantajı iyi kullanıyor ve basamakları hızla tırmanan ülkelerin başında geliyor. Hele İstanbul. İkişer - üçer çıkıyor basamakları. Kongre yapılan şehirler arasında 9’uncu sırada yer alıyor ve uluslar arası kongre yapan mesleki teşekküllerin hemen hepsi en az bir kere İstanbul’da kongre yapmayı düşünüyor. Bu söylediğim üç hususiyet KKTC’nin kazancı. Ben bunların üstüne iki daha koydum ve benim kazancım “beşi bir yerde”ye ulaştı. Türk Yıldızları’nın Kıbrıs semalarında akrobasi gösterisi vardı. O gösteriyi heyecanla seyrettim her Türk gibi. Ayrıca, gururlandım da. Gösteri kıtasında görevli subay ve astsubaylarla aynı otelde kalma fırsatını değerlendirip o fidan gibi gençlerle sohbet etme imkânım oldu. Onların heyecanı bana da bulaştı. Kanatları arasında bir metre aralıkla uçan jetlerin insanda uyandırdığı heyecanı bir yana koysak dahi; seyredenlere o müthiş heyecanı yaşatan kabiliyetin arkasında ne olduğunu merak eder dururdum. Disiplin ve ekip çalışmasıymış! Hangi meslek ve iş öyle değil ki? İşin sırrını o işi bilfiil icra edenlerden dinlemenin apayrı bir zevki var ve ben o zevki tattım. Ayrıca, KKTC vatandaşlarıyla konuşma fırsatı da buldum. Ki, bir gazeteci için önemli bir veri bu. Serenas Group KKTC’de yeni bir otel daha açmaya hazırlanıyor. Hem de “wondelland” türü bir otel. Mustafa Gürbüz, bilhassa çocuklu ailelerin her türlü oyun ve eğlenceyi bulabileceği bir konsept olacağını belirtti bu yeni otelin.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT