BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Hayırlı işlerde acele ediniz”

“Hayırlı işlerde acele ediniz”

Mühim olan hayırlı işleri yapmayı sonraya bırakmamalıdır. Bu kısa ömürde, öncelikle mühim olan işleri yapmalı, hayırlı işleri yapmayı sonraya bırakmamalıdır.



İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür. Dün geçti, yarın ya var, ya yok. Yarına çıkıp çıkmayacağımızı ise, bilmiyoruz. Bunun için her günü yarınsız bilmeliyiz. Yoksa; (Helekel musevvifûn yani yarın yaparım diyen helâk oldu) hadîs-i şerîfine dahil oluruz. Ölüm unutulmamalıdır. Bütün kötülüklerin başı ölümü unutmaktan geçer. Ölümü unutmayan insan, kızamaz, kimseye kötülük yapamaz. Kötülük, hem dünyada hem de âhırette kişinin yüz karasıdır. Falancaya rastlamaktansa veya işim düşmektense kalsın dedirten kötü huylu kimse, mahvolmuş demektir. Bir Müslüman, herhangi bir Müslümanın yanına, herhangi bir iş için rahat gidemiyorsa, o Müslümanın sonundan korkulur. Hadîs-i şerifte; (Ölmeden evvel tövbe ediniz. Hayırlı işleri yapmaya mâni çıkmadan önce acele ediniz. Allahü teâlâyı çok hatırlayınız. Zekât ve sadaka vermekte acele ediniz. Böylece Rabbinizin rızklarına ve yardımına kavuşunuz!) buyuruldu. TÖVBEYİ GECİKTİRMEMELİ!.. Şeytân; “Şimdi dünyâyı kazanmak için çalış, râhata kavuş, ondan sonra ileride râhat râhat, huzûr içinde ibâdet edersin” diyerek insanın ibâdet yapmasına mâni olur. Buna cevâb olarak; “Ecel benim elimde değildir. Herkesin ömrü takdîr edilmiştir ve belki de yakında ölürüm. İbâdet vazîfelerini vaktinde yapmalıyım” demelidir. Tövbeyi geciktirmek, çok zararlıdır. Sonra tövbe ederim ve iyi şeyler yaparım dememelidir, ölüm daha önce gelebilir. Lokman hakîm hazretleri, oğluna nasîhat ederek; “Oğlum, tövbeyi yarına bırakma! Çünkü ölüm, ânsızın gelip yakalar” buyurmuştur. Sonra tövbe etmeyi, bugün tövbe etmekten kolay sanan, aldanır. Çünkü tövbe, geciktikçe zorlaşır ve ölüm yaklaşınca, hayvana yokuş önünde yem vermeye benzer ki, faydası olmaz. Halbuki günah işleyince tövbe etmek farzdır. Allahü teâlâ, hadîs-i kudsîde buyuruyor ki: (Ey insanoğlu, günahlarınıza tövbe ederek, kendi kendinize ikrâmda bulunun! Sâlih amel işleyerek cihâd edin! Henüz kıyâmet kopmadan kıyâmetin dehşetini düşünüp ona göre hazırlanın! İşittiğiniz hâlde, sağırlardan olmayın! Gönlünüze gelen sıkıntı, mal ve rızkınızdaki eksiklik, mâlâyanî sözlerden ve zamanı iyi değerlendirmemekten ileri gelir. Başkalarının kusûrlarını gördüğü vakit, kendi kusûrunu hâtırlamayan, şeytanı sevindirir, Rahmânı gücendirir. Gizli ve açık bütün yaptıklarınızdan sorulacaksınız. Oruç tutanlara sayısız ni’metler ihsân ederim. Tövbe edenleri azâbımdan emîn kılarım. Her ni’met bendendir. Bunun için yalnız bana şükredin! Her şeyi veren benim. Her şeyi benden isteyin! Rahmetimden ümit kesen helâk olur.) İmâm-ı rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Biz kuluz. Başıboş değiliz. Her istediğimizi yapmaya serbest değiliz. Kıyâmet günü utanmaktan, pişmân olmaktan başka, ele bir şey geçmez. Gençlik çağı, kazanç zamânıdır. Mert olan, bu vaktin kıymetini bilip, elden kaçırmaz. İhtiyârlık herkese nasîb olmaz. Nasîb olsa da, râhat, elverişli vakit ele geçmez. Bugün fırsat elde iken, hangi özür ve hangi sebeble, bugünün işi yarına bırakılabilir? Peygamber efendimiz, (Yarın yaparım diyen helâk oldu, ziyân etti) buyurdu. Eğer dünyâ işlerini yarına bırakırsan ve bugün hep âhıret işlerini yaparsan güzel olur. Fakat, bunun aksini yaparsan çok çirkin olur.” İmâm-ı Gazâlî hazretleri de buyuruyor ki: “DÜNYA BİR KONAK YERİDİR” “Bu dünya, âhıret yolcularının bir konak yeridir. İnsana burada yiyecek ve giyecek lâzımdır. Bunlar ise çalışmadan ele geçmez. Her an mal kazanmak için uğraşan aldanmıştır. Hem âhıret için hâzırlanmalı, hem de dünya ihtiyaçlarını kazanmalıdır. Fakat, bunları da, âhıret yolculuğunda lâzım olduğunu düşünerek kazanmalıdır.” Netice olarak, mühim olan hayırlı işleri yapmayı sonraya bırakmamalıdır. Bu kısa ömürde, öncelikle mühim olan işleri yapmalı, hayırlı işleri yapmayı sonraya bırakmamalıdır. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin buyurduğu gibi: “Vakit, keskin bir kılıç gibidir. Yarına çıkacağımız belli değildir. Mühim işleri bugün yapmalı, mühim olmayanları yarına bırakmalıdır. Aklı olan böyle yapar.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT