BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kan çiçekleri

Kan çiçekleri

Türk tarihinin en “mânâlı” savaşıdır, Çanakkale. Her anı, karesi, safhası, kahramanı ayrı simge taşır. Sanki dünya ile ahiretin “birleştiği” bir kader denk noktadır o.



Türk tarihinin en “mânâlı” savaşıdır, Çanakkale. Her anı, karesi, safhası, kahramanı ayrı simge taşır. Sanki dünya ile ahiretin “birleştiği” bir kader denk noktadır o. Üzerine birkaç lisanda, neler yazılmadı ki. Raporlar, bilimsel eserler, anılar vs. Ama, o Çanakkale’yi “yaşamak” lazımdır. Ve, ilginçtir, o Çanakkale hâlâ yaşamaktadır. Tabiatı, şehitlikleri, kan çiçekleri ile... O yöreyi gezmeden o duyguyu tadamazsınız. Bambaşka bir heyecan vardır, orada. Herşey konuşur adeta. En çelik kalplere nüfuz eder oradaki iklim. Oraya varırsanız, mutlaka Mehmet İhsan Gençcan beyi bulun. Sanki o devirden bizi o davayı anlatması için emanet bırakılmış bir candır. Ve her dem “genç” bırakılması için seçilmiş gibidir. O sizi gezdirmeli, o size anlatmalıdır muhteşem destanı. O anlattıkça önce muhayyilenizde canlandırırsınız olanları, daha sonra o dünyaya taşınır, maziin içine taşınırsınız. Gençcan, araştırdıklarını hep yazar. Son kitabı “Kan Çiçekleri”dir. Tel: (0532 401 19 05). Girişine bakın: “Milli muhayyile resmi ve ilmi tarihin, çeşitli sebeplerle söylemediklerini veya söyleyemediklerini, belki milli şuuraltı diyebileceğimiz bir sahiplik duygusuyla hıfzeder, zamanı gelince de bu hazinenin kapılarını açar. O muhayyilenin şekillendirdiği menkıbeler, bir bütünün parçalarıdır, mütemmim cüz’leridir. Millet kendi mazisini dokuyan hadiseleri vicdan süzgecinden geçirerek ona milli-manevi tarih hüviyetini kazandırır. Tarih o süzgeçten süzülmeden asli rengini bulamaz. Tarihçi de o rengi arayıp bulmadıkça resmi tarihin kalıplarından dışarı çıkamaz.” Çok yaşayınız Sn. Gençcan. İşte, bir tarih nosyonu bundan daha güzel anlatılamazdı. Biz niye bu sütuna “Tarihin Süzgecinden” adını koyduk. İşin “mim noktası”nı buyuruyor Mehmet İhsan bey. İşte, o süzgeçtir, milleti millet yapan. Şimdi o kapandı. Paslandı. Millet kendi tarihini Fransız, Mozambik tarihi gibi okuyor. Hatta, onları okuyor, kendini okumak istemiyor. Tarih, Teksas-Tommiks gibi okunmaz ki. O heyecanı da kaybettik. Menkıbeler gençleri duygulandırmıyor artık. Alay mevzuu dahi oluyoruz. Şimdi çocukların hedefi % 95 para. Yüzde 3 aile, vatan, millet. Yirmi sene önce tam tersiydi. Pekii, bunu kime borçluyuz? Resmi, kamu ve ticari her çeşidini gördüğüm için söyleyebilirim: “Renkli cam kutusu.” Seksenlerde Küçük Ağalar’dan başlayarak TRT’nin nice kültür hizmeti vardı. Şimdi bırakın ticari kanalları TRT’de bile yok. Neler var, saymayayım. Televoleler, paparazziler, nice cıvıklıklar. Belgesel bile yok. Olsa bile hayvanlardan kültüre geçemiyoruz!... Sonra bu millete Çanakkale’yi anlatacaksın. Ya basket takımı, ya ton balığı sanmazlarsa, şükredin.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT