BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uydurulmuş tarihin enkazı

Uydurulmuş tarihin enkazı

Memlekette normalleşme süreci devam ediyor. Buradaki sihirli kelime “normalleşme”dir. Sizi bilmem. Ben bu kelimeyi hayat denklemdeki bilinmeyen yerine koyuyorum. Matematik, “senin ömrün anormallik ikliminde geçmiştir” sonucunu veriyor.



Memlekette normalleşme süreci devam ediyor. Buradaki sihirli kelime “normalleşme”dir. Sizi bilmem. Ben bu kelimeyi hayat denklemdeki bilinmeyen yerine koyuyorum. Matematik, “senin ömrün anormallik ikliminde geçmiştir” sonucunu veriyor. Bu, birkaç neslin hayatını özetleyen kesin ve can acıtan bir sonuçtur. Geçen geçti... Bari gençler yaşasın “sivil atmosferin nimetlerini” deyip arabesk tesellisi yapacağız mecburen. Manzara normalleşirken İttihat ve Terakki tahribatı daha net görünüyor. Üç kıtaya hükmeden medeniyetten geriye kalanlar, ancak bir pazarcı kamyonetin kasasına sığacak bir hacme inmiş. Ama daha büyük bir problem var... Anormalliğin geride bıraktığı tortuyu ne yapacağız? Efendim, tarihçilerden söz ediyorum... “Yakın Tarih” zevatından. Hani o meşhur, mühim kısmı kurgulanmış, ayarlanmış, kısmen de uydurulmuş yakın tarihimiz yok mu? Mademki normalleşiyoruz, üç vakte kadar artık gerçeği yazılmaya ve okunmaya başlanır mı? Gerçeği yazılırsa ideolojik paradigmaya selam çakıp, ikbal uğruna ömrünü uydurulmuş tarihe adamış akademisyenler ne yapacaklar? Öncelikle iyot gibi açığa çıkacaklar elbette. Çünkü sahte olduğunu bile bile, bu tarihin üzerine koca koca kitaplar, makaleler, akademik tezler yazdılar. Statükoya güvenip medyanın her türlü mecrasında arzı endam ettiler, bağırıp çağırdılar, rezaletler çıkardılar. Bu kabarık sicile bakınca şimdiki vaziyetlerinin pek şık olduğu söylenemez. Yarın ders verdiği üniversitede öğrencisi “hocam, siz bırakın bunları. Yakın tarihi neden çarpıttınız, bir zahmet onu anlatın” diye sorarsa ne olacak? Koskoca profesörler, doçentler “yahu, bizim de gerçeklerden daha demin haberimiz oldu” mu diyecekler? Maç skoru mu bu kardeşim! Yakın tarihi yalan ambalajına saranlar için her türlü mazeret, pişkinliğin son kertesi olacaktır. Ben olsam sınıftan kaçardım. Türkiye’de sayıları çok az olan bir grup daha yakın tarihçi var. İdeolojik paradigma dışında kalıp gerçekleri savunanlar. .... Madalya dediğin eğer hâlâ bir anlam ifade ediyorsa, bu küçük tarihçi gruba kamyon kamyon verilmelidir. Mademki normalleşiyoruz. Orta öğretimde milyonlarca çocuğa okutulan tarihin içindeki uydurulmuş kısımlar ne olacak? Yalanla çocuk yetiştirilir mi? Öncelikle birbirimizi kandırmaktan vazgeçmemiz gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT