BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsrail ile ne olur, ne olmaz...

İsrail ile ne olur, ne olmaz...

Sayıları bir düzineyi bulmayan malum kalem erbabı, biteviye korku pazarlamaya devam ediyor... Onlara göre, Hükümetin İsrail’e karşı izlediği politika tümüyle yanlışmış.



Sayıları bir düzineyi bulmayan malum kalem erbabı, biteviye korku pazarlamaya devam ediyor... Onlara göre, Hükümetin İsrail’e karşı izlediği politika tümüyle yanlışmış. Ve bu politika, Türkiye’ye şok zarar verirmiş. En fazla öne sürdükleri hususlardan biri şu: Mavi Marmara’ya saldırı konusunda, Lahey Adalet Divanına gitmek imkânsız gibi bir şey. Zira buraya bir meseleyi götürebilmek için, öncelikle iki tarafın kabulü gerekli. İsrail’in buna yanaşmayacağı belli. İkinci yol BM Güvenlik Konseyi kararı ile gitmek. Buradan da İsrail aleyhine karar çıkması zor, çıksa bile en başta ABD veto eder. Yani bu yol da işlemez. Geriye kalan tek yol, BM Genel Kurulu kararı ile gitmek. Bu da uzun ve meşakkatli yol. Uzun, meşakkatli ve zor işler, monşer zihniyetli kalem erbabına göre değil. Onlar için her zaman sıfır risk ve kolaycılık, bunun için gerekiyorsa pasif tutum ve hatta teslimiyetçilik, tercih edilmesi gereken yoldur. En azından büyük gücün himayesinde, kendini tehlikeye atmadan işi götürmeye çalışmak idealdir. Sisteme uyacaksın, başın ağrımayacak... Ne lüzum var, öyle şahsiyetli politikalar filan deyip, yanlışlıklara ve haksızlıklara itiraz etmeye! İşin bir tarafında da iflah olmaz İsrail muhipliği var tabii... İsrail hangi vahşetleri, hangi hukuksuzluk ve eşkıyalığı yaparsa yapsın, bazılarının nazarında hep mazurdur! Palmer Komisyonu raporunda olduğu gibi yani. Bugüne kadarki global sistem, İsrail’e bu imkânı veriyordu. Ama o sistemin temelinden sakatlandığını ve hızla mefluç hale gelmekte olduğunu görmek lazım. Bunu görmeyenler, görmek istemeyenler eski alışkanlıklarla konuşmaya devam ediyor. Yakında çok fena yanıldıklarını görürler. Zannedilen ve yazılıp-çizilenlerin aksine, İsrail büyük devlet filan değildir. Hatta devlet olduğu da tartışmalıdır. Bugüne kadarki davranış biçimiyle, daha çok terörist bir organizasyon görüntüsünü vermektedir. Son olarak Kudüs’e giden Türk turistlere yaptığı aşağılık muamele, bunun ispatı... Eh, İsrail’e de bu yakışır zaten!.. İsrail başka ne yapabilir? PKK’ya destek verir. Zaten vermiyor muydu? Efendim Ermeni meselesinde karşı tarafın yanında yer alır. Almazsa namerttir! Yahudi Lobisinin var olduğu söylenen desteğini çektiği son yıllarda, Türkiye ABD kongresinde daha etkili durumda... Velhasıl sevgili okuyucularım, İsrail ile güya iyi ilişkiler varken, kazanan taraf hiçbir zaman Türkiye değildi. Emin olunuz ilişkiler kötü olduğunda, hatta tamamen koptuğunda da, kaybedecek taraf biz olmayacağız. Bazıları “savaş çıkabilir...” diye panik yapıyor. Hayır efendim, hayır; İsrail Türkiye ile bir savaşı göze alacak kadar, aklını peynir ekmekle yemiş olamaz! Elbette savaş kötü bir şeydir. Asla istenmez, istenmemelidir. Ama yeri geldiğinde savaşa hazır olduğunu göstermek, bunu hissettirmek bizatihi savaştan daha etkili ve sonuç alıcıdır. Türkiye doğru yoldadır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT