BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kabahat bende değil”

“Kabahat bende değil”

Bir gün Ahmed-i Câmî, Herat’a gitmek için, Yola çıktı, kimseye bir haber vermeksizin.



Bir gün Ahmed-i Câmî, Herat’a gitmek için, Yola çıktı, kimseye bir haber vermeksizin. Ve lâkin Heratlılar, bunu haber alarak, Döküldüler yollara, genç ihtiyar cümle halk. İki saatlik yoldan, onu karşıladılar, Ve bir “taht”a oturtup omuzda taşıdılar. Bereketlenmek için, bu hizmetle her biri, Birkaç adım taşıyan, çekiliyordu geri. Bu şekilde Herat’a varınca en nihayet, Müftinin konağında, eylediler ikamet. Abdullah Zahid diye, o yerde biri vardı, Bayram günleri hariç, her gün oruç tutardı. Yaptığı içindir ki, böyle fazla ibadet, Herkes onu sever sayarlardı be gayet. Ahmed-i Nâmıkî’nin Herat’ı teşrifini, İşitince, bir merak sardı onun içini. Hanımına dedi ki; (Herat’a biri gelmiş, Bir gidip de göreyim, nasıl bir kimse imiş?) O dedi, (Bu niyetle gitmen doğru değildir, Çünkü o, Hak katında çok büyük bir velidir. İstifade etmeyi kalbinden eyle niyet, Ve her ne emrederse, aynen eyle riayet.) Lâkin o, bu sözlerden pek de hoşlanmayarak, Dedi; (Sen anlamazsın, otur da işine bak.) Giyinip çıktı sonra, onu dinlemeksizin, Geldi Ahmed Câmî’ye, imtihan etmek için. Ve lâkin girer girmez, Nâmıkî Câmî ona, Buyurdu (Yapar mısın, bir iş söylesem sana?) Dedi; (Doğru ve güzel bir işse dediğiniz, Ne için yapmayayım, nedir o, söyleyiniz?) Buyurdu ki; (Öyleyse, geri dön şimdi derhal, Şu karşıki kasaptan, bir but kuzu eti al. Oradan bakkala git, biraz yağ, biraz pekmez, Alıp kendi elinle, evine götür bu kez. Pişir kuzu etini, tatlı yap pekmezi de, Oturup hanımınla, yeyin neşe içinde.) O bunları duyunca, düşündü; “Yemek nedir, Ben bir şey yemiyorum, gündüz otuz senedir.” Buyurdu ki; (Ey zâhid, yanlış bu düşündüğün, Haydi git, dediğimi icra eyle sen bugün. Bizi vesile edip, dua et bir de Hakk’a, Muradın her ne ise, kavuşursun mutlaka.) Adam “Peki” diyerek, o şeyleri yaptı hep, Sonra Hak teâlâdan, şu şeyi etti talep. Dedi ki; (Yâ İlâhi, kalp gözümü aç benim, Şehrin dört tarafında ne varsa hep göreyim.) Duası kabul olup, açıldı kalp gözleri, Gördü şehir içinde olan cümle şeyleri.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT