BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kovandan çıkmış arıyı geri getirmek

Kovandan çıkmış arıyı geri getirmek

Şunu haber verelim ki bu buhranın, bu krizin kazananı olmaz. Çünkü bu krizin bir mantığı yok.



Şunu haber verelim ki bu buhranın, bu krizin kazananı olmaz. Çünkü bu krizin bir mantığı yok. Akıl, öfkeye teslim olmuş durumda. Bir hal tarzı bulunacak mekanizma TBMM iken meclis ‘bu iş yerinde grev vardır’ dercesine, oturma eylemi yaparcasına boykot ediliyor. Mücerred bir tutum olarak bakıldığında CHP’nin ‘arkadaşlarımız tahliye edilmeden and içmeyiz!’ sözleri takdire layıktır. Ancak hangi arkadaşlar, Ergenekon Davasından tutuklu olanlar değil mi? Geçmiş yasama dönemlerinde sık sık milletvekilliği dokunulmazlığını gündeme getiren bu parti, bu defa tuttu sanıkları dokunulmazlık yoluyla adaletten almak istedi. Öyle olunca sonucun böyle çıkması sürpriz değildir. Muhakeme devam ediyor: Sanıklar, tahliye istiyor mahkeme reddediyor, üst mahkemeye itiraz yapılıyor orası da reddediyor. Dosyayı üçüncü kişiler bilmiyor ki. Ona mahkemeler vâkıf. Onlar da dâvânın selameti açısından ne lazımsa onu yapmaktalar. Nitekim aynı durumda olan MHP zerrece pürüz çıkartmadı. Kiminle kavga edeceksiniz? CHP iktidara yükleniyor. Yargı, iktidarın emrinde mi? Türkiye’de kuvvetler ayrılığı yok mu? Başbakan veya adalet bakanının herhangi bir sanıkla alakalı olarak hakimlere tesir etmesi uygun mudur? Aksini düşünelim. AK Parti’den seçilip de içeride tutulan vekiller olsaydı da Başbakan veya diğer sahib-i salahiyet olan makam sahipleri onların tahliye edilmeleri için müdahale etselerdi bunu alkışlayacak mıydık? O zaman CHP ‘doğrusu yapıldı!’ mı diyecekti, yoksa bunu kınayacak mıydı? Bu krizde CHP neticeyi baştan kabul ederek aday tesbiti yapmıştır. Muhatabı yargıdır. Yargının kararını beklemekten başka çare yoktur. Şu an yapılan ülkeyi yok yere germekten ibarettir. Öbür taraftan hakikat tam da bu olduğu halde AK Parti, sözcülerinin de daha dikkatli daha uzlaşmacı bir dil kullanmaları gerekir. Ne diyorlardı? ‘Anayasayı tek başımıza yapacak güçle gelsek dahi bunu diğer partilerle gerçekleştirecektik.’ Doğru olanı budur. Her şey şekli şartlar, takvimler ve maddelerle olmaz. Adaylık düşerse meclis mi yenilenecek, ara seçim mi yapılacak? Meclis yenilenecekse AK Parti’de üçüncü dönem meselesi ne olacak? Sürüyle problem çıkar. Hadiseyi yatıştırarak kovandan çıkan arıları tekrar kovana çekmenin yoluna bakmalı. Seçimler yapıldı. Meclis açıldı. Başkan seçildi. Hükümet kuruldu. Şimdi sırada bir numaralı taahhüt var. Bütün partiler, bütün konuşmalarında Sivil Anayasa yapma sözü verdiler. Hep beraber Anayasayı konuşmalıyız. CHP ve BDP Cemil Çiçek’in de onlara yardımcı olmasıyla and içmeli ve bütün partilerin iştirakiyle komisyon kurularak Sivil Cumhuriyet için Sivil Anayasa hazırlığına başlanmalıdır. Kovandan çıkıp dala konmuş arı salkımını geri getirmek, insanı hayli uğraştırır. > Geçmiş yasama dönemlerinde sık sık milletvekilliği dokunulmazlığını gündeme getiren CHP, bu defa tuttu sanıkları dokunulmazlık yoluyla adaletten almak istedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT