BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alkol ve uyuşturucu...

Alkol ve uyuşturucu...

Herkesin belirttiği gibi, Türkiye’nin en büyük kozu, avantajı ve şansı genç nüfusudur. İhtiyarlayan bir dünyada, ihtiyarlar sokağı haline gelen Batı’ya mukabil, genç bir Türkiye mevcuttur.



Herkesin belirttiği gibi, Türkiye’nin en büyük kozu, avantajı ve şansı genç nüfusudur. İhtiyarlayan bir dünyada, ihtiyarlar sokağı haline gelen Batı’ya mukabil, genç bir Türkiye mevcuttur. Bu şans, aynı zamanda, en büyük sorumluluk noktamızdır. Zira, tüm imkanlarımızla, bu nesillere en iyi eğitimi vermemiz, en uygun şartları sağlamamız gerekmektedir. Aksi halde, hem en büyük servetimizi israf etmiş, hem de sosyal problemlere müsait bir ortam hazırlamış oluruz. Aşırı merkeziyetçi ezberci; “iyi insan yerine, iyi vatandaş yetiştirmeyi” hedef alan, müteşebbislik karakteri aşılamaktan uzak; eğitim sistemi ile sözkonusu ideallere ulaşmamız pek kolay değildir. Bir de, mevcut sömürü düzenini sürdürebilmek; sorgulayan, satın alınamayan nesillerin yetişmesini önlemek için uygulanan, (özellikle bir kesim medya ve çıkar odaklarınca yönlendirilen) baskıları; milli ve manevi değer sahiplerini devamlı olarak karalayan, potansiyel suçlu olarak ilan eden, senaryoları; hesaba katarsak, işimizin çok daha zor olduğu ortaya çıkar. Şüphesiz, Türkiye’nin “Lider” olmasını, 21. Asra damgasını vurmasını istemeyen dış odaklar da, boş durmamaktadır. Özellikle, kültür emperyalizmi ile genç nesilleri dejenere etmek, kendi gençleri gibi amaçsız-inançsız-ruhsuz ve müptezele hale getirmek için, tüm imkanlarını seferber etmektedirler. Ve maalesef, mevcut tablo da iç açıcı olmaktan çok uzaktadır. 1- 30 milyona yakın gence sahip ülkemizde, sigaraya başlama yaşı 10’a, alkole başlama yaşı 12’ye, uyuşturucuya başlama yaşı da 14’e düşmüştür. 2- Lise ve dengi okullardaki araştırmalara göre, öğrencilerin % 20’si sigara, % 27’si alkol, % 3,5’u da uyuşturucu kullanmaktadır. (Bu oran, ailesi ile beraber yaşamayanlarda daha yüksektir.) 3-Türkiye’deki yıllık alkol tüketimi 700 bin ila bir milyon ton arasındadır. (Kişi başına 17 litre alkol tüketilmektedir. ABD ve Almanya’dan sonra, dünyada 3. sırada yer almaktayız.) (İçki içenlerin “çağdaş”, içmeyenlerin “gerici” sayıldığı, her fırsatta devlet kesesinden içki ikram edilen bir ülke için normaldir.) 4- Yıllık tütün tüketimimiz 100 bin tondur. (Brezilya, G. Kore ve Hindistan’dan sonra dünya 4’üncüsüyüz.) 5- Bu zararlı maddelerin tüketilmesinin maliyeti, yıllık 5 milyar dolardır. (Uyuşturucu tutarı da, buna dahil değildir.) Dehşet verici tablo ortadadır. Güzel şeyleri ifade eden istatistiklerde nal toplarken, menfi konularda ön sıralarda yer almaktayız. Kendi elimizle ve özellikle Ankara yönetimlerinin sayesinde, kendi felaketimizi hazırlamaktayız. Bu ne biçim yönetim anlayışıdır ki; Halkını kumara sevkeder (Spor-Toto, Kazı-Kazan, Spor-Loto, Milli Piyango, Sayısal Loto vs. vs.) çalışmadan kazanmayı ve köşe dönmeciliği teşvik eder, içki ve sigara müptelası etmek için aşırı üretim yapar (sigara, bira, şarap, rakı vs. üretir); flû kavramların arkasına sığınarak, hayali senaryolar yazarak, kötü alışkanlıklara karşı en büyük sigorta olan, manevi bilgilerden genç nesilleri mahrum eder, dini eğitim almalarını yasaklar ve zorlaştırır, İmam Hatip ve Kur’an kurslarını engeller. Acaba, bu kötü iptilaların, Türkiye’ye maddi ve manevi maliyeti nedir? Acaba, bu alışkanlıklar, kimlerin cebine, ne kadar para akıtmaktadır? Acaba, terör, mafya, vb. melanetlerin altında, gerçek sebep olarak, bu haram, bu iğrenç kazanç yollarının etkisi nedir? Kimler, hangi amaçla, Türkiye’de huzurun-adaletin-hukuk düzeninin-gerçek demokrasinin yerleşmesine engel olmaktadırlar? Okumayı biraz sevenler, yurtdışı literatürü ve medyayı biraz takip edenler; uyuşturucu ve silah ticaretinin korkunç boyutlarını; dünyayı nasıl avuç içine aldığını; nasıl acımasız olduklarını; (üst düzey yöneticiler, medya, istihbarat örgütleri dahil) kimleri ve nasıl kullandıklarını; rahatlıkla öğrenebilirler. Ne yazık ki, bu iğrenç olayların geçiş yolunda, odağında, en fazla yer alan ülkelerin başında da Türkiye gelmektedir. Herkes aklını başına almalı, sorumluluğunu idrak etmelidir. Geçen her (gün değil) dakika, bize yeni faturalar yüklemekte, geleceğimizi karartmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT