BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > POAŞ ve enflasyon korkutmadı

POAŞ ve enflasyon korkutmadı

Geçtiğimiz haftanın iki önemli gündemi vardı. Bunlardan biri özelleştirmenin ilk adımı olan Petrol Ofisi’nin yüzde 51’lik payının blok satışı ve Cuma akşamı açıklanan Şubat ayı enflasyon oranı. Her iki olay da piyasa tarafından olumlu karşılandı.



Endeksin 13 bin 200 puandan başlayan düzeltme hareketi geçtiğimiz hafta da devam etti. Bu düzeltmenin ana nedenleri hükümet kanadından peş peşe gelen özelleştirmeye hız verileceği yönündeki açıklamalardı. Bunların başında da Petrol Ofisi ihalesi geliyordu. Hatırlanacağı üzere Petrol Ofisi’nin iptal edilen bir önceki ihalesinde Akmaya Girişim Grubu Petrol Ofisi’nin yüzde 51’lik payı için 1 milyar 160 milyon dolar teklifte bulunmuştu. Bu da Petrol Ofisi’nin toplam değerini 2 milyar 275 milyon dolar olarak belirliyordu. Geçtiğimiz Cuma günü yapılan ihalede ise İş Bankası ve Doğan Holding’in bulunduğu konsorsiyum Petrol Ofisi’nin yüzde 51’lik hissesi için 1 milyar 260 milyon dolar teklif ettiler ki, bu da toplam değeri 2 milyar 470 milyon dolar anlamına geliyordu. Petrol Ofisi’nin son işlem günü fiyatı ile piyasa değeri ise 4.5 milyar dolar civarındaydı. Bu anlamda konsorsiyum, piyasa fiyatının oldukça altında bir değere Petrol Ofisi’ne sahip olmuş oluyordu. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta Pertrol Ofisi’nin gerçek değerinin piyasa değeri olup olmadığıdır. Genel olarak analistler Petrol Ofisi’nin gerçek değerinin 2.5 ila 3 milyar dolar civarında olduğu noktasında birleşiyorlar. İMKB’de fiyatın bir miktar şiştiği anlamına gelen bu analizlere göre, Petrol Ofisi gerçek değerine yakın bir değerden özelleştirilmiş oluyor. Biz bu özelleştimenin başarılı bir özelleştirme olduğuna inanıyor ve ardından gelecek Tüpraş ve diğer özelleştimelerin de başarıyla sonuçlanacağını tahmin ediyoruz. Petrol Ofisi özelleştimesinin borsa yönü ise hem Petrol Ofisi hisseleri için hem de diğer kamu hisseleri açısından önemli görünüyor. Piyasa değerinin altında bir fiyata satıldığı için tahtası açıldığında Petrol Ofisi hissesinin yönünün ne olacağı, hem de başta Tüpraş olmak üzere diğer kamu hisselerinin de piyasa değerinin altında bir değerle özelleştirilebileceği tedirginliği. Bu, borsada bu hisselere bir miktar satım getirebilecektir. Ancak satışların çok uzun ömürlü olmayacağı kanaatindeyiz. İYİMSER VE KÖTÜMSER GÖRÜŞLER DİE’den yapılan açıklamaya göre, Şubat ayında toptan eşya fiyatları yüzde 4.1, tüketici fiyatları ise yüzde 3.7 oranında arttı. Enflasyonu analiz ederken iki ayrı görüş ortaya atılabilir. Bunlardan birincisi Ocak ayındaki yüzde 5.8 ve ardından gelen Şubat ayındaki yüzde 4.1 ile iki aylık enflasyonun yüzde 10 seviyelerine ulaşmış olması ki, bu IMF ile imzalanan anlaşmada bulunan yüzde 20’lik hedefin yarısının gerçekleşmiş olmasıdır. Bu bardağın yarısının boş olduğunun göründüğü durumdur. İkinci görüş ise imalat sanayiinde fiyatların sadece yüzde 2.9 oranında artmış olmasına rağmen, tarım fiyatlarındaki artışın yine yüzde 7 seviyelerine ulaşması ve bunun TEFE oranını yukarı çekmesidir. Tarım fiyatları bilindiği üzere kontrol edilemez kalemlerden biridir ve bu fiyatları etkileyen en önemli faktör iklim şartlarıdır. Zor iklim şartları altında geçen ilk iki ayda tarım fiyat artışları tahmin edilenin üzerinde gerçekleşmiştir. Ancak tarım fişyatları yaz aylarına doğru gerileme trendine girebilecektir. Bu da yaz aylarında enflasyon oranlarının ciddi bir biçimde düşebileceği beklentisini oluşturmaktadır. Tarım fiyatları dışarda tutularak bakıldığında enflasyon düşüş trendine girmiştir. Bu da bardağın yarısının dolu olduğunun göründüğü durumdur. Biz bu iki görüşe de katılıyoruz. Ancak açıklanan enflasyon oranın yüksek olduğu inancımıza rağmen, ikinci görüşün doğruluğunu da kabul ediyor ve bu enflasyon oranının IMF’i rahatsız etmeyeceğini düşünüyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT