BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yanlış alarm
panikatak

Yanlış alarm
panikatak

Uzm. Dr. Mehmet Yavuz: Panikatak bilhassa başarılı iş kadınlarını vuruyor, pahalı giyinen, seçme saatler, parfümler kullanan patroniçeler adeta iğneli fıçıda yaşıyor



> İrfan Özfatura Uzm. Dr. Mehmet Yavuz “Vücut beyinden gelen talimatlarla kendini korumaya alır” diyor, “Mesela” diyeceksiniz? Ağır yaralananlar ve acı haber duyanlar bayılır, şoku darbeyi kolay atlatırlar. Beyin hakkında öğreneceğimiz çok şey var. Panikatakta beyin vücuda kırmızı alarm veriyor. Şu anda kalp krizi geçiriyorsun, tedbirini al. Vücut derhal savunmaya geçiyor. Kalp krizinde ne olur? Kan periferden, hayati öneme haiz olmayan bölgelerden toplanır, kalbe yollanır. El ve ayaklar soğur. Terleme titreme... Fazla kanla baş başa kalan kalp hızlı çalışır, ritm artar. Tansiyon oynar. Kesif bir ölüm korkusu gelir. Panikatak hastası da bütün fiziki belirtileri ile kalp krizini yaşar. İnsan hayatında bir kere ölür. Halbuki panikatak hastaları için her atak ayrı bir ölümdür. DERLER AMA İNANMAZ Hasta derhal bir tıp merkezine koşar “sende kalp krizi yok” dense de oradan bir başkasına gider, yine tahliller, grafikler, cihazlar... İyisiniz derler, inanmaz. Bu yönüyle bakarsanız panikatak hekime en fazla kazandıran hastalık türüdür, beynin kötü bir şakasıdır aslında. Vakayı öyle gerçekçi yaşatır ki, gözünüz parayı pulu görmez. Hatta ne kadar tahlil tetkik istenirse o kadar memnun olurlar. Eko, anjiyo olmadı hastane değiştirirsiniz bir daha. Bazıları ben niye böyleyim der, iradem niçin zayıf? Ya da etrafındakiler moral verirler: “Dağ gibi adamsın ya, takma kafana!” Bunun irade ile alakası yok, şehir stresinin metropol kültürünün mirası bize... Yalnız bu vakayı hastalık hastaları ile karıştırmayalım. Bazen oğlunu kızını evlendirip yalnız kalan kadınlar ilgi çekmek için dert ararlar. Bu o değil. Panikatak çok başka... Bütün belirtileri ile kalp krizi gibidir ve güçlü irade ile savuşturulamaz asla! NEDEN OLUR? Panikatak hastalarına bakınca şunu görürsünüz; alayı da zeki, kültürlü, başarılı bir yerlere gelmiş insanlar. Mükemmeliyetçi, titiz, tezcanlılar. Bakımlı iş kadınları mesela. Gamsız kaygısızlar daha az yakalanır, kilolular ona keza. Üç beş evlek bahçesi, birkaç hayvanı olan köylülerin böyle bir dertleri olmaz. Şimdi çevrenizdekiler ev alıyor araba alıyor, tatile gidiyor. Aynı şeyler sizden de bekleniyor. Öyle bir gücünüz yok, geriliyorsunuz, yıpranıyorsunuz ve iç çatışmalar bedensel arazlara dönüyor. Hatta uzuv kayıpları da görülebilir hasta felç olur mesela. Bu hakiki bir felç değil ama belden aşağısı tutmaz. Bakarsın gülmeye başlamış. Niye? Çünkü dediği çıkmış, rahatlamış. Yakınları panikler bu defa... CİDDİYE ALINMALI Eğer, hastalıkları sıraya koysak en acil tedavi edilmesi gereken Panikataktır. Ölüm yaşıyorsun bundan ötesi mi var? Tamam bu panikatak, ben buna inanmayayım diyemezsin, beyin bunu sana yaşatır. Halbuki çevrenizdekiler dudak bükecek, sizi ciddiye almayacaklardır. Panikataklılar ısrarla sağlık haberlerini izler, ot kök üzerine bilgi toplarlar. İlaçların tesirlerinden ziyade yan tesirlerini öğrenirler. Hekimini dinlemez, reçeteye uymazlar. Panikatak, insanı felaket yorar, hayatım bitti dersiniz, çoluk çocuğunuz gözünüzün önüne gelir. Atlatırsınız bir daha... Hasta sürekli tedirgin, gece gündüz teyakkuzda. Gelecek mi gelmeyecek mi? Bekleye bekleye davet eder aslında... Köprülerden tünellerden geçemez, asansöre binemez, gemiden tayyareden hiiç hazzetmez. Her an yakalanacağına inanır zira... Misal yola çıkacak haritayı açar, o istikamette sağlık merkezleri var mı acaba? Hatta gider hastanenin bahçesinde oturur. Acile yakın durayım ne olur n’olmaz. HASTANE KAPISINDA Müdahale yapılıyor olması krizi hafiletir, sadece tansiyon ölçseniz bile rahatlar. Hekimleri de korkutur bazen. Tamam panikatak da ya üstüne bir de kalp krizi geçiriyorsa? “Hadi git” dedin evde ağırlaştı, hasta yakınlarına ne dersiniz sonra? BULAŞMAZ YAYILIR Panikatak mikrobik değil, ancak etrafınızda ne kadar panikli varsa sizin olma ihtimaliniz de o kadar artar. Kişi neye değer veriyorsa o konuda obsesyonlar yaşar. Çocuklarına hassas olanlar, ya onlara bir şey olursa, mesleğine hassas olanlar ya başaramazsam. Arabasına hassas olanlar, ya çizerlerse, vururlarsa... Otomobilini kapalı otoparka bırakan garaja taksi tutup gidenler bilirim. Tabiri caizse araba ona biner, sıkıntıya bak. Ve bilhassa borsa oynayanlarda çok yaygın. Adam bir yılda kazanabileceği parayı bir günde alıp, veriyor, sürekli takip, sürekli gerginlik. Fazla dikkat ayarı bozuyor. Hastalığın tedavisi var Genelde doğru nefes alması öğretilir, antidepresanlar, anksiyolitler verilir bu ilaçlar kilo aldırabilir, biraz da uyku yapar. Biz hastaların uyuyanından değil uyuyamayanından korkarız. TMS uygulamalarında manyetik vurularla panikatak oluşturan bölge bir nevi resetleniyor. Yan tesiri de yok, kilo aldırmıyor, cinsel fonksiyonları bozmuyor. Hele ilaçla birlikte kombine uygulanırsa yüz güldürücü neticeler alınıyor. İntiharın eşiğindeki hastalara (ki Boğaz Köprüsünde taksiye dur diyenler var) bile TMS uyguladık, sağlığına kavuştular. Stresten uzak durun Panik insanlar haber, münakaşa, siyaset programlarından kaçmalılar. Malum televizyoncular reyting uğruna mevzuyu abartıyor, felaket tellallığı yapıyorlar. Mizansenler, hüzünlü müzikler, şok görüntülerle olduğundan daha çarpıcı veriyorlar. Zaten mutluluk fotoğrafları hiçbir zaman haber olmaz. Geçen baktım annem gözlerini siliyor. Meğer dizideki hadiselerin tesiri altında kalmış. Kardeşim senin benim anamı ağlatmaya ne hakkın var? Hayatımızda zaten yeteri kadar trajedi yok mu? Bence çizgi film, belgesel, komedi seyredin. Kimsenin hastalık hikayesini dinlemeyin. İnanın ben Red Kit okuyorum. Ne canımı sıkacağım ya!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT