BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Lokmalar geçmiyordu boğazından...

Lokmalar geçmiyordu boğazından...

Seher’in yattığı odaya girdiklerinde zavallı kadın yatağının içinde büzülmüş, çaresiz ve yorgun bakışlarını tavana dikmiş, öylece yatıyordu: - Ne oldu be kızım? Nasıl oldu bu?



Seher’in yattığı odaya girdiklerinde zavallı kadın yatağının içinde büzülmüş, çaresiz ve yorgun bakışlarını tavana dikmiş, öylece yatıyordu: - Ne oldu be kızım? Nasıl oldu bu? Ağlamaklı oldu Seher. Sanki bir umut, dayanacak bir güç gelmiş gibi açtı gözlerini: - Nafiz dayı, müzeyyen abla, ne dertli başım varmış benim böyle... - Deme öyle yavrum, geçecek bunlar, sen kendini sağlam tutmaya bak. Bu hale gelirsen nasıl mücadele edersin? Kadının başı yastığa düştü umutsuzca: - Gücüm kalmadı benim artık. Yitirdim evlatlarımı, bir kin uğruna, bir kan uğruna gitti her şey elimden. - Sakinleş bakalım, hayatta her şey bizim için. Bütün bunlar bir imtihan, unutma... Sakın isyan etme, şükret, tevekkül et, isyan etme... Mırıldandı kadın: - Etmiyorum zaten, inancım da olmasa ölmüştüm şimdiye kadar. En büyük desteği yüce Rabbimden alıyorum ben. Ama tükendim artık. Dayanacak gücüm kalmadı. Eve gitmek istiyorum. Belki gelmiştir Şehnaz’ım, belki dönmüştür. Karı koca birbirlerine baktılar. Yürekleri sızladı ikisinin de. Müzeyyen hanım meyve getirmişti kadına yemesi için. - Canım istemiyor hiçbir şey, bir an önce buradan çıkmak istiyorum. Bırakmıyor doktorlar. - Elbet bir şeyler biliyorlar ki bırakmıyorlar. Önce bir iyileş bakalım. Gücünü topla yeniden. Yoksa bu halinle nasıl arasın kızını, nasıl bulursun. Hem benim içimde bir his var, bulunacak Şehnaz, hiçbir şey olmamışa döneceksiniz. Fısıldadı acı dolu bir sesle: - İnşallah dayı, inşallah! Bir müddet oturdular kadının yanında. Teselli etmeye çalıştılar. Yandaki hasta atıldı lafın ortasında bir ara: - Bu hanım var ya bu hanım, bütün gece ağladı çarşafın altında, çok dertli garibim... Nafiz bey kaşlarını çattı: - Olmadı işte Seher kızım, olmadı. Yüreğini serin tut bakalım... Ziyaret bitip iki yaşlı gittikten sonra Seher yine boş bakışlarını gezdirdi odanın içinde. Kendisi gibi bir sürü hasta yatıyordu, hepsinin derdi kendine göre en büyüktü. Herkes çeşitli acılar içinde yuvarlanıp gidiyordu hayat denilen bu girdabın içinde. - Bunların hiç birini hak etmedim ben... diye düşündü. Şehnaz’ın doğumu geldi aklına. Ne kadar sevinmişti Reşat kızı olduğu için. Göz bebeğiydi kızı onun için. Hele hele başlarındaki bu anlamsız kan davası yüzünden erkek çocuğu olsun istemiyordu. Cengiz’e kaydı düşünceleri. Ya o nerelerdeydi? Hangi potada yoğruluyor, ne yapıyordu? - Ah oğul, hep senin yüzünden bunlar, erkek gibi sahip çıkmadın bize, bırakıp gittin bir heves uğruna, bir macera uğruna. Dağıldık gittik işte... diye sızlandı. Bir bardak su içti yanı başında duran komodinin üzerindeki cam sürahiden. Biraz meyve yemiş, içi bulanmıştı. Artık yiyecek de kabul etmiyordu midesi. İyice zayıflamıştı. - Kezbangil de merak etmiştir... diye söylendi. Ortalarda görmeyince endişelenmişlerdir. Gözlerini yumdu. Yüreğindeki acı iyice hissettiriyordu kendisini. Beyninin bir tarafı devamlı meşguldü. Çözüm arıyor, çare arıyor, bir şeyler yapmak istiyordu. Birden aklına geldi. Galeri... Sanki gücü yeniden gelmiş gibi doğruldu yatağında. “Oto galerisi varmış adamın.” Leyla’nın sözleriydi bunlar. Karar verdi. Bir an önce buradan çıkacak, İstanbul’daki bütün galerileri teker teker dolaşacaktı. Karar vermişti. Şahin isimli adamı bulana kadar yılmadan, usanmadan dolaşacaktı İstanbul’u. Birden heyecanlanmıştı. Yarım saat önce hastabakıcının getirdiği çorba ayak ucundaki servis masasında duruyordu. Kollarının üzerine yaslanarak kalktı, birkaç kaşık içti çorbadan. Gayret edecek, iyileşecekti bir an önce. Buradan başka türlü çıkması mümkün değildi yoksa. Yutkundu. Lokmalar ağzında büyüyor, sanki hepsi kocaman bir kaya halini alıyordu. Aldırmadı. Zorla da olsa çorbasını bitirdi. Biraz toparlanmıştı karnına iki lokma bir şey gidince. O sırada içeri giren hemşire neşeyle gülümsedi onu görünce: - Oooo, Seher hanım, iyisiniz herhalde, yemek yenmiş, maşallah... Doktor bey memnun olacak bu işe. Haydi bakalım... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT