BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ANAP 7 artı 3’te ısrarlı

ANAP 7 artı 3’te ısrarlı

ANAP Lideri Yılmaz, önceki akşam yapılan liderler zirvesinde, Demirel için 3 yıllık süre uzatımını tekrar dillendiriyor. Ancak ortaklar bu teklifi geri çeviriyor. Son durum, 69. maddedeki tıkanıklıkla tekrar başa dönüldüğüdür. ANAP’lı Serdaroğlu “Demirel olmazsa MHP’li biri olur” diyor..



ANAP lideri Mesut Yılmaz önceki akşam biraraya geldiği Başbakan Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli’ye şunları söylüyor: “Fazilet’in takındığı tavır ortada. Tekrar başa dönmüş durumdayız. Biz ANAP olarak istikrar sürsün istiyoruz. Bunun için de Sayın Demirel’in devamından yanayız.” Devam ediyor Yılmaz: “FP’nin karşı safta olduğu bir tabloda Anayasanın değişmesi kesin değildir. Oylama gizli olduğu için kontrol güçtür. Eğer bu görüntüyle oylamaya gidersek menfi sonuç alırız diye kuşkuluyum. Dolayısı ile tek çıkar yol şudur....” Ecevit ve Bahçeli pür dikkat Yılmaz’ın ağzına bakıyor: Yılmaz: “Sayın Demirel’in görevini 3 yıllığına uzatalım. Bu sonuca tereddütsüz ve sorunsuz ulaşırız.” ANAP liderinin bu teklifi koalisyonun büyük ortakları tarafından daha önce de olduğu gibi kabul görmüyor. Ecevit de, Bahçeli de Yılmaz’a “olur” vermiyor. MUMCU’NUN İŞARETİ Burada bir parantez açalım ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun ANAP MKYK’sında sarfettiği sözlere bakalım. Erkan Bey özetle şunları söylüyor: “Yeni bir Cumhurbaşkanı profili aramak gerekirken Demirel’de ısrar Türkiye’yi istikrarsızlığa götürür. Şimdi üç maddeyi tek madde gibi oylatmak istiyorlar. Bunu siyaseten de, hukuken de, ahlaken de uygun bulmuyorum. Yapılmak istenen iradeye ipotek koymadır. Ayrıca ‘Ben adamı anasından doğduğuna pişman ederim’ şeklindeki sözler de istikrarı olumsuz etkilemiştir. Ben oylama günü Meclise gelmem, gelirsem de oy vermem.” Ispartalı Erkan Mumcu’nun hemşehrisi Demirel’le ilgili bu sözleri bazı çevrelerde “sahibinin sesi” olarak yorumlandı. Aynı Erkan Mumcu kısa bir süre önce büromda bana “Sadece ve sadece 7 artı 3’e olur verebileceklerini” ifade etmişti. Görüldüğü gibi ANAP’ta denizler fevkalade dalgalıdır. Bir tarafta Demirel’e karşı olmadığını ifade eden Mesut Yılmaz, öbür tarafta liderin en yakınlarının beyanları ve de Yargıtay Başkanı Vural Savaş’ın malum ziyareti. Sahi Vural Bey spekülasyon getireceği kesin olan böyle bir ziyareti neden yapmıştır? Ve bu ANAP’tan bir başka enstantane: Dün öğle sularında önceki günkü yazımla ilgili olarak ANAP İzmir Milletvekili Rıfat Serdaroğlu aradı. Rıfat Bey partisinin ama özellikle de Başkanlık Divanı’nın izlediği politikayı kavramakta güçlük çektiğini ifade ediyor. Rıfat Bey’e göre Demirel’in Cumhurbaşkanlığı kaçınılmaz: “Kaçınılmaz çünkü aksi halde istikrar bertaraf olacak. Alınan bütün tedbirler güme gidecek. Eğer Fazilet kapanırsa ara seçim zorunlu olacak ve bu ara seçim bütün ülkeyi seçim havasına sokacak. Bu da istikrarı tamamen yok edecek.” Serdaroğlu HADEP olayına dikkat çekiyor: “FP kapanırsa malum ara seçim var ve ara seçimde HADEP Güneydoğu’da bağımsız aday gösterip TBMM’ye girecek. Bir başka şey Parlamento’nun dengeleri de değişecek.” “Nasıl” demeden devam ediyor Serdaroğlu: “Eğer ara seçime gidilirse MHP tartışmasız birinci partidir. Seçim yapılacak merkezler MHP’nin önde olduğu yerler. Bu durum Parlamento aritmetiğini de değiştirir ve MHP, DSP’nin önüne geçer. Geçtimi de Başbakanlık tartışmaları başlar.” Serdaroğlu içini çekiyor: “Yani neresinden bakarsanız bakın istikrar güme gidecek.” Peki ya çıkış yolu diyoruz. Rıfat Bey tereddüt etmeksizin şu karşılığı veriyor: “Parti kapatmalarını zorlaştırmak yani FP’nin taleplerini karşılamak ve Sayın Demirel’i 5 yıllığına tekrar seçmek.” Demirel olmazsa? Serdaroğlu: “O zaman hiç kuşkunuz olmasın MHP’li bir aday Cumhurbaşkanı olur, ama istikrar da zarar görür.” Evet görüldüğü gibi ANAP’ın ya da ANAP’takilerin kafası karışık mı karışık. Peki Cumhurbaşkanlığı için Anayasa değişikliğinde son durum ne midir? Uzlaşma Komisyonu’ndaki anlaşmazlık başa döndürmüştür. Açıkçası FP kazanılmazsa değişiklik zordur. Zordur çünkü ANAP’lılar dün “DYP bizi itham altına sokmak için oy vermeyecek” sözlerini ediyorlardı. Bu sözler bile değişiklikteki tehlikeyi gözler önüne seriyor. DYP mi vermeyecek, yoksa ANAP mı onu bahane edip işin içinden sıyrılmaya çalışacak onu bilmiyoruz ama bildiğimiz şey istikrarsızlığa doğru yola çıkıldığıdır. 10 yıldır yakalanan istikrar kaybedilirse yazıklar olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT