BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yerin üstünün gizemi

Yerin üstünün gizemi

Hayat, bundan milyonlarca yıl önce 100 kilometre kalınlığında, ATMOSFER denilen bir hava okyanusunun dibinde başladı. Günümüzde ise yerin ortalama 400 km üstünde bulunan uzay boşluğunun sırrı çözülmeye çalışılıyor.



OZON TABAKASI OLMASAYDI VAY HALİMİZE! Atmosferin ikinci bölümünü oluşturan Stratosfer’de bulunan Ozon Tabakası, hayat için çok önemli olup, uzaydan ve güneşten gelen yakıcı ışınlardan canlıları korur. Sevgili okurlar, hayat için gerekli oksijen, azot gibi kimyasalları barındıran, çeşitli hava akımlarını ve bitkilerin terlemesi, suların buharlaşması sonucu oluşan elektrik yüklü bulutlarla yağmuru, karı yağdıran ATMOSFER bütün canlılar için vazgeçilemeyecek bir hayat kaynağıdır. Aslında birçok yönden su ile hava arasında karşılıklı ve önemli ilişkiler mevcuttur. Tıpkı okyanuslarda olduğu gibi, atmosferde de “akıntılar” vardır. Bu hava akıntıları bazen sakin ve yavaş, bazen de şiddetli ve tehlikeli olurlar. Ayrıca, denizin derinliklerinde yaşayan su altı canlılarının üzerine düşen basınç gibi, atmosferin en altında yaşayan biz insanlara da havanın basıncı etkili olmaktadır. 1 cm kareye 1 kg olan bu basınç, bütün bir insan vücuduna yaklaşık 10 tonluk bir etki yapar. Denizlerde olduğu gibi, atmosferde de deniz seviyesinden yukarı doğru çıkıldıkça basınç azalır. Dünyanın çekim kuvveti nedeniyle, yeryüzüne yakın seviyelerdeki havanın basıncı ve yoğunluğu daha fazla, üst seviyelerde ise basınç ve yoğunluk daha azdır. ATMOSFERİN YAPISI Genel olarak atmosferi meydana getiren gazları iki grupta toplamak gerekir. Birinci grupta devamlı gazlar, ikinci grupta ise değişken gazlar yer alır. Birinci guruptaki devamlı gazların %99’unu da Azot ve Oksijen gazları teşkil eder. Geriye kalan % 1 ise değişik özellikteki gazlardan oluşur. Devamlı Gazlar: Azot % 78.08 Oksijen % 20.96 Argon % 0.93 Eser miktarlarda; Kripton, Hidrojen, Ksenon, Neon, Helyum ve Metan. Değişken Gazlar: Su Buharı, Karbondioksit, Ozon, Kükürtdioksit, Karbonmonoksit ve Radon. Değişken gaz grubu, özellikle hava kirliliği, buharlaşma seviyesi, yanardağ gaz püskürtmeleri gibi lokal şartlarla ilgilidir. Ozon gazı atmosferin ikinci bölümünü oluşturan Stratosfer’de bulunur. Bu bölümde oluşan kimyasal reaksiyonlarla birlikte, güneş ışığının da rol oynadığı fotokimyasal döngüler neticesi Ozon (03) meydana gelir. Ozon tabakası yaşam için çok önemli olup, uzaydan ve güneşten gelen yakıcı ışınlardan canlıları korur. Ozon gibi önemli bir gaz da “Su Buharı”dır. Bu bazen yağmur şeklinde “sıvı”, bazen da kar veya dolu şeklinde “katı” halde görülebilir. Üst hava tabakalarında su buharı miktarı gittikçe azalarak, atmosfer kuru bir karakter kazanır. YERÇEKİMİ, GAZLARI TUTUYOR Değerli okurlar, zihninizde şöyle bir soru gelişebilir: Atmosferi meydana getiren bu gazlar niçin dünyamızı terk etmiyorlar? Cevap ise, mevcut olan “Yerçekimi”dir (Gravitasyon). Örnek vermek gerekirse; Dünya’nın uydusu Ay’ın çekim kuvveti, Dünya’ya nazaran 6 defa daha az olduğu için, ayda herhangi bir gazı tutacak kuvvet zayıftır. Güneş sistemimizdeki dev ve soğuk gezegen Jüpiter’de ise kalın ve yoğun bir atmosfer vardır. Jüpiter bir gaz devidir. Atmosferinin % 86’sı Hidrojen,% 14’ü Helyum, % 0.1’i Metan, eser miktarda da Su Buharından oluşmuştur. Dünyamız, ilk oluşumundan itibaren (takriben 5 milyar yıl) çeşitli evrelerden geçmiş, zamanın akışı içinde nihayet yaşanabilir bir ortam meydana gelmiştir. Yapılan analizler ‘Arz’ın ilk devrelerinin âdeta ateşten bir top şeklinde olduğunu gösteriyor. Zaman geçtikçe soğuyup katılaşmış ve ortaya Azot, Karbondioksit ve Su Buharı gibi gazlar çıkmıştır. O zamanlarda henüz Oksijen gazı bulunmamaktaydı. Çeşitli bitkisel oluşumlarından Fotosentez dediğimiz kimyasal olayla oksijen elde edildiğini biliyoruz. Atmosferin ilk 10-12 km.’lik alt bölümüne Troposfer adı verilmiştir. Bütün su buharı bu tabakada toplanmıştır. Meteorolojik olayların tamamı bu tabakada cereyan eder. Başka bir deyişle; yağmur, kar, dolu, sis, şimşek bu tabaka içinde meydana gelmektedir. Bu tabakanın üstünde Stratosfer bulunur. Bu tabaka son derece kuru olup, ortalama sıcaklık -60 derece civarındadır. Stratosferin üst seviyelerine gidildikçe sıcaklık bu defa artmaktadır. Bu tabakadan sonra Mezosfer gelir. Burada sıcaklık ortalama yeryüzü sıcaklığı gibidir. Bunun sebebi, güneşten gelen ultraviyole (mor ötesi) ve infrarot (kırmızı ötesi) ışınlarının, ozon tabakası tarafından emilip (absorbsiyon), dengelenmesi şeklinde açıklanabilir. Mezosferin üst bölümlerinde ozon tabakası olmadığı için sıcaklık azalır. Yeryüzünden 80 km. yukarda sıcaklık -70 civarındadır. Mezosferin üstünde son atmosfer tabakası Termosfer başlar. Diğer ismi de İyonosfer’dir. Bu tabakadaki atmosferik gazlar iyonize olmuş haldedirler. Elektrikle yüklü bu gazlar, elektromanyetik dalgaları yansıtır. Günümüzde uzay teknolojisiyle bu iyonize olmuş gaz atomları uzun mesafelerden haberleşme, iletişim imkanı sağlamaktadır. Bu en üst tabakada sıcaklık artışı oldukça hızlı seyreder. Yerden 100 km. yükseklikte Ekvatorun üstünde sıcaklığın 900 dereceyi geçtiği bilinmektedir. Bu tabaka yerden 400 km. yüksekliğe kadar çıkabilmektedir. VE SONSUZLUK BAŞLIYOR... Bu tabakadan sonra sonsuzluğun simgesi uzay boşluğu başlamaktadır. Sevgili okurlar, insanoğlunun ulaşacağı ileri teknoloji ile uzayın derinliklerine veya en azından bizim sistemimizdeki diğer gezegenlere insanlı yolculuğu fazla uzak gibi gözükmemektedir. Ama her şeyden önce bize bahşedilmiş bulunan dünya yaşamımızı, çevremizi koruyarak sağlık ve huzurla devam ettirme gayreti içinde bulunmalıyız. Hepinize güzellikler içinde bir ramazan haftası geçirmenizi diliyorum. Hoşçakalın. Yağmur değil Longoz Ormanları Kırklareli’nin Dereköy ilçesine bağlı İğneada’da yer alan Longoz Ormanları güzelliğiyle herkesi kendisine hayran bırakıyor. Bulgaristan sınırına yakın Türkiye’nin ve dünyanın en önemli milli parkları arasında yer alan alanda incelemede bulunan Vali Mustafa Yaman, bölgenin Türkiye’nin ve dünyanın en güzel milli parkları arasında yer aldığını belirterek tüm yerli ve yabancı turistleri beklediklerini söyledi. Longoz Ormanları, Yıldız Dağları’ndan Karadeniz’e doğru akan derelerin taşıdığı toprak parçalarının kıyıda birikmesiyle oluşmuş. Zengin sucul bitki örtüsüne sahip olan alanda çok sayıda göl de bulunuyor. Doğal akvaryum?SAROS KÖRFEZİ Dünyada kendi kendini temizleyebilen ender körfezlerden biri olan Saros Körfezi’nde dalış yapmak ve buradaki deniz canlılarını görmek isteyen çok sayıda yerli ve yabancı dalgıç bölgeye akın ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükran Cirik, körfezde alt ve üst su akıntılarının karışmasıyla çok zengin bir deniz hayatı oluştuğunu söyledi. GÜNAY’IN ÇILGIN PROJESİ Nemrut’u Kahta’ya indirelim Yok olan tarihî mirasın en büyük örneklerinin Nemrut ve Sivas Divriği olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bu bölgeler için radikal birtakım önlem almayı planladığını da ilk kez dile getirdi. Nemrut’taki heykellerin her yıl daha da aşındığını belirten Günay, dünyada örnekleri olduğunu hatırlatarak orjinal heykelleri Kahta’da sergilemeyi planladığını ifade ederek, “Nemrut’ta heykellerin replikalarını yerleştirelim. Müzede ise gerçek heykeller, doğaya karşı korunaklı hale gelsin. Ancak bu görüşüme destek verenler olduğu gibi karşı çıkanlar da var. Ancak bu yıl projeye ciddi bir mesai harcayacağım. Çünkü Nemrut yüzünden uykularım kaçıyor” şeklinde konuştu. ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ YETİŞ: Kral Yolu’nun bitmesiyle Nemrut’a kolay ulaşılacak “Nemrut Dağı Çevre ve Geliş Planı”nı açıklayan AK Parti Milletvekili Murtaza Yetiş, 2206 metre yükseklikte devasa heykellerin bulunduğu dağa geçen yıl 69 bin turistin geldiğini söyledi. Planın en önemli parçasının ulaşım olduğunu ifade eden Yetiş, şöyle konuştu: “Bu plan içerisinde amfi tiyatrolar, inşaatı devam eden dinlenme evi, katırların çektiği vagonlardan oluşan raylı sistem ve teknolojik tanıtım projeleri var. Adıyaman’dan Nemrut Dağı’na giden mesafe, Kral Yolu’nun bitmesi ile 64 kilometreye düşecek. Her bir yapının yanına gittiğinizde elinizdeki kart ile o yapının tarihî turiste okunacak. Dinlenme evindeki sanal odada 3 boyutlu tanıtım yapılacak. Gün batımı ve doğumu için uygun konforlu ortamlar sağlanacak. Ayrıca Malatya tarafından SİT alanı içerisinde bulunan Güneş Otel’in yıkım kararının uygulanmasını bekliyoruz.” > Ahmet Arslantaş ADIYAMAN İHA Kulaklı Orman Baykuşu Manisa’da ortaya çıktı Türkiye’de genel olarak İç Anadolu Bölgesi’nde görülen ve sayıları giderek azalma eğilimi gösteren “Kulaklı Orman Baykuşu (Asio otus)” türünden 3 adedi, Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde tespit edildi. Vergi dairesi bahçesindeki akasya ağaçlarının dallarında tünemiş olarak görülen baykuşlar, büyük görüntüsü, renkli gözleri ve ismine ilham kaynağı olan büyük kulaklarıyla ilgi odağı oldu. Kutup savaşları çıkabilir! Kuzey Kutbu yakınında yaşayan İnuitler (eskimolar), bölgenin zengin yeraltı kaynakları ve yeni geçiş yollarını kullanmak isteyen ülkelerle karşı karşıya kalıyor. Bölgede Rus, ABD, Norveç ve Danimarka’ya ait filoların sayısının artması üzerine, Kanada da Kuzey Kutbu’ndaki askerî varlığını güçlendirdi. Kutuptahakkı olduğunu iddia eden bu ülkeler, buzların erimesiyle alandan pay almak için mücadele veriyor..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT