BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her 100 dolar ithalatın 40 dolarının karşılığı yok

Her 100 dolar ithalatın 40 dolarının karşılığı yok

2010’da dış ticaret açığı 70 milyar doları geçecek.



2010’da dış ticaret açığı 70 milyar doları geçecek. İhracatın ithalatı karşılama oranı % 60.... İthalata ödenen her 100 doların 40 dolarını bir yerden bulmak gerekiyor. Cari açığın finansmanı dedikleri aslında bu 40 doları bulmanın iktisat jargonundaki karşılığı... Dün Dış Ticaretten sorumlu Bakan Zafer Çağlayan’ın samimi ve kitabı ortasından okuyan üslubuyla ithalatın serencamını dinledik. İthalat da ihracat da bu ülkenin gerçeği... İhracat yapanlara madalyalar takılırken, ithalat yapan işadamı da “persona non grata“ ilan edilmemeli... *** Dış ticaret açığının suçlusu hep enerji ithalatı olarak bilinir. Açığın yarısı enerji ithalatından geliyor. Lakin, kalan yarısı da ara mal ile yatırım malı ithalatından geliyor. Yani, doğal kaynak zengini denilen Türkiye, ara malı ithalatı için 117 milyar dolar ödüyor dışarıya... Yatırım malında da durum içaçıcı değil... Makine sektöründeki dış açık 10 milyar dolar; ihracat edilen 8 milyar dolara karşılık 18 milyar dolar makine ithal edilmiş (Adnan Dalgakıran’ın kulaklarını çınlatalım). *** 70 milyar dolar açığın yarısının müsebbibi enerji ithalatı, peki diğer yarısı? Bakan Çağlayan -dolaylı da olsa- açığın ikinci önemli sebebi olarak Merkez Bankası’nın kur politikasını işaret ediyor. Enflasyon hedefine saplanıp, TL’nin fazla değerlenmesine göz yumarak, MB’nın ithalatı canlandırdığını düşünüyor. “Krizde birçok ülke selden kütük kaparken, biz değerli TL yüzünden ihracat pazarlarını genişletemedik” diyor Çağlayan... Kur savaşlarına gönderme yaparak AB’nin bile euronun değerini düşürmek istediğini söylüyor. “Alemin akıllısı biz miydik?“ demeye getiriyor. *** İhracatın artmasına sevinirken, dış ticaret açığının gittiği yöne de bakmak lazım... İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 60 ise, buna kafa yormak gerekiyor. Bakanlık da belli ki bunun farkında ve işlevsel tedbirler almanın peşinde... Büyümeye sevinelim ama ithalat temelli bir büyümenin sıhhatini de sorgulayalım.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT