BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizimkiler...

Bizimkiler...

Uydu anten montajı için salı gününe söz verilmiştir... Yanlışlıkla pazartesi şofben montajı diye isim ve adres Necati Abi’ye verilmiştir... 6-7 şofben montajından sonra kapıyı şofben montajı diye çalan Necati Abi ve müşteri arasındaki diyalog:



(...Yurttan Bizimkiler) Uydu anten montajı için salı gününe söz verilmiştir... Yanlışlıkla pazartesi şofben montajı diye isim ve adres Necati Abi’ye verilmiştir... 6-7 şofben montajından sonra kapıyı şofben montajı diye çalan Necati Abi ve müşteri arasındaki diyalog: -İyi günler İhlas Servisten geliyorum... “-Biz sizi yarın bekliyorduk...” İsim ve adres teyit edildikten sonra müşteri sorar: -Nereye takacaksın? -Banyoya... “-Oradan çeker mi?...” Soruyu, “Sigorta çeker mi-kaldırır mı” diye anlayan Necati Abi “Evet çeker” der... Banyoya girer girmez çekicin üzerinde işaretli olan şofben delik yerlerinden delik delinirken müşteri elinde büyük bir kutu içinde iki adet 90 cm çanak anten kutusu ile gelir. “-Abi bu ne?...” -Çanak anten... “-İyi de ben şofben için geldim...” Servise dönen Necati Abi köpürmüş, “Kim verdi bu montajı” diye?... Aradan bir süre sonra aynı müşteri şofben almış ve montajcı hazır olan deliklere kolayca montajını yapmıştı... KRAMPON... “BEŞİKTAŞ İngiltere’den moral Stoke’layıp döndü” başlığını ilk hangi spor gazetesinin atacağı merakla beklenirken, olumsuz bir sonuç alınması durumunda “Carvalhal, bu ne hal?” başlığının yedekte bekletildiği belirtildi... “AhmetB” ... RUSLARI eze eze yenen bayan milli voleybol takımının kaptanı Neslihan maçı yorumladı: “Bu galibiyeti tüm Türk kadınlarına armağan ediyoruz.” “pascual” ... FERRARİ‘nin CAS’a açtığı davaya karşılık dava açan Beşiktaş yönetimi: “Dava açılacaksa en iyi biz açarız...” “nistelrooy” ... HALİL Altıntop: “Rakibimize karşı gol yollarında etkili olamadım çünkü ertesi gün atılacak ‘Ha Lille’ başlıklarından çekindim...” “gslimaho” ... “BEŞİKTAŞ Avrupa’da değil” diyen Stoke City menajeri Pulis’i Arsene Wenger nazikçe uyardı: “Alma bu adamların ahını, beni dinle sen...” “nistelrooy” ... UEFA Fenerbahçe’den sonra Papatyam’ı da Şampiyonlar Ligi’nden menederek Geniş Aile’yi organizasyona davet etti. “atoutlemonde” HAYATA?DAİR... Acı var. Gerçek. Ona yanlış anlama diyebilirim; ama var olmadığını veya herhangi bir zamanda yok olacağını varsayamam. Acı çekmek, hayatımızın şartı... Başına geldiği zaman fark ediyorsun onun gerçek olduğunu... Tabii ki, tıpkı toplumsal organizmanın yaptığı gibi, hastalıkları iyileştirmek, açlık ve adaletsizliği önlemek doğru bir şey... Ama hiçbir toplum var olmanın doğasını değiştiremez... Acı çekmeyi önleyemeyiz... Şu acıyı, bu acıyı dindirebiliriz, ama ‘Acı’yı dindiremeyiz... Bir toplum ancak toplumsal acıyı -gereksiz acıyı- dindirebilir... Gerisi kalır... Kök, gerçek olan. Buradaki herkes acıyı öğrenecek; eğer elli yıl yaşarsak, elli yıldır acıyı biliyor olacağız... En sonunda da öleceğiz. Bu doğuşumuzun şartı. ... Bazen hayattan çok korkuyorum... Herhangi bir mutluluk çok basit gibi geliyor... Yine de her şeyi, bu mutluluk arayışının, bu acı korkusunun tümüyle bir yanlış anlama olup olmadığını merak ediyorum... Ondan korkmak veya kaçmak yerine onun içinden geçilebilse, aşılabilse... Arkasında bir şey var. Acı çeken şey benlik; benliğin ise yok olduğu bir yer var... Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Ama gerçekliğin, rahatlık ve mutlulukta görmediğim, acıda gördüğüm gerçeğin, acının gerçekliğinin acı olmadığına inanıyorum. Eğer içinden geçebilirsen... Eğer sonuna kadar dayanabilirsen... (...U. Kroeber Le Guin) TUZAKTAN KUMANDA... (...KANALTÜRK / Telegol) SERHAT ULUEREN: Türk Telekom’da zor kaybedecek gibi görünüyor değil mi Galatasaray?... KAYA ÇİLİNGİROĞLU: Yoo, çok kolay kaybeder... SERHAT ULUEREN: Gerçekten mi?... KAYA ÇİLİNGİROĞLU: Niye, Fener’le oynamayacak mı?... TEMEL’iN YERi İki tıp öğrencisi caddede gezerken önlerindeki Temel’in yürüyüşü dikkatlerini çeker. Temel hafif eğik vaziyette ve yarım topallayarak yürümektedir. Bizimkiler Temel‘in durumu hakkında fikir yürütürler. Birisi: “-Bence bu adamın bel fıtığı var, onun için böyle yürüyor” der... Diğeri: “-Bence de adamda siyatik var” diye iddia eder. Fıtıktı, siyatikti şeklinde epeyce tartıştıktan sonra “En iyisi adamın kendine soralım” fikrinde karar kılarlar ve Temel’e yanaşırlar. - Amca biz tıp öğrencisiyiz, yürüyüşünüz dikkatimizi çekti de... Ben “bel fıtığı” vardır dedim, arkadaşım da “siyatiktir” dedi. Gerçekten neyiniz var? Temel güçlükle konuşur vaziyette soruya soruyla karşılık verir: “-Buraya en yakın tuvalet nerededir biliyor musunuz?..” söz der ki; “-İnsan; değişmeye cesaret edebildiği her zaman gençtir...” (...Paylaşılsın diye ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) BİR FİLM DİYALOĞU (...The Score filminden) “-Babam çok zeki bir avukattı ve her zaman şöyle derdi: “Antlaşma sadece iki taraf da fedakârlık yaparsa iyi bir antlaşmadır...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT