BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > G.Saraylı, Bursa’daki senaryoyu ister mi?..

G.Saraylı, Bursa’daki senaryoyu ister mi?..

Vay efendim, yeni bir mâli genel kurula ne gerek varmış; Ünal Aysal nereden çıkarmış olağanüstü genel kurulu?..”



Vay efendim, yeni bir mâli genel kurula ne gerek varmış; Ünal Aysal nereden çıkarmış olağanüstü genel kurulu?..” “Eğitim seviyesi en yüksek” sanılan, lisesi, üniversitesi, yığınla hukukçu, ekonomist, maliyeci, prof, uzman kulüp üyesi olan Galatasaray camiasında “bu eksen etrafında” konuşmalar, fiskoslar, tartışmalar oluyor, hatta “anlı ve de şanlı” Galatasaraylı bazı yorumcular “bu havada” yazılar yazıyorsa, sporumdan da, futbolumdan da öteye vah benim Türkiye’me!.. Bu “nasıl” bir kafadır ve bu “nasıl” bir cehalettir?.. Bir ilâve daha yapayım; “çok ünlülerimizden olan” ve galiba yıllar önce de kulüpte yöneticilik yapan bir sevgili arkadaşımız, “Ne yani, Galatasaray bir şirket mi, art tarafı bir dernek, yok olağan üstü genel kurulmuş, yok genel kuruldan yetki almakmış, ne gereği var, bu zaman kaybıdır, ne düşünüyorsan ve istiyorsan yaparsın olur biter, galiba kıvırmaya başladın” anlamına gelecek yazısıyla, kulisi bu yönde kaynatmaya çalışanların öncülüğüne soyunuvermişti; vah ki, ne vah!.. “Şirketleri” ile beraber, dernek olarak da “yetki almadan yapılacak her türkü mâli işlemin sonunun nerelere varacağını” bilmeyen, bilmedikleri gibi, “bilenlere de sorup öğrenmeyen” bu arkadaşlarımıza, “şirketlerle ve derneklerle ilgili mevzuatı, Dernekler mevzuatını, Medeni Kanun’un derneklerle ilgili bölümünü” anlatabilmek için, “uzun uzun” hem de bir değil birkaç yazı yazmak gerekirdi, ama “bu sırada öyle bir olay oldu” ki, “onca” yazıya ihtiyaç kalmadı!.. İşte “o olay” ve sonucu; “tıpkı onların dediği gibi hareket eden” Bursaspor Başkanı’nın ve yöneticilerinin başına neler geldiğini her gün gazetelerde “pehlivan tefrikası gibi” okuyoruz ve de “İnşallah aklanır çıkarlar, yazık onlara da, bu talihsiz fırtınaya tam da transfer ayına girilmişken yakalanan Bursaspor’a” demekten başka da yapabileceğimiz hiçbir şey yok!.. “Bu mâli genel kurula gerek yoktu, zaman kaybıdır” diye düşünen, kazan kaynatan, dedikodu yapan ve de yazan Galatasaraylıları duydukça, gördükçe, okudukça, dinledikçe, “ağır şekilde eleştirdiğim” Ünal Aysal’ın şu meşhur “Galatasaray’ın düşmanı Galatasaraylılardır” sözünde “Acaba bir damlacık da olsa gerçek payı var mı” diye düşünmeye başladım!.. Adnan Polat yönetiminin “mâli ve ekonomik açıdan nefes alamaz hâle getirerek” ortada bıraktığı Galatasaray Kulübü’nü, mâli olarak “nefes alır hâle getirmek üzere” köklü bir mâli yeniden yapılanma ve “kredi alabilme, borçlanma, alınan borçlara karşılık verilen anormal yükseklikteki teminatları normal seviyeye çekme”, dahası “Polat’ın kendini kurtarabilmek ve yönetimini devam ettirebilmek uğruna aceleye getirip” açtığı Aslantepe Stadı’nın “kiralanması” konusunda verdiği “anormal tavizleri normale dönüştürebilme” için “Medeni Kanun’a, dernekler ve şirketler ile ilgili uyulması zorunlu mevzuata uygun” adımların atılması gerekiyor ve işte “bu adımların atılması için” de “genel kuruldan mutlaka yetki alınması” şart!.. Yoksa, “bir ihbar” yeter de artar bile; Galatasaray’da da “Bursaspor’daki acı ve talihsiz senaryonun sahneye konulması için”, bilmem hâl⠓anlamayanlar varsa”, anlayabiliyorlar mı?.. Polat yönetiminin gitmesi ve Aysal yönetiminin iş başına gelmesi, Galatasaray’ın bugünleri için de, yarınları için de bir şanstır ve Galatasaray’da bugünkülerde dahil, bundan sonra gelen yönetimler, “bakkal defteri sistemi” ile kulübü yönetemeyeceklerdir!.. Aslında “Polat ve yönetimini idari olarak ibra etmeyen” ve “seçimli genel kurulun yolunu açan” Galatasaray Genel Kurulu’nun Polat yönetimini “mâli bakımdan da ibra etmemesi” gerekirdi; ortadaki mâli tablo, bunu çok açık ortaya koyuyor!.. Ve Galatasaray’ı “bu hâle düşüren” Polat, yüzü kızarıp susacağı yerde, hem de “ona buna çamur atarak”, Galatasaray Başkanı’na “Kaçacak” diyerek, Galatasaray Genel Kurulu’nu “CHP yanlı darbe yaptılar” diye suçlayarak, hâlâ konuşmaya devam ediyor!.. Hiç ama hiç unutmamalı; “Vefasız” diye suçladığı Galatasaraylılar “o kadar vefalılar” ki, hâlâ kendisini “Galatasaray üyesi olarak” tutuyorlar!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT