BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 80’lerin efsanesi
eğitimin hizmetinde

80’lerin efsanesi
eğitimin hizmetinde

16 yaşında genç bir kızken hiç olmadık bir sebepten gözlerini kaybetti. İnancı sayesinde hayata tutundu. O şimdi, MEB’de Özel Eğitimden Sorumlu Daire Başkanı.



GÖKHAN KAYA gokhan.kaya@tg.com.tr İSYAN ETMEDİ Hale Bacakoğlu, 16 yaşında genç bir kızken hiç olmadık bir sebepten gözlerini kaybetti. Ama hiçbir zaman isyan etmedi, “niye ben” diye sormadı. İnancı sayesinde hayata tutundu. Psikoloji okumak için kazandığı üniversitede kaydedilmek istenmedi, ama o azmetti doktoraya kadar çıktı. ÖZAL YURT DIŞINA GÖNDERDİ TRT’de yayınlanan bilgi yarışmasında 6 hafta birinciliği kimselere vermedi. Bilgi ve zekâsıyla efsane hâline geldi. Dönemin Başbakanı Turgut Özal, gözlerini açtırmak için onu yurt dışına gönderdi. Tedaviler sonuçsuz kaldı. Ama yılmadı. O şimdi, MEB’de Özel Eğitimden Sorumlu Daire Başkanı. HÂL BENİ HATIRLIYORLAR Arkadaşımız Gökhan Kaya’ya başarı hikayesini anlatan Hale Bacakoğlu, aradan yıllar geçmesine rağmen, vatandaşın kendisini hatırladığını ve “Sizin hayranınızdık”, “Siz bir efsanesiniz” sözleriyle önünü kestiğini söylüyor. SUNUŞ Yaşları 30-35’in üzerinde olan birçok kişi onu “Türkiye’nin zeki kızı” olarak hatırlıyor. Tek kanallı dönemde TRT’de yayınlanan “Ben Bilirim” yarışmasının devamı olan “Banko” bilgi yarışmasında 6 hafta birinciliği kimselere vermeyen Hale Bacakoğlu’ndan bahsediyorum. 16 yaşında genç bir kızken retina yırtılması sebebiyle gözlerini kaybeden Bacakoğlu, bilgi yarışmasında gösterdiği üstün başarısıyla dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın bile dikkatini çekmeyi başarmıştı. Bacakoğlu, hayatının kırılma anlarından Özal çiftiyle görüşmelerine kadar ilginç hayat hikâyesini gazetemizle paylaştı. Osadece engelliler değil, herkes için bir fenomendi. Türkiye onu tek kanallı dönemde TRT’de yayınlanan “Ben Bilirim” yarışmasının devamı niteliğindeki “Banko” adlı bilgi yarışmasında gösterdiği üstün başarısıyla tanıdı. Bilgi yarışmasında 6 hafta boyunca birinciliği kimselere kaptırmadı. Görme engelli bir kızın bu kadar büyük bilgi birikimine sahip olması, herkesin takdirini kazandı. Ülkenin bir dönem çok konuştuğu bilge kız, bugün Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilk engelli kadın daire başkanı... MEB Özel Eğitimden Sorumlu Daire Başkanı Hale Bacakoğlu’nun herkese örnek olan hikâyesini kendisinden dinledik. ANNEANNESİ BÜYÜTTÜ ‘Türkiye’nin zeki kızı’, 1964’te Kütahya’da sağlıklı bir kız çocuğu olarak dünyaya gelir. 4 çocuklu bir ailenin 3. çocuğudur. Anneannesi, Adapazarı’nda tek başına yaşıyordur. Yaşlı kadın kızının “Bizimle birlikte kal” teklifine “Hale’yi bana verin kendi evimde yaşayım” diye karşılık verir. Aile de anneannenin bu isteğini geri çevirmeyerek 1.5 yaşındaki torununu Adapazarı’na gönderir. Küçük Hale, burada ilkokula başlayana kadar anneannesiyle mutlu günler geçirir. Anneanne, torunu doğmadan önce kaybettiği eşi ve oğlunun acısını, torununun evdeki varlığıyla hafifletmeye çalışır. Hale, anneannesi rahatsızlanınca Adapazarı’nda başladığı okuluna Kütahya’da devam etmek zorunda kalır. İlkokul 5. sınıfa geldiğinde babasının emekli olması ve ağabeyinin Boğaziçi Üniversitesi’nde okuması sebebiyle ailesiyle birlikte İstanbul’a taşınırlar. Babası onu Erenköy Kız Lisesi’ne yazdırır. Ortaokuldan lise üçüncü sınıfa kadar burada eğitim görür. İNANCIM BENİ AYAKTA TUTTU Lise son sınıfa geldiğinde yaz gününde ağır bir gribal enfeksiyon geçirir Hale Bacakoğlu... Gözlerinde iltihaplanma meydana gelir. Bu iltihapların kurutulması gerekir fakat başarı sağlanamaz ve retina yırtılması sebebiyle önce gözünün birini ardından da diğerini kaybeder. NAİM HOCASINI HİÇ UNUTAMADI Bu durum, Bacakoğlu’nun dünyasını karartmaya yetmez. Sadece 2-3 hafta bir bocalama dönemi yaşar. Ardından dört kolla sarılır hayata. (“Ne bir depresyon ne başka bir şey. Hiçbir travma yaşamadım” diyor Bacakoğlu ve “Allah’a olan inancım beni ayakta tuttu. Biliyordum ki bu gelen de Allah’tandı. Ne gözlerimi kaybettiğim dönemde, ne de bugün ‘niye ben’ diye hiç sormadım” diyerek şükrediyor...) Işığını kaybeden Bacakoğlu, normal hayatına nasıl devam edeceğini körlüğe uyum için aldığı 6 aylık eğitimle öğrenir. Burada beyaz baston kullanmayı, farklı el becerileri ve en önemlisi kabartma yazıyı öğrenir. Bu dönemde tanıştığı Naim Hocası, hayatının dönüm noklarından biri olur. “Keşke bugün geldiğim yeri o da görebilseydi” dediği Naim Hocasının teşvikleriyle lisenin kalan kısmını, dışarıdan tamamlar. Hayallerinde artık, üniversitede okumak vardır. OKUL YÖNETİMİ KABUL ETMEDİ Kendisinden 1.5 yaş küçük olan ve üniversitede arkeoloji okuyan kız kardeşiyle birlikte, sınavlara hazırlanmaya başlar. Her şey yolunda gider ve İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü kazanır. Aynı üniversitede okuyan kız kardeşi ablasının kaydını yaptırmak için okula gider. Okul yönetimi uygulamalı dersler olduğu ve gözlerinin görmemesinin buna engel teşkil edeceğini belirterek ona felsefe, sosyoloji gibi bölümler okumasını önerir. Ama Hale Bacak-oğlu, bugüne kadarki kararlığını burada da sürdürür ve ‘psikoloji’de okumaya başlar. Bu azmi ve inancı, sadece okulu bitirmesini değil, aynı üniversitede psikolog olarak çalışmasını hatta yüksek lisans ve doktora yapmasını bile sağlar. “BANKO”LU YILLAR 1988 yılının Ekim ayına gelindiğinde Hale Bacakoğlu, artık üniversite 4. sınıftadır. Ailecek severek takip ettikleri bilgi yarışmalarında televizyon başında babasıyla yarışır. Hatta kimi zaman onu geçer. Gün gelir TRT’deki “Banko” adlı bilgi yarışmasına katılmaya karar verir. Mektupla başvurduğu yarışmanın ön elemesi için İstanbul Ulus’taki TRT tesislerine çağrılır. Programın sunucusu Bülent Özveren, Bacakoğlu’na sözlü olarak sorular sorar ve doğru cevaplarıyla yüzde 70’lik barajı geçer. Ama bir problem vardır. Yarışmada sorular sözlüdür ama cevaplar yazılı olarak verilmektedir. Bacakoğlu, yapımcılara “4 yarışmacıdan önce ben cevap vereyim. Yanıma da birini verin. Ben söyleyeyim o yazsın” diyerek bir teklif sunar. Teklifi kabul olunca programın hostesine cevapları yazdırarak yarışmaya başlar. Birinci hafta, ikinci hafta... beşinci hafta derken Bacakoğlu tam altı defa birinci olur. Son yarışmasında da elenemez, ama o “benden bu kadar der” ve kendisi bırakır. Zira, sınav dönemi başladığı için derslerini ihmal ettiğini düşünür. Görme engelli bir üniversite öğrencisinin bu kadar çok bilgili olması ve sorulara ardı ardına doğru cevap vermesi Başbakan Turgut Özal’ın dikkatini çekmesinin yanında kimilerinin de art niyetli düşünmelerine sebep olur. Bir dergi “Yapımcı Hale’ye soruları veriyor” diye bir iddia ortaya atar. Başka bir dergi da sorular hazırlayıp onu test etmeye kalkar. Neyse ki yapımcılar etik olmayacağını söyleyerek bunu geri çevirir. ÖZAL ÇİFTİ YAKINDAN İLGİLENDİ Bilgi yarışmasının ilk haftalarında Özal kendisine danışmanları aracılığıyla ulaşır ve konuta davet eder. Özal çiftinin sıcak ilgisiyle karşılaşır. Başbakan, genç kızı muayene ettirip, Amerika’ya gönderir ardından da İngiltere’ye... İki ülkeden de bir sonuç alınamaz, ülkenin yolunu tutar. İstanbul Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra burada bir taraftan çalışan bir taraftan da master ve doktorasını yapan Bacakoğlu, girerken kendisine problem çıkarılan bu yerden ancak 16 yıl sonra aklının ucundan bile geçirmediği bir teklif sebebiyle çıkar. 1992 yılından beri tanıdığı görme engelli arkadaşı AK Parti Milletvekili Lokman Ayva, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e, Özel Eğitimden Sorumlu Daire Başkanlığı için adını önerdiğini söyler. Ayva, “Sakın hayır deme” diye başladığı için başka söz kalmaz ve teklifi kabul edip Ankara’nın yolunu tutar. Şimdi o her hafta sonu, hem ailesi hem de başkanlığını yaptığı Parıltı Derneği’nde özel eğitim alan engelli çocuklar için İstanbul’a geliyor. Bu sebeple “Sosyal çevrem İstanbul’da, iş çevrem Ankara’da” diyerek yaşadığı bölünmüşlüğü de anlatmadan edemiyor... BENİ İZLEYİP İNTİHARDAN VAZGEÇENLER OLDU Başarısının başkalarını da etkilediğini söyleyen Hale Bacakoğlu, “Hayattan umudunu kesen görme engelli bir kişi, intiharı düşünürken, beni izledikten sonra intihar etmekten vazgeçmiş” dedi. El işi yapmayı çok seviyor Hale Bacakoğlu, hayatını engellilere adadı. Bir yandan Milli Eğitim Bakanlığı’nda engellilerin eğitim problemlerine yönelik çözümler üretmeye çalışırken bir yandan da İstanbul’da 2006 yılında kuruluşuna öncülük ettiği Parıltı Derneği’nde engellilere ve ailelerine eğitim verilmesini sağlıyor. Başkanlığını yaptığı dernekte 46 engelli çocuk ve ailesi eğitim alıyor. Engellilerin kendisini örnek alıp “Hale Abla” diye sevdiği Bacakoğlu, “En büyük hobim kitap okumak” diyor. Boş zamanlarında da el işi yapmayı çok sevdiğini belirtiyor. BAŞKALARINA UMUT OLDU Bilgi yarışması aracılığıyla tanınan bir insan hâline geldiğini ve farkında olmadan bilgi yarışması başta olmak üzere hayatı boyunca göstermiş olduğu başarısının başkalarını da etkilediğini söyleyen Bacakoğlu, “Görme engelli bir kişinin intiharı düşünürken, ‘sizi izledikten sonra intihar etmek vazgeçtim’ dediğini de anlatıyor. Hâlen yolda yürürken birilerinin “Sizi severek izliyorduk, “sizin hayranınızdık”, “siz bir efsanesiniz” sözleriyle önünü kestiğini de belirten Bacakoğlu, insanların kendisini hatırlamasını hayret ve mutlulukla karşıladığını söylüyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT