BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Çare olimpiyatta

Çare olimpiyatta

Olimpiyat beklentisi İstanbul’u spor tesisleri açısından içinde bulunduğu fakirlikten kurtaracakBir zamanlar, düzenleyen kente şan ve şöhretten başka bir şey getirmeyen Olimpiyat Oyunları, şimdilerde 10 milyar Dolarlık tatlı bir kazancı elde etmenin mücadelesine dönüşüverdi.



limpiyat Oyunları, düzenleyen kente artık, sadece 15-20 günlük bir spor şöleni yapılan yer yakıştırması yapılmıyor. Kentlerde sadece tesisler ve sporcular da olimpikleşmiyor. Kentin bütünü ve içinde yaşayan tüm insanlar olimpikleşiyor; olimpik olmanın kurallarına uyuyor!.. Kent yeni tesisler kazanırken, mevcut tesislerde iyileştirmeler yapılıyor. Sadece olimpiyat organizasyonu düşünülmüyor. Milyon dolarlarca yatırım, tesislerin daha sonra kullanımına müsait projeler olmasına dikkat edilerek yapılıyor. İşte, İstanbul, bugün için olanca eksiğini giderecek bir atılımın fırsatını yakalamaya çabalıyor. Bu çaba, “Olimpiyat” beklentisi ile İstanbul’u spor tesisleri açısından içinde bulunduğu fakirlikten kurtaracak belki ama, asıl İstanbul’un o özlenen kurtuluşu, düzenlenme yılı ne olursa olsun, “Olimpiyat”ı elde etmesiyle olacak!.. Seul böyle kurtuldu, Barcelona da, Atina da, hatta Sydney de!.. Büyük sınav Olimpiyat düzenlemenin faydası ile külfetinin mukayesesine baktınız mı, faydasının dağlar kadar fazla; külfetinin de bir tümsek kadar az olduğunu göreceksiniz. Bu farkı tek tek anlatmaya ciltler yetmezken, her olimpiyata pek çok kentin aday oluşunu hatırlamakla yetinelim. İstanbul, 2008 Olimpiyatları adaylığını elde etmek için, Pekin, Paris, Sevilla, Toronta, Buenos Aires, Kuala Lumpur, Havana, Bangkok ve Osaka gibi dünya kentleri ile yarışacak. Olimpiyat düzenleme işi, öyle isteyene “gazoz” gibisinden kimseye verilmiyor. Kılı kırk yarıyorlar. Şimdi, İstanbul bu kentlerin isimlerinin yanı sıra, motivasyon, politik destek, halkın mobilizasyonu, kentin spor tesisleri, Olimpik Köy projesi, medya merkezi, kent sorunları, konaklama imkanları, finansman, IOC’nin beklediği yasal düzenlemeler gibi birçok konuda sınavdan geçecek. Bu sınavı verdikten sonra ikinci bir sınav daha bekliyor İstanbul’u, İstanbulluyu ve Türkiye’yi! Yani, 10 millyar dolarlık pastayı öyle kolay yedirmiyorlar! Nereden nereye Olimpiyat seferberliği önce 2000 yılı Olimpiyat Oyunları’nın organizasyonunu kapabilmek için başlatıldı. Bu iş için kanun bile çıkartıp dünyaya bir ilkin örneği olmamız, iyi niyetimizle birlikte yetmedi tabii. Elimizde bir kanun, içimizde iyi niyet ve IOC’ye sunduğumuz bir dilekçe ve yapacaklarımızın bir de listesi! İstanbul’a da vermediler, başka kentlere de. Tercihi Sydney’den yana kullandılar! Sonra kolları 2004 yılının adaylığı için sıvadık. Bu defa, tesis projelerini de kâğıda döktük; fazladan birkaç tesisin temelini atıp Olimpiyat Evi’nin de açılışını yaptık. Şimdi 2008’e talibiliz. Bu defa daha bir hazırlıklıyız, artık kâğıt üzrinde değiliz. Havuzları, salonları, stadları bir bir dikiyoruzl Olimpik amaçlı. 9 alan ve 34 tesisden oluşan Olimpiyat Projesi’nin en önemli işi “Atatürk Olimpik Parkı.” Bu projenin içinde oyunlar sırasında kullanıldıktan sonra halka devredilecek 40 bin dairelik Halkalı Konut Projesi de en önemlisi. “Yaşam felsefesi olunca” TMOK Başkanı ve IOC üyesi Sinan Erdem, İstanbul’da bir Olimpiyat düzenlemeye sevdalanmış. Sevdalanmak bile az geliyor Sinan Erdem’in Olimpiyat tutkusunu anlatmaya. Olimpiyat işi yaşam felsefesi olmuş. Sinan Erdem şunları anlatıyor: “Biz üç defa aday olarak ısrarlı ve niyetli olduğumuzu ortaya koyduk. 2008 olmazsa, 2012. Kanunumuz ‘Olimpiyatı alıncaya kadar’ diyor. Kanun, ayrıca birçok kesime görevler veriyor. Mesela belediyeye. Olimpik projeye katkısı olması lazım belediyenin. Oysa para yerine ayrı katkı yapıyor. Kendine göre tesis yapıyor, bunu olimpiyat için yaptığını söylüyor. Olimpik tesis yapmak başka, kaynağı yanlış harcamak başka. Oysa, Olimpiyat’ın patronu belediye tutuyor Bağcılar’da oval salon yapıyor. Oval olimpik tesis olmaz ki. Biz tesis yapıyoruz, inşaat ruhsatı vermiyor. 25 bin seyirci kapasiteli salon yaptık, çatısını kapatamıyoruz. Çünkü gerekli izni alamıyoruz. Bürokrasiye takılıyoruz. Biz, Olimpiyatı içimizde kazanırsak, IOC’den de alırız.” Olimpiyatların en önemli gücü medya. Yazılı ve görüntülü medyanın dünya başkanı ise bir Türk! TMOK Genel Sekreteri ve TSYD Yönetim Kurulu üyesi Togay Bayatlı dünya medyasının başkanı. Ayrıca, Avrupa Olimpiyat Komiteleri Yönetim Kurulu üyesi, Dünya Fair Play Konseyi Yönetim Kurulu üyesi, IOC Medya Komisyonu üyesi, Akdeniz Oyunları Medya Başkanı gibi uluslararası pek çok koltuğu ve sıfatı var. Tabii izlenimleri de!. Togay Bayatlı bu konuda görüşlerini şöyle açıklıyor: “Uluslararası platformda İstanbul’un adaylığını anlatıyoruz. Gerçi şu ara propaganda yapamıyoruz, IOC Sydney Olimpiyatlarına kadar yasaklama getirdi. Ancak, ‘Kıtaların birleştiği yerde buluşalım’ sloganımız ve logumuz çok ilgi görüyor. Medya, olimpiyatların İstanbul’da yapılmasından yana. Dünya medyasında bu konuda sürekli destekleyici yazılar çıkıyor. Ama iş bununla bitmiyor. Bizim, İstanbul’da olimpiyat yapabileceğimize IOC üyelerini inandırmamız gerek. Olimpiyat İstanbul’u kurtaracak bir olay. Ulaşımdan tutun, bugün yakındığımız pek çok sorun bir master program çerçevesinde çözümlenecek. Barcelona bunu yaptı, biz niye yapmayalım.” İşin başındakiler böyle düşünüyor, böyle çaba gösteriyor. Bizden de gönül dolusu destek; ya sizden İstanbul halkı?!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91630
    % 2.1
  • 4.7866
    % -1.01
  • 5.5944
    % -1.16
  • 6.3074
    % -1.67
  • 189.176
    % -2.18
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT