BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > CHP aynı CHP

CHP aynı CHP

Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun” deyimi meşhurdur. Kılıçdaroğlu şimdilerde söylediği sözün mahkumu oldu. Kendisiyle ekibinin dedikleri neydi? “Yüzde 30’un üzerine çıkacağız.” Ama sandıklar açılınca hüsran başladı. Yeni olduğunu iddia eden CHP yüzde 26’da kaldı. Bunun üzerine parti içinden ve dışından Kılıçdaroğlu’na şiddetli salvolar başladı.



> Kılıçdaroğlu, seçim meydanlarındaki gömleğini çıkartmaya fırsat bulamadan köşeye sıkıştırıldı. Taarruz edenler başarının B’sini bile söyletmiyor. Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun” deyimi meşhurdur. Kılıçdaroğlu şimdilerde söylediği sözün mahkumu oldu. Kendisiyle ekibinin dedikleri neydi? “Yüzde 30’un üzerine çıkacağız.” Ama sandıklar açılınca hüsran başladı. Yeni olduğunu iddia eden CHP yüzde 26’da kaldı. Bunun üzerine parti içinden ve dışından Kılıçdaroğlu’na şiddetli salvolar başladı. Halbuki zahire bakılırsa 12 Haziran’da CHP’nin oyları yüzde 5 artmış, 15 milletvekili çoğalmış ve 5 milyon yeni seçmen kazanmıştır. Statükocu ekip bu neticeyi beğenmedi, elinin tersiyle itiyor. Çünkü hem vaad tutmadı ve hem de Güniz Sokak rüzgârlı oylar ödünç. CHP’de cadı kazanı kaynıyor. Bir kere daha bir Halk Partisi klasiği sahnede. Eski ekip iki parça, Deniz Baykal ve Önder Sav. Yeni ekip de iki parça, Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin. Bir de Mustafa Sarıgül’den söz ediliyor. Mehmet Haberal ekibi var. Hepsi 6 ekip ediyor ki her ekibe bir ok düşer. Kılıçdaroğlu, çok zorda. Daha seçim meydanlarındaki gömleğini çıkartmaya fırsat bulamadan köşeye sıkıştırıldı. Taarruz edenler başarının B’sini bile söyletmiyorlar. Kavgalı dövüşlü olağanüstü kongre uzak olmasa gerek. Bakalım kim kimi yiyecek. Yiyenler de sonra birbirine düşer. Kanlı bıçaklı düşmanlar ortak düşman konusunda dost olacaklar. Fakat hedefteki düşman ortadan kalkınca birbirlerinin kanına ekmek doğrayacaklar. Bu bir gen olayıdır. CHP yeniliği hazmedemez, slogansız yaşayamaz. Anti oksidandan hoşlanmaz. Proje değil, reaksiyon partisidir. Bu partide hizipler, kavgalar, küslükler hiç eksik olmadı. Kemal Atatürk, İsmet İnönü’ye küs olarak öldü. İsmet İnönü, genel başkanlıktan devrilmesi üzerine hem partiden istifa etti ve hem de Bülent Ecevit’e küs olarak öldü. Bülent Ecevit, 12 Eylül’de hapse girmeyi fırsat sayarak CHP’ye küstü, Deniz Baykal’la şekerrenk öldü. Deniz Baykal, parti içi Bizans entrikalarıyla devrildi, şimdi rövanş arayışında. Sonuç ne olur? Mehmet Haberal ekibi gider. Mustafa Sarıgül, vaziyeti netleştirmeden mayınlı araziye girmez. Baykal-Sav ittifakı zor olsa da imkânsız değil. Yahut Gürsel Tekin, Baykal’a sonrasında kendini garantiye alacak şekilde bir iadeyi itibar fırsatı için çalışır. Kemal Kılıçdaroğlu da kendisi gibi ‘yeni’ diyen Bülent Ecevit’in yaptığını yapar ve kasketini de alarak ekibiyle birlikte DSP’ye gider, bu partinin başına geçer, bir dört yıl böylece dolmuş olur. CHP kadrolu ana muhalefet olarak sloganlarını tekrar edip durur. İş Bankasından miras payı, hazineden seçim payı dururken yenileşme gibi lüks fikirlere niye kafa yorulsun?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT