BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsrail-Filistin

İsrail-Filistin

İsrail, Türkiye’den özür dilemek konusunda yumuşuyor gibi. Zira Amerika, Türkiye’ye yaptığı gibi İsrail’e de bu konuda sürekli ricalarda bulunuyor (kibarca olsun diye rica dedim). Diğer sebep, Birleşmiş Milletler’in Mavi Marmara raporunda İsrail’i ağır suçlayan ibareler olmasıdır, rapor yayınlanmak üzere iken İsrail erteletti.



İsrail, Türkiye’den özür dilemek konusunda yumuşuyor gibi. Zira Amerika, Türkiye’ye yaptığı gibi İsrail’e de bu konuda sürekli ricalarda bulunuyor (kibarca olsun diye rica dedim). Diğer sebep, Birleşmiş Milletler’in Mavi Marmara raporunda İsrail’i ağır suçlayan ibareler olmasıdır, rapor yayınlanmak üzere iken İsrail erteletti. Türkiye’nin bağımsız bir Filistin devleti için ön plana geçmesi İsrail hükûmetini daha derin düşünmeye sevk etti. Filistin yönetimi, bağımsız devlet tanınması talebi ile Birleşmiş Milletler’e başvuracak. Bu tanınma, BM üyesi bütün devletlerin 3’te 2’sinin oyu ile mümkün. Olumlu oy verecek devletlerin sayısı, üyelerin yarısından fazla, üçte ikiye yakın. Üçte iki, hattâ üyelerin tamamının oyu için Amerika’nın işareti yeterlidir. Amerika bu işareti vermeye taraftar olduğunu daha Clinton-Arafat görüşmeleriyle kanıtlamıştı. Şimdi Başkan Obama, Clinton’ın başarıya erişmesine ramak kalan teşebbüsünü gerçekleştirmek isteyecektir. Bağımsız Filistin devleti, Filistinliler’in en tabii hakkıdır. Sınırlar üzerinde anlaşılırsa, İsrail de evet diyecektir. O halde engel nedir? Bir değil, birçok engel var, teker teker aşmak gerekiyor. Önce Filistin otonomisi yönetimi ile Gazze yönetimi arasındaki derin anlaşmazlıktır. Sayın Erdoğan, bu çok çetin ihtilâfı çözmeye çalışıyor. Çetinlik, Hamas’ın İran’a bağımlı olmasında. İran, Gazze’yi Akdeniz’de üssü gibi görüyor. Arap devletleri, Sayın Erdoğan’ın Doğu Kudüs başkentli bağımsız Filistin devleti için çalışmalarını dikkatle izliyor. Mısır, hattâ Suudi Arabistan gibi ülkeler, konunun bir Arap meselesi olduğu anlayışını sürdürebilirler. Arap Birliği olsun, Suudiler’in ağırlıklı bulunduğu eski adıyla İslâm Konferansı olsun, gelişme elde edemedi. Suriye ve İran faktörleri de mevcut. İran ve Hamas, İsrail’i devlet olarak tanımıyor. Başbakanımız’ın dediği gibi ilk etapta Hamas ile Mahmud Abbas’ın birlikte hareket etmek kararına varmaları lâzım. İsrail’e gelince, Türkiye ile eski durumunu elde etmek için çalışmalıdır. Bir İsrail-Filistin barışının İsrail’in refahını ikiye üçe katlayacağını Museviler’in hesaplamaları gerekiyor. Her hâl-ü kârda Filistin devleti mutlaka kurulacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT