BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Utanmaz arlanmaz adamlar

Utanmaz arlanmaz adamlar

Hükümetimiz, azınlık vakıflarının iadelerine karar verecekmiş. Basınımızın bazı köşe yazarları, büyük bir sevinç içindedirler. Hani neredeyse zil takıp oynayacaklar. Bu kişiler hakkında, Serdengeçti Osman Yüksel’in bir iddiasını hatırladım: “Basım değil, hasım, hasım!” diyordu.



Hükümetimiz, azınlık vakıflarının iadelerine karar verecekmiş. Basınımızın bazı köşe yazarları, büyük bir sevinç içindedirler. Hani neredeyse zil takıp oynayacaklar. Bu kişiler hakkında, Serdengeçti Osman Yüksel’in bir iddiasını hatırladım: “Basım değil, hasım, hasım!” diyordu. Bu arada, Avrupa Birliği devletlerinin de açıklamaları çok dikkat çekici. Adamlar: “Azınlık vakıflarının geri verilmesi yetmez!” diyorlar. Peki daha başka ne yapmalıymışız? Önce, Heybeli Ada’da veya başka bir yerde Ruhban Okulu açmalıymışız. Sonra 1915 yılında, evlerinde, barklarında uslu-uslu oturdukları, ordularımızı arkadan vurmadıkları ve Doğu Anadolu’muzda, binlerce, on binlerce Kürt’ü, canlı canlı duvarlara çakmadıkları, kuyulara gömmedikleri, ırmaklara atmadıkları halde, bir buçuk milyon Ermeni’yi öldürdüğümüz için, o çok masum insanların ailelerine, bütçemizin yarısı kadar tazminat ödemeliymişiz. Sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu Ermenistan’a bırakmalıymışız. Bu kadar mı diye sormayın. Geride Rum-Pontus devleti, İsrail’in Arz-ı Mev’ut dâvâsı, Yunan’ın Megalo İdeası, Rusya’nın da Boğazlar sevdası var. Geçenlerde, çok ilerici, devrimci, insancıl bir yazarımız, sütununda hıçkırıyordu: “Acaba sevgili Hrant Dink’imizin yetiştiği Ermeni çocuk vakfı da iade edilecek mi?” diyerek dizlerini dövüyordu. İade edilmez mi efendim? Elbette iade edilecektir. Yalnız, benim merak ettiğim bir husus var. Bildiğiniz gibi vakıf kurmak; belirli bir malını veya parasını sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yoksul insanların istifadesine sunmak, Kur’anla müjdelenmiştir. Vakıflar İslâm medeniyetinin doğurduğu hayır kurumlarıdır. Osmanlı Türkleri, 500 yıllık beraberlikleri esnasında, Avrupa’da ve Balkanlarda, tam 15.650 (on beş bin altı yüz elli) vakıf eseri kurdular. Bugün o vakıf eserlerinin %95’i veya bazı ülkelerde %96’sı imhâ edilmiştir. Mimar Sinan’ın toprak üstündeki dipdiri eserleri Batılılar tarafından toprağa gömülmüştür. Dünya tarihinin en medeni (!) milletlerinden biri olduğu söylenilen Yunanistan’da, Türk halkının seçtiği müftüyü bile Yunan Hükümeti kabul etmemektedir. Bugünkü Ermenistan toprakları üzerinde Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar 450 yıl hükümran oldular. Merhametli Türk soyu, o topraklarda her yıl, sadece iki vakıf eseri kurmuş olsa bugün, Ermenistan’da, en az 900 Türk vakfının bulunması icab eder. Ben vazgeçtim 900 Türk vakfından, Türk’ten başka her topluluk, her millet için âdeta yırtınıp duran bu bizim sosyalist-Marksist-Kemalist yazarlarımız, fikir-sanat-siyaset adamlarımız, bana Ermenistan’da sadece 9 Türk vakfının bulunduğunu ve bu vakıfların Türk topluluklarına iade edildiğini ispat etsinler, yüz binlerin önünde kendilerinden ve Ermenistan devletinden bin defa özür dileyeceğim, cehaletimi bin defa ilân edeceğim. Devletler arasında mütekabiliyet siyaseti vardır. Ermenistan’ın bütün Türk vakıflarını silip süpürdüğünü görürlerse bu utanmaz, bu rezil, bu bayağı, bu bütün mukaddeslerimize düşman mahlukâtın acaba yüzleri birazcık kızaracak mı dersiniz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT