BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB ve Millî Egemenlik

AB ve Millî Egemenlik

Avrupa Birliği’ne üye olduğumuz takdirde, hattâ adaylık safhasında millî egemenliğimizden bir şeyler kaybetmemiz ihtimali bazan açıkça, bazan fısıltı hâlinde konuşuluyor.



Avrupa Birliği’ne üye olduğumuz takdirde, hattâ adaylık safhasında millî egemenliğimizden bir şeyler kaybetmemiz ihtimali bazan açıkça, bazan fısıltı hâlinde konuşuluyor. Milliyetçi bir düşüncedir. Saygı uyandırır. Ancak bu fikri körükleyenler var. Zira Avrupa Birliği üyeliği, 1923’te Cumhuriyetin ilânından bu yana, Türk devletinin karşılaşacağı en radikal değişikliktir. Ama bütün üye devletler için de aynı ağırlıkta bir gelişme gerçekleşti. Her kurum yenilenecektir. Birey hakları üste çıkacaktır. Bu durum, samimi olsun, menfaat bakımından olsun, endişe veriyor. İmtiyaz, üstünlük, kara para ve benzer çıkarları yitirmek endişesi bizi ilgilendirmiyor. Vız geliyor diyebiliriz. Toplumca ve millî kültür bakımından zaafa uğrar mıyız? Böyle bir fobiyi kafalardan uzaklaştırmak gerekiyor. Avrupa Birliği üyesi Türkiye, yoksulluktan kurtulmuş bir ülke olacaktır. Bugüne kadar millî kültürümüzü ihmal etmemizin sebepleri arasında maddî imkânsızlık faktörü birinci sıradadır. Avrupa Birliği üyesi sıfatıyle milli kültürümüzü dünyaya açacağız, her branşını yücelteceğiz. Çok daha eğitimli çok daha sağlıklı bir millet hâline geleceğiz. Güneşteki yerimizi alacağız. Avrupa Birliği üyeliği, ülkemize musallat ırkçı bölücülüğü de, romantik veya terörist teokrasiyi de, Atatürk’e karşı saygısız davranışları da asgarî, marjinal, tehlike oluşturamaz derekeye indirgeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin olmazsa olmaz bu temel ilkelerinden zaten en kötü şartlarda bile taviz vermeyiz. Bizi etkilemek isteyen dış güçler ise, güçlendiğimiz nisbette yavaş yavaş böylesine meraklarından vazgeçeceklerdir. Yeter ki biz irademizi gevşetmeyelim. Potansiyelimizi açığa çıkartalım. Devlet hayatında istikrarı bozacak maceralardan kaçınabilelim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT