BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ünal Aysal ve Terim buluşması!

Ünal Aysal ve Terim buluşması!

Galatasaray yeni başkanla yeni sezona çıkacak. Futbol takımının patronajı da üçüncü defa Fatih Terim‘e sunuldu.



Galatasaray yeni başkanla yeni sezona çıkacak. Futbol takımının patronajı da üçüncü defa Fatih Terim‘e sunuldu. Hayırlı olsun! Sayın Aysal‘ın kongre öncesi ve sonrası söylemleri işini bilen, sakin bir lider imajı verdi. Tamam... Ama Fatih Hoca, bu defa da toptana yakın bir yazboza girerse, Galatasaray’ı artık Aysal değil feriştahı bile kurtaramaz... Yani Terim Hoca‘nın da sakin, şuurlu olması gerekiyor. İkinci dönemindeki gibi bir buçuk sezonda 32 oyuncu alınmamalı diyorum... Yere basılmadan yürümek şimdilik sadece uzayda olabiliyor. Yaktın bizi Nuri! Bizim Nuri Real Madrid’e gitmez mi? Ardından Hamit‘in aynı adrese uzanması bekleniyor. Yapmayın be çocuklar! Tam da transfer dönemine girmiştik. Bizim yalan makineleri sizleri “Üç Büyükler”de dolaştırıp duracaklardı ne güzel... Yalancıların yollarına taş koydunuz... Ayıp oldu! Beşiktaş’ın kupa turu nasıl harcandı! Beşiktaş, Eskişehirspor maçı için İnönü’ye elinde kupasıyla çıktı. Şöyle bir dolanıp taraftarına keyif çıkarttıracak... Stattakiler için mesele yok. Ya ekran karşısındakiler? Yayıncı kuruluş reklam bombardımanı ile bu kısa turu imha etti. Bizim hasta Beşiktaşlı Hakan açtı telefonu, yumdu gözünü... Haksız mı? Marcus; Sen gerçekten komiksin! Lig TV’nin hakem eskisi yorumcusu, Türkçe yerine Almanca konuşarak bizi fazlasıyla yormakla yetinmedi, bu defa da kasıklarımız patlayana kadar güldürdü. Aslında o söylediklerinden sonra oturup ülke hakemliği ve futbolu adına ağlamak daha doğru olurdu, ama gene de biz gülelim... Efendim bu Markus Merk dedi ki: “Senecky, penaltıda kaleci olmasına rağmen ayaklarıyla müdahale ettiği için kırmızı ve penaltı... İkincisinde Özden kaleci olduğundan elleri ve koluyla müdahale etme hakkı olduğundan sarı kart...” Amma komik ha! O zaman kaleci olmayanların ayakla yaptıkları müdahaleler sarı, elleri ve kollarıyla yaptıkları kırmızı... Yahu Markus; Sen nasıl FIFA hakemi oldun? Gençliğinde böyle bir yorum yapmış olsaydın, o kokardı rüyanda bile göremezdin... İnanmayan bandı izlesin! Amma cahilsin antu.com F.Bahçelilerin en fazla uğradığı site antu.com Cüneyt Çakır için maç raporu sayfasında müdavimlerine oylama yaptırmış. Sonuç, 7.7 çıkmış. Antu.com kafasına göre Cüneyt Çakır yüksek performans gösterip muazzam maç yönetmiş. Amma cahilsininiz! Bir araştırın bakalım 7.7 ne anlama geliyor? Bursaspor’un cezası milat olur mu? Tabii ki yazık oldu Bursaspor takımına... Ama bir yerden başlamak gerekirdi. Bence Özgener federasyonunun en önemli icraatı bu cezadır. Önemli olan ise bu cezanın bundan böyle benzeri olaylarda, kim olursa olsun, aynen gündeme gelmesidir. Hadi bakalım, şimdi de taş, sopa ile saldırın oraya buraya!...Siz de isterseniz bir daha aynı cezayı kesmeyin de görelim!.. F.Bahçe tarihini mi siliyor? Abdullah Matay, geçen cuma vefat etmiş. Nur içinde yatsın. Peki, Matay kimdir? F.Bahçe tarihinin en büyük devrimi 1951’de gerçekleşmişti. Profesyonelliğin icabıdır diye büyük para isteyenler F.Bahçe’nin dışında kalmışlar, yerlerine özellikle Ankara’dan ismi cismi duyulmamış gençler alınmıştır. Bu gençlerin genelde kısa boylu oluşları sebebiyle de o dönemin F.Bahçe’sine, “Küçük Şeytanlar” lakabı takılmıştı. İşte o takımın önemli oyuncularından biri de sol açık Abdullah Matay‘dı.. 4 sezon boyunca oynadı ama ne yazık ki, o devrimin içindeki bu önemli oyuncunun saygı duruşu F.Bahçe-A.Gücü maçından önce akla bile gelmedi. Teknik direktörlük yaptığı Eskişehir’de ise Beşiktaş maçı öncesi akla geldi. Nasıl ki sosyal tesislere Faruk Ilgaz ismini önce layık görmeyen, sonra bendenizin uyarısı ile koymak zorunda kalan günümüz yönetimi, yanlışlarla dolu 2500 euroluk sözüm ona tarihi kitapla oyalanıp duruyor. Rıza pankartı mı, yoksa Trabzonspor’unki mi? Trabzonsporlular Avni Aker’e, “Günahların takımı Fenerbahçe” pankartı astı... Mesele davalık bile olabilecek uzunlukta gündeme oturtuldu. Hakaret addedildi. Peki, Fenerbahçe taraftarının, “İki ekmek, bir süt Rıza efendi” pankartı hakaret sayılmaz mı? Mesele davalık biçimde uzatıldı mı? Hayır! Şimdi Fenerbahçe, Rıza‘nın kapısında ekmek ve süt isteme durumunda... Ah ah ah, hep aynaya bakılmasını öneririm ya... Haksız mıyım?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT