BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kürt Dubaisi
Kuzey Irak

Kürt Dubaisi
Kuzey Irak

Yanı başımızda hızla ikinci Dubai yükseliyor. Bu büyük değişime Türk iş adamları imza atıyor.



YAZI DİZİSİ ‘KÜRT DUBAİ’Sİ?-1- > OSMAN SAĞIRLI - ADEM DEMİR KUZEY?IRAK’I Türk şirketleri İNŞA EDİYOR ŞANTİYEDEN FARKSIZ Ekonomik krizin uğramadığı K.Irak’ın her yerinden inşaatlar yükseliyor. Bunların yüzde 90’ını da Türkler yapıyor. HEPSİNİN TOPLAMI BİZDEN AZ Irak’ı 2003’te işgal eden ne Amerika, ne de onun müttefiki batılı devletler bu ülkenin kuzeyinde iş yapamıyor. Türk şirketinin sayısı bu ülkede faaliyet gösteren bütün devletlerin firmalarından daha fazla. KÜRTLERİN İKİNCİ DİLİ TÜRKÇE Türkiye’nin Kuzey Irak’la ilişkileri sadece ekonomik boyuttan ibaret değil. Bölge sosyal ve kültürel olarak da fazlasıyla Türkiye’nin etkisinde. Reklamlarda Amerikalı sanatçılar değil, İbrahim Tatlıses tercih ediliyor. Kürtlerin ikinci dili ise Türkçe. ERBİL Irak, Suriye’den sonra Türkiye ile en uzun hududa sahip ikinci komşumuz. Türkiye ile Irak arasındaki sınırı adeta Zap ve Habur çayları çizmiş. Zira bu devletleri birbirinden sular ayırmış durumda. İki ülke arasında karadaki tek bağlantı noktasını, Habur Çayı üzerine inşa edilmiş olan iki köprü sağlıyor. Türkiye’nin Irak’a açılan kapısının ismi Habur. Irak’ın, Anadolu’ya açılan gümrüğünün adıysa Halil İbrahim. Rivayetlere göre bu isim Hazreti İbrahim’den geliyor. Hz. İbrahim, Şanlıurfa’dan Nemrut ateşinden kurtulduktan sonra hanif dinini yaymak maksadıyla yollara düşüyor ve Irak topraklarına bugünkü gümrüğün bulunduğu yerden geçip oradan da Kudüs ve Arabistan’a gidiyor. BİR ALIŞ VERİŞ BİR FİŞ Mİ?.. İsmi peygamberden miras kaldığı belirtilen Halil İbrahim Gümrüğü’nün hemen dışında Türk vatandaşlarının sıklıkla ziyaret ettikleri bazı ticari mekânlar var. Bunlardan biri de Celal Mahmud’a ait bir dükkân. Celal Mahmud’un bir köy bakkalını andıran ticarethanesi adeta darphane gibi çalışıyor. Çünkü burada talebin yoğun olduğu ürünler; Türkiye’deki fiyatlarıyla kıyaslandığında çok ucuza satılıyor. Çay, kahve, sigara, puro ve bazı elektronik eşyalar burada bol miktarda?bulunuyor. Alıcıları da ağırlıklı olarak Şırnaklı, Mardinli, Hakkârili, Urfalı ve Diyarbakırlı. Her Türkiye vatandaşının bu ürünlerden belli oranlarda alma hakkı var. Fazlasıysa kaçak sayılıyor. Sözü edilen ürünleri Türkiye’ye getirip satarak geçimini sağlayan Türk vatandaşlarının adeta vazgeçilmez uğrak yeri olan Celal Mahmud’un dükkânına bizim de yolumuz düşüyor. İki arkadaş olarak beşer kilo çay ve beşer paket sigara alma hakkımızı kullanıyoruz. “Her alış verişten sonra bir fiş” sloganından hareketle Iraklı Kürt tüccardan fiş ya da fatura rica ediyoruz. HALK VERGİ VERMİYOR Günlük cirosu 200 bin doları geçen Celal Mahmud, bu işi yaptığından beri hiç fiş ya da fatura kesmediğini, bundan sonra da kesmeyeceğini söyledi. Nedenini sorduğumuzda ise gerekçelerini oldukça ilginç sözlerle dile getirdi. “Burası petrol memleketi. Vergiler yok denecek kadar az. Ben değil, devlet bana bakacak. Sizler vergiye çalışıyorsunuz bizlerse kendimize” diye konuştu. Kürt tüccarın sözleri Kuzey Irak’ın ekonomisi için önemli ipuçları da verir nitelikte. Ayrıca bulunan doğalgaz ve petrol rezervleri göz önünde bulundurulduğunda Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti, vatandaşlarından daha uzun süre hiçbir sektörde vergi almayacak denilebilir. Zira bölgeden gelen haberlere bakılırsa yeni petrol ve doğalgaz rezervleri tespit edilmiş. En son İngilizlerin bulduğu kaynak 1.5 trilyon dolar değerinde ve bu bile tek başına Türkiye’nin 194 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılama anlamı taşıyor. Kuzey Irak şantiye görünümünde Irak Anayasası’na göre resmi adı Kürdistan Bölgesel Hükümeti olan Kuzey Irak’ın tek geliri, buralarda çıkan doğalgaz ve petrol değil. Bölgesel hükümet, Merkezi Irak hükümetinin bütçesinden de hatırı sayılır oranda pay alıyor. İşte bundan dolayı Irak’ın kuzeyi, var olan ‘kontrolsüz para’ sayesinde tam anlamıyla bir şantiye görüntüsü arz ediyor. Kürtlerin Hewler dediği bölgesel hükümetin başkenti Erbil başta olmak üzere Zaho, Duhok, Süleymaniye ve diğer ilçelerde yeni konutlar, oteller, iş ve alışveriş merkezlerinin inşaatları yükseliyor. Irak’ın Amerika Birleşik Devletleri tarafından işgal edilmesinden bir sene sonra bölgeye giden Mardinli iş adamı Ahmet Acar, “Dört yıl çalıştıktan sonra 2007 ile 2008’de Irak’taki işlerime biraz ara verdim. İki sene sonra tekrar geldiğimde Erbil’i tanıyamaz halde bulmuştum. Şimdi ise sadece Erbil değil, Kürtlerin yaşadığı bütün kentler inanılmaz bir hızla gelişiyorlar” dedi. Acar’ın sözleri bölgede son birkaç yılda yaşanan değişimi gayet iyi özetliyor. BÖLÜNME?DEĞİL birleşme istiyoruz Bakan Semir Muhammed, İran, Irak, Suriye ve Türkiye aralarındaki sınırların kalkmasını ve Avrupa Birliği gibi olunmasını arzu ediyor Irak’ın işgalinden sonra merkezi hükümette federal anlamda bağlı yaşamayı tercih eden Kürt yöneticilerin bazı açıklamaları bazen “bölünme isteği” olarak yorumlanıyor. Özellikle “Her halkın kendi geleceğini tayin etme hakkına” vurgu yapılması Kuzey Irak ne zaman bölünecek sorularının kafalarda yer almasını sağlıyor. Biz de bunu bölgesel hükümetin bütçesinin yüzde 40’ını idare eden Bakan Semir Muhammed’e sorduk. Kürt bakan, “bölünme değil birleşme” istiyoruz dedi. İşte bakanın sorumuza verdiği cevap: “Bölgemizde çalışan vasıflı, vasıfsız Türk işçisinin sayısı ise 20 binden fazla. Stratejik ihalelerin tamamını Türk firmalarına veriyoruz. Bırakın Irak’ta kopmayı biz bölge ülkeleriyle birleşmeyi artık hayal ediyoruz. Kürtlerin Bağımsız Birleşik Kürdistan hayali bu çağda son bulmuştur. Bizim varlığımız belki de bu dört ülkenin İran, Irak, Suriye ve Türkiye arasındaki sınırların kalkmasına ve bunların adeta tek ülke görüntüsü vermesine vesile olabilir. Neden Avrupa Birliği gibi olmayalım. Artık küçük olmayı değil, büyük devletin güçlü bir parçası olmak en büyük arzumuzdur. Bundan böyle Kürtler hiçbir zaman bölgenin geleceği için korku ve tedirginliğe yol açabilecek bir unsur olmayacaklar.” Firmaların yüzde 90’ı Türk Yaklaşık iki yıldır devam eden küresel ekonomik krizin bölgeye hiç uğramadığı rahatlıkla söylenebilir. Zaten Kürtler ekonomik krizin ne manaya geldiğini pek bilmiyor gibiler. Eski YÖK Başkanı merhum Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın yeğeni Sinan Çelebi, Bölgesel Kürt Yönetimi’nde sanayi ve ticaret bakanı olarak görev yapıyor. Firmaların yüzde 70’ine yakını Türk firmaları. Tabii, bakanlığa kayıtlı olmayıp bölgede faaliyet gösteren pek çok Türk firmasının olduğu da tahmin ediliyor. Belediyeler ve Turizm Bakanı Semir Muhammed Mustafa, “elimizde resmi istatistikî veriler yok. Ama şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki, bölgemizdeki firmaların yüzde 90’ı Türk menşeli şirketler” dedi. Türk firmaları hemen hemen tüm sektörlerde faaliyet gösteriyorlar. Bu firmalar arasında en önemlilerinden biri de Çukurova Grubu’nun sahibi Mehmet Emin Karamehmet’le Mehmet Sepil’in ortağı olduğu Genel Enerji. İşlettiği altı sahayla şu anda bölgede en çok petrol sahası işleten firma konumundaki Genel Enerji, üç sene kadar önce de Kürt yönetimiyle 750 milyon dolarlık rafineri anlaşması imzalamıştı. Genel Enerji’nin dışında Pet-oil ve Petrol Ofisi de bölgede faaliyet gösteren diğer Türk enerji firmalarından. Ayrıca bölgede petrol başta olmak üzere enerji alanında faaliyet gösteren 35 adet uluslararası şirketin bulunduğunu hatırlatmakta fayda var. HER YIL YÜZDE 10 BÜYÜYOR Kızey Irak 2009’da yüzde 8, geçen sene ise yüzde 10 büyüdü. Kürt bölgesinde kişi başına düşen yıllık gelir 6 bin dolar civarında. Refah artışı bölgeyi dünyanın dört bir yanındaki şirketlerin ilgi odağı haline getirdi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı‘na kayıtlı yabancı firma sayısı 2009’da bin 400 civarındayken, bu sayı 2010 rakamlarına göre bin 600’a ulaştı. Firmalar başta Erbil olmak üzere Kuzey Irak şehirlerini köy görünümünden modern şehirlere dönüştürüyor. İnşaat firmaları dev gökkdelenler ve modern konutlarla şehrin çehresini değiştiriyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT