BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Avrupa Birliği bize er geç gel diyecek

Avrupa Birliği bize er geç gel diyecek

Başbakan Erdoğan: AB süreci bir iki liderde tıkanıyor. Biz sabırla çalışıyoruz. Nereye kadar gider bilemem.



KAZAN İSTANBUL NUH ALBAYRAK > Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya dönüşü uçakta Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak’ın da aralarında bulunduğu gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. ENGEL ÇIKARIYORLAR Başbakan Erdoğan, AB’nin sürekli engeller çıkardığını belirterek “Er geç bize gel diyecekler” dedi. CHP SİLİVRİ’DE Ergenekon davasında “milletin avukatı”yız diyen Erdoğan, CHP’nin Silivri’den ayrılmadığını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya dönüşü uçakta sorularımızı cevaplandırdı. Libya’dan Avrupa Birliği’ne, gazetecilerin tutuklanmasından, yargıya ve son günlerde yaşanan bedelli askerlikle ilgili tartışmalara değinen Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. - Libya’da son durum nedir? Önemli olan hak ve özgürlükler noktasında halkın iradesine saygı duyacak bir düzen sağlanması. Libya halkı bunu bekliyor. Biz duruşumuzu koruyoruz. Ben grup konuşmamda Libya konusuna değinirken kardeş kanı akmaması konusunda Kerbela benzetmesi yapmıştım. Bunu yanlış anlayıp konu Libya olmasına rağmen meseleyi Şia-Sünni ayrılığına çekenler oldu. Alakası yok. Ben Kerbela ile kardeş kanı akıtılmasını kastettim. Nitekim Kerbela hadisesi yaşandığında henüz Sünni ve Şia diye bir ayrım bile yoktu. Kardeşin kardeşi vurmasını gündeme getirdik. AB BİZİ ZİRVEYE DAVET ETMEDİ - Bahreyn’deki olayları nasıl yorumluyorsunuz? Orada da kardeş kanının akmasının engellemesi için taraflar elinden geleni yapmalı. Gerek Suudi Arabistan gerek Birleşik Arap Emirlikler’inden gelen askeri yardımın geçici olduğuna dair bilgi aldık. Bu kalıcı olarak gelmiş bir destek değil. İran’la Dışişleri Bakanım Ahmet Davutoğlu’nun görüşmeleri oldu. İran’ın girmemesini tavsiye ettik. Bahreyn’de olayları yatıştırmak için çalışma içindeyiz. Yakından takip ediyoruz. - Arap devrimlerinin AB ile ilişkilerimize uzun vadede etkisi ne olur? Bu olayları kendi kategorisi içinde değerlendirmek lazım... AB’yi kendi içerisinde değerlendirmek lazım. AB süreci bir iki liderde tıkanıyor. Güney Kıbrıs’ta gelip tıkıyor. Son liderler zirvesinde fasılların açılması noktasında 8 faslı birlikte dolaba kaldırdılar. 6 tanesi Rumlar bloke etti, 5’ini Fransa dondurdu. Kaldı 3 fasıl... Bunları hallettikten sonra ne olacak merak ediyorum? AB 15 üyeliyken liderler zirvesine katılıyorduk, 10 ülke gelince bizi liderler zirvesine davet etmediler. Böyle olumsuz yaklaşım tarzı var. AB’deki Türkiye dostu ülkeler etkili olmuyor. Gelişmelere göre kendimizi kantara çıkaracağız, ilerleyen bir Türkiye var. AB kurumlarının karşılılıkları bizde var. Er veya geç Türkiye gel diyecekler. Benim merakla beklediğim 3 fasıl ne çelmeler atacaklar ne oyunlar oynayacaklar. MERKEL DESTEK VERDİ - Türkiye yeter diyebilir mi? Biz sabırla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Nereye kadar gider bilemem. Ayrıca Türkiye ekonomik olarak güçlendikçe göç korkusu azalıyor. 50 bin Alman Türkiye’ye yerleşti. Merkel de bunu biliyor. İkili görüşmelerde Merkel’in havası farklı. Güney Kıbrıs’ı ziyaret ediyor. Orada yaptığı açıklamalar farklı. Merkel oy işinde Türk vatandaşları oy kullansın dedi. Bu konuda ‘Gerekli desteği vermeye hazırım’ dedi. Yazık olmadı mı? Oldu tabii. Ben orada 10 bin kişiye konuşurken tam o esnada YSK karar vermiş. Hafta içi değil. Hafta sonu. Salon toplantısından sonra Merkel’le bir araya gelince ‘Büyükelçi yazı yazsın yazılı cevap verelim’ dedi. Ertesi günü yazı yazıldı, yazılı cevap verildi. AB BİZE VİZEYİ SAVUNAMIYOR - AB ile vize konusu hangi boyutta? Brezilya’yı, Bolivya’yı vizeden muaf tutuyorsun. Bize gelince... Ahde vefa olayına uymuyor bunlar. Soruyoruz savunamıyorlar. Onların göç noktasında bir tehdidi yok diyorlar. Türkiye’den göç tehdidi var diyorlar. - Son konuşmalarınızda Ergenekon sürecine dair ne savcıyım ne avukatım diyorsunuz? Ben halkın avukatıyım, CHP Silivri’nin avukatı. CHP Şahin Mengü’yü Silivri’ye gönderiyordu. Aramızdaki fark bu. Yeni genel başkan bize savcılık yakıştırdı. Biz hiçbir zaman savcı olmadık. Milletimizin avukatı olduk. Milletimizin bize verdiği yetkiyi kullanıyoruz. Onlara layık olmaya çalışıyoruz. Onlar savcılığa, avukatlığa devam ediyor. Kılıçdaroğlu Dövizli ile bedelliyi karıştırıyor - Bedelli askerlik? Ben karar veremiyorum. Vatandaş karşıma çıkıyor, benim param yok ben istifade edemeyeceğim, parası olan yararlanacak. Kemal Kılıçdaroğlu bana çakıyor. Dövizli askerlik... Benim oğlum ABD’de hem dünya bankasında çalıştı hem de doktora yaptı. Hak kazandı. Bunu kullandı. Dövizli ile bedelliyi karıştırıyor. Bunu ağzına alıp nemalanmaya çalışıyor. CHP kenarından, köşesinden iktidar oldu. Bu dönemde Mehmet’e ne verdin? Belki seçimlerden sonra vatandaşın görüşüne başvurulabilir. Bunun üzerinde çalışılabilir. Ama böyle bir vaadin içine girmeyi düşünmüyorum. Gerekirse üzerinde çalışılabilir diyorum. 27 KİŞİ TUTUKLU... GAZETECiLER yazılarından dolayı cezaevinde değil - Gazetecilerin basın özgürlüğü taleplerine ne diyorsunuz? ‘Cezaevinde 60 küsur gazeteci var’ deniyor. Aldığım son rakam 27 kişi. Bunların hiçbirisi kitabından veya yazısından değil. Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs, terör örgütüne üye olmak, organize suç örgütleriyle bağlantı, şantaj kasetleri içinde olmak... Benimle ilgili, Cumhurbaşkanı ile ilgili, yazdıkları yazılar, 20’yi aşkın kitap var, fotomontaj resimler, gayri ahlaki resimler var. Hocaefendi ile ilgili de yapmışlar. Bunların hangisinin meşruiyetle ilgisi var. - Geciken adalet adalet değildir demiştiniz? Yargının kendisini çek etmesi lazım. Yargı ne isterse yapmaya hazırız. 100’ü aşkın adalet sarayı açtık, 30’u sürüyor. Yargının fiziki imkânları müsait olması lazım. Kadro dedik, oyaladılar, kamera dediler. AK Parti iktidarına kadar sistem neyse ona göre alım yapacaktık. Yaptırmadılar. İstinaf mahkemelerine atanma başlandı. 5 yıla kadar olan yargılama alt mahkemelerde kalacak, yukarısının yükü hafifleyecek. Derdimiz iş üretmek, sümenaltında iş kalmasın... Yargıda 1 milyon 700 bin dosya olmaz. O ülkede sağlıklı bir gelecek, vatandaşın yargıya güveni söz konusu olamaz. BİZE DE DOSYA ÇIKARDILAR Cumhurbaşkanı ile dalga geçti, şimdi vekillik için aday - Dokunulmazlık sınırlandırılmasına ilişkin tartışmalarda mutabakata varılmasını sağlayabilir mi? Siyasette kürsü masuniyeti farklı bir şey... Bunu sağlamazsak yasama organını yargının vicdanına terk etmiş oluruz. Bir başbakan olarak adım atsanız, bir savcı size karşı hissi baksa, hakkınızda dava açsa, bir ülkenin başbakanı o savcının elinde oyuncak olacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Bey’i Sincan hakimi aldı, kendine göre dalgasını geçti. Benimle ilgi alt mahkemeler karar verdi. Aynı kişi MHP’den aday adayı... Siyaseti nasıl bunların eline teslim edeceksiniz? Ben belediye başkanlığı yaptım, bu esnada 4 ya da 6 dosya vardı. Bizim dokunulmazlığımız yoktu. İstanbul gibi bir şehir yönettim. Ne zaman ki cezaevine girdim, çıkışta dosya sayısı arttı, partiyi kurduk, 56 dosya çıktı. Demek ki dosyalar hazırmış. Niye geleceği kilitlemek için. Bir gazete zaman aşımından kurtardı diye yazdı. Bizim dosyalar zamanı aşımına tabi değil. Hukuku bilmiyor. iLGi ALAKA GAYET iYi Seçim beyannamesini 11 Nisandan sonra açıklayacağız - Seçim yaklaşırken AK Parti’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Son açılış programlarında halkımızın teveccühünü iyi görüyorum. İlgi, alaka gayet iyi... Teşkilatın heyecanı iyi. Aday tespitinde ciddi yanlışlarımız olmazsa, halkımızla kaynaşacak listeler oluşturulabilirse güçlü bir kampanyayla halkın üstün teveccühünü kazanabiliriz. Seçim beyannamesi aday tespitinden, 11 Nisandan sonra açıklanacak. Şu anda geniş bir ekip çalışıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT