BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ayıp olmuyor mu Sayın Demirören?

Ayıp olmuyor mu Sayın Demirören?

Gazetede okudum, gözlerime inanamadım. Ekrandan izledim, dinledim, kulaklarımdan şüphe etmeye başladım.



Gazetede okudum, gözlerime inanamadım. Ekrandan izledim, dinledim, kulaklarımdan şüphe etmeye başladım. Sağa sola sordum, gördüklerimin ve duyduklarımın, ne yazık ki doğru olduğu onaylandı. Ne mi? Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün, yani ülkenin eski kulübünün başkanı Sayın Yıldırım Demirören, sponsor bulunamadığı taktirde amatör şubelerin faaliyetlerine son verileceğini açıklamış. Bin kere ayıp! Kimisi de diyor ki, başkan zarf atmış... Oysa koca Beşiktaş’ın başkanı çıkar, “Ey Türkiye; Benim basketboluma, voleyboluma sponsor olmak isteyen var mı? Gelin görüşelim...” der. Ayıp mı? Asla! Çağrıya bu ülke sağır kalırsa, o zaman zaten çekin kuyruğundan gitsin... Bir şeyi unutuyorlar galiba... Sponsor vergiden düşüyor artık... O halde; Haydi Sayın Demirören! Bakın Barcelona’yı bile bozdunuz. Mehmet Demirkol’un müthiş eylemi! Efendim; Bizim oralardan Mehmet Demirkol zat-ı muhteremleri, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören Milliyet’in patronu olduğu gerekçesiyle, bu gazeteden istifa etmiş. Hani “Yazacaklarım uzaktan kumandalı izlenimi uyandırır” rahatsızlığı ile... Hadi yahu! Peki, Fenerbahçe maçlarına, nüfus kağıdına bakmadan, sarı-lacivert formayla gelen televizyon patronunun ekranında yaptığın, yapacağın yorumlar ne olacak? Yiyene afiyet olsun! Ama desenize, olmazsa gargara yapılır. Kombine rekoru kimin? Fenerbahçe kombinelerinin sayısı daha şimdilerde 30 bine yaklaşmış. Maça günübirlik gelecekler dikkate alındığından, sadece birkaç binlik satış daha yapılacağı açıklandı. Bu tablodan sonra şimdi adama sormazlar mı? Ne diye mi? Hani çok büyük isim, hani uluslararası şöhret? Örneğin 37’lik Carlos falan gibi... Fenerium’ların önü araba kuyruğu... Hani yıldız? Hep söyledim, hep yazdım. Özellikle de Ortega sürecinde... Neyi mi? “Fenerbahçe futbol takımı şampiyon olursa, kulübe para akışı için palavraya gerek yoktur...” Şimdi neredeyse sokağa atılan 100 milyon dolara yanar mısınız, yanmaz mısınız? Helal olsun Sayın Aysal ve Terim Hoca! Transfer maharet ister. Transfer sağlıklı, uzun gözlem, dikkatli seçim ister. En önemlisi de ucuz maliyetle iyi iş götürmeyi hedefler. Örnek mi? Galatasaray’ın bu sezonki transfer girişiminin ilk etabı diyelim... Düşünebiliyor musunuz, geçen sezonun en iyi iki oyuncusundan biri Selçuk, bence Trabzonspor’da hak etmesine rağmen forma bulamayan Ceyhun ve İngiltere Premier Lig’inden Elmander, kulüplerine beş kuruş ödenmeden alındılar. Kolayca anlaşılacağı gibi Terim Hocanın ismi büyük rol oynamış... Tabii ki yeni başkanın duruşunun da... Örnek ola! Ayrıca Terim Hocayı, sadece 6 artı 2’yi kullanacağını açıklamasından dolayı da kutluyorum. Öyle ya insan 10 yabancı ile kendi ayağına sıkar mı? Seçimler ve benim medyam! Ben de bu ülkenin vatandaşıyım. Branşım spor yazarı, ama seçime iki satır karalamazsam uykum kaçar. Basındaki belki de en eski dostu olarak Sevgili Tayyip‘i, yani Sayın Başbakanımı kırdığı rekordan dolayı kutlarım. Ama gelin görün ki, Ali Kırcalar, Uğur Dündarlar, Fatih Altaylılar ve de ülke gerçeklerinin farkında olmayan koca koca, ünlü ünlü gazeteciler sınıfta kaldılar. Hem de “abrakadabra”nın peşine takılarak... Hele hele seçim ertesi Habertürk’ün şu başlığına çok güldüm; “Türkiye onu seviyor...” Argoda bir deyim vardır. Buraya yazamam. Ama bu gazeteden birileri merak ederse ona söylerim... Hıncal Ağabey’e not! Hıncal Uluç Ağabey, 4 Haziran tarihindeki yazısında, bendenizin TYSD ile ilgili yazısına değinerek, “Kemal, orası bitti, ben istifa ettim, sen de et” diye çağrıda bulunmuş... Sevgili Hıncal Ağabey; Hayatımda hiçbir mücadeleyi yarım bırakmadım. Derneğimizin durumu senin de değindiğin gibi feci... Sen bıraktın, ben gittim, peki, o zaman kim yazıp, kim konuşup, hem bir parça iken, yani gazelci değilken, gerçekleri dile getirecek? Ben orada 12 yılımı verdim. Şu anda üzerinde yaşanılan tesisin kazandırılması için dönemin belediye başkanına, hatta başbakanına karşı uzun günler mücadele verenlerdenim. Ben şimdilik, “Yola devam” diyorum... Vah benim şikecilerim vah! Yahu bu ülke gerçekten komik be! Elazığ 1. Amatör küme takımlarından dördü için şike yaptıkları gerekçesiyle toplam 32.5 yıl ceza kesilmiş. Bahis meselesinden de artık futbol oynamayanlara birkaç yıllık müthiş (!) cezalar uygulanmış... Peki, TMSF‘nin belgelerine ne yapıldı? Hiiiç! İçinde bazı konuşmaların telefon numaraları bulunan belgeler niye kimsenin umurunda olmadı? Yaşasın Elazığ! Ülke futbolunun namusunu kurtardı? Sayın Özgener; At, Üsküdar’ı çoktan geçti bile... Futbol Federasyonu Eski Başkanı diyebiliriz artık Mahmut Özgener için... Basın toplantısı ile açıkladı kararını... Ağırlıklı olarak kulüp yöneticilerinin çağın gerisinde kaldıklarını vurguladı. Hadi canım! Atı alan Üsküdar’ı geçip, Boğaz’a doğru dörtnala gidiyor, siz daha yeni farkına varıyorsunuz. Düne kadar nerelerdeydiniz? Böylesine çağdışı kalmışlara yönetiminizde hangi yaptırımları uyguladınız ki? Hele hele şu 6+2+2 uygulamanız var ki, bence ülke futboluna yapılmış en büyük kötülüktü. Güle güle...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT