BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşte Türk futbolunun acıklı hali!

İşte Türk futbolunun acıklı hali!

Vay ki vay! Spor basının neredeyse “Ebedi Şefi” konumunda bulunan, bazı sözüm ona müdürlerce taklit edilmeye başlanan, yayıncı kuruluşun hakem yorumları için Türk hakemliğini hiçe sayarcasına yan koltuğuna bir Alman’ı getiren, başta Alex olmak üzere yabancı futbolcuları her Maraton’da “ulaşılması güç yıldızlar” olarak tanıtan Şansal Büyüka, Akşam’da yazdığı Barcelona-Real Madrid değerlendirmesi ile gerçeklerin bu ülkede açıkça bertaraf edildiğini gözler önüne sererek aslında acı bir itirafta bulunmuştur.



Vay ki vay! Spor basının neredeyse “Ebedi Şefi” konumunda bulunan, bazı sözüm ona müdürlerce taklit edilmeye başlanan, yayıncı kuruluşun hakem yorumları için Türk hakemliğini hiçe sayarcasına yan koltuğuna bir Alman’ı getiren, başta Alex olmak üzere yabancı futbolcuları her Maraton’da “ulaşılması güç yıldızlar” olarak tanıtan Şansal Büyüka, Akşam’da yazdığı Barcelona-Real Madrid değerlendirmesi ile gerçeklerin bu ülkede açıkça bertaraf edildiğini gözler önüne sererek aslında acı bir itirafta bulunmuştur. Bu itirafın içinde, hiç tartışmasız, ülke futbolunun nasıl yanlış yönlendirildiği yatmaktadır. Şansal Büyüka, Barcelona’yı göklere taşırken, en çarpıcı saptamasını da, bizdeki yabancıları İspanyol takımındakilerle kıyaslarken, bizdekilerin ancak onların dublörü olabileceğini vurgulayarak yapmıştır. O zaman adama sormazlar mı, Maraton programlarında, ülkemizdeki bir yabancının bir çalımını, bir golünü, bir pasını partneriniz Mustafa Denizli ile neden “Büyük marifet” olarak yorumluyorsunuz? Kaldı ki bizdeki yabancılar o takımlardaki yabancıların dublörü de olamazlar. Çünkü dublörlük çok ciddi maharet istemektedir. Aslını aratmayacak kadar yani... Şimdi bir yere daha gelelim. Mademki, bu ülkenin futbolu nihayet gerçekleri görebildiğiniz için size göre bu haldedir, o halde bu maç havuzuna 450 milyon dolar saymak doğru mudur? Sayılıyor da, Türkiye gerçeklerindeki bu büyük miktar doğru yerlere mi harcanıyor? Bu ülkede alt yapı gerçeğine sırtını dönmüş, oralarda oyalanmaktansa yabancı sınırlarının yıkılmasını isteyenlerin suratına neden Barcelona’nın alt yapı gerçeklerini vurmuyorsunuz? Öyle ya siz yayıncı kuruluşsunuz... Alt yapı için bugüne kadar bir dakikalık bir program yaptınız mı? Bazı futbolcu eskilerinin şovlarından söz etmiyorum... On beş sene Erman Toroğlu ile Türk hakemliğini yerin dibine batırıp, Batı’nın gözünde de itibar kaybına uğrattığınız gerçeğini de inkar edercesine, son programlarınızdan birinde Markus Merk‘e dönerek, “Markus, bu ülkede bir maç 7-6 da bitse gene hakem birinci sıraya çıkar” diyen de sizdiniz. Barcelona’ya gidip maçı yerinde izlemişsiniz. Güzel! Peki, bu yazıdan sonraki ilk Maraton programında, bu ülkenin sıradan yabancılarının atacağı bir golü, bir çalımı, bir pası yine ballandıra ballandıra mı yorumlayacaksınız? Bu oyuncular grubuna yaptığınız değerlendirmelerde yıldız üzerine yıldız mı dağıtacaksınız? İşte gerçek futbol bu Sayın Büyüka dostum! Siz ve sizin dümen suyunuzdaki kafalar bu maçtan da ders alamadıysanız artık söylenecek fazla söz de kalmıyor zaten... Aman yine de siz siz olun, futbolun marka değerini sakın düşürmeyin! Bizim takımlar Avrupa sahalarında rezil olsunlar, o çok önemli değil. Maksat “tamamen duygusal” olmak değil mi? O halde haydi bu haftaya bakalım! İster misiniz Kewell muhteşem bir orta atsın, Quaresma, tabii oynarsa, iki arsa çalımı ile karşısındaki beki madara etsin, Alex kupkuru forması ile bir ölü gol daha atsın, Alanzinho‘nun iki çalımı ile TV karşısında millet kendinden geçsin... Hah işte bütün mesele de bu zaten... Franco, ne demiş, İspanya’yı yönetirken, Fado, Fiesta, Futbol...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105025
    % -0.89
  • 3.9164
    % -0.41
  • 4.6398
    % 0.07
  • 5.2122
    % -0.21
  • 162.682
    % -0.09
 
 
 
 
 
KAPAT