BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 926 Sayılı TSK Personel Kanunu’nda gerekli değişiklikleri yaparak, subay ve astsubayları rahatlatın

926 Sayılı TSK Personel Kanunu’nda gerekli değişiklikleri yaparak, subay ve astsubayları rahatlatın

Milli Savunma Bakanlığı’na; Türkiye’nin son dönemlerde gerçekleştirdiği atılımlar ve demokratikleşme süreci içerisinde temel hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumun bütün kesimlerince memnuniyetle karşılanıyor.



Milli Savunma Bakanlığı’na; Türkiye’nin son dönemlerde gerçekleştirdiği atılımlar ve demokratikleşme süreci içerisinde temel hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumun bütün kesimlerince memnuniyetle karşılanıyor. İnsanlarımızın çoktan hak ettiği bu özgürlükler, ülkenin gelişmesinin en önemli unsurudur. Avrupa Birliği süreci de bu gelişmede etkili rol oynamaktadır. Son Anayasa değişiklikleri ile bu zamana kadar el atılamamış meselelere de el atılarak, sesi çıkmayan geniş halk kitlelerinin hislerine tercüman olundu. Bilindiği gibi, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112’nci maddesi uyarınca, muvazzaf subay ve astsubaylar 15 yıl fiilen hizmet etmedikçe, istifa edememektedirler. Kanun koyucu, 15 yılını doldurmayanlardan istifa etmek isteyenler için bir düzenlemeye gitmediği için, maalesef bu süreyi dolduramadan hiçbir şekilde, tazminat ödemeyi kabul etseler dahi istifa etme hakkı bulunmuyor. Bu durumdaki personel alenen suça teşvik edilmekte, ya şûra kararıyla, ya da firar ederek atılma yolu aranmaktadır. Yetiştirme süreleri ve maliyetleri birbirinden apayrı iki zümre olan subay ve astsubaylara aynı mecburi hizmet sürelerinin belirlenmesi ve 15 yıl ne yaparsanız yapın, yasal olarak ayrılma hakkının olmaması insan haklarına uygun olmasa gerek. 15 yıllık süre, kurumsal hassasiyetlerden dolayı düşmese bile, bu süreyi doldurmadan istifa etmek isteyen muvazzaf subay ve astsubaylara, tazminatlarını ödemek şartıyla ayrılma hakkı verilirse, kimse atılmak için başka yollara sapmayacaktır. Bu hususta bir yasal düzenlemeye gidilerek, bu mevzuatın da çağdaş normlara uygun hale getirilmesini beklemekteyiz. K.Ö. Mağduriyetim giderilemez mi? İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanlığı’na; Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği Öğrencisiyim. Fakültenize, Bahar Yarıyılı Döneminde, yatay geçiş için, bizzat kendim gelerek, müracaatta bulundum. 11 Şubat 2011 tarihinde Muafiyet Sınavına sokuldum. 16 Şubat 2011 tarihinde, fakültenizden haber verilip, benden gerekli evrak ve belgeler İstendi. 21-23 Şubat tarihleri arasında kayıt için çağırıldım. Yabancı Diller Fakültesinde, Muafiyet Sınavından yeterli derece aldıktan sonra, fakültenizde belgelerim komisyondan geçip onaylanmıştır. Fakat 18 Şubat 2011 tarihinde, yine fakültenizden aranarak, bir yanlışlık olduğu ve geçiş hakkına sahip olamayacağım söylendi. Yatay geçiş için bütün işlemlerimle ilgilenen görevli, aynı hatanın geçen yıl da yapıldığını söyledi. Son bir buçuk aydır, bütün gücümü, vaktimi bu iş için harcadım, maddi ve manevi külfetin altına girerek, yatay geçiş’e adapte oldum. Psikolojik olarak da yatay geçiş mağduru oldum. Bu hak gasbının araştırılmasını, yanlışın düzeltilmesini ve bu hususta tarafıma bilgi verilmesini istiyorum. Merve Akgün Çin ithalatı, kalıpçılık ve makine imalat sektörümüzü olumsuz yönde etkiledi Uçaktan otomobile, bilgisayardan oyuncağa, ayakkabımızın tabanından elektronik cihazlara, tıbbi aletlerden beyaz eşyaya kadar, hayatımızı kolaylaştıran, akla gelebilecek her türlü plastik, metal ve kompozit ürünün seri imalatı için kalıp kullanılıyor. Kalıbın en yoğun kullanıldığı sektör olan otomotiv sanayi dışında, her yıl ortalama %15 büyüyen plastik sektörü de, yılda ortalama 500 milyon dolarlık makine, teçhizat ve kalıp alımı yapmakta ancak maalesef bu alımlarda Çin’den yapılan ithalatın payı giderek artmaktadır. Çin ve benzeri ülkelerden %30-60 oranında daha ucuz ithal edilen plastik işleme makineleri ve kalıpları, yerli makine ve kalıp üretimini olumsuz etkilemektedir. Türkiye, kalıp imalatı ve plastik işleme makineleri imalatında küresel tedarik merkezi olma potansiyeline sahipken, milli imkânları gözetecek korumacı tedbirler alınmadığı için, Çin’den yapılan makine ve kalıp ithalatının giderek artıyor olması, milli kalıpçılık ve makine imalat sektörlerimizin geleceğini tehdit ediyor. Kalitesiz Çin ürünleri fiyat dengelerini bozarak, piyasalarımızı yavaş yavaş ele geçiriyor, bu durumda yerli üreticinin kârlılığı da giderek düşüyor. Ülkemizde başarıyla üretiliyor olmasına rağmen, Çin ve benzeri düşük maliyetli ülkelerden daha kalitesiz ürünlerin ithalatına karşı acilen tedbir alınması gerekiyor. Şamil Özoğul (Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı) > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 116856
    % 0.23
  • 3.7716
    % -0.91
  • 4.6151
    % -0.97
  • 5.2351
    % -0.93
  • 161.284
    % -1.05
 
 
 
 
 
KAPAT