BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir farkınız olsun

Bir farkınız olsun

Evren Paşa’ya İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından verilen fahri doktora unvanının geri alınması gündemdeymiş. Evren çıkıp, “Sizden unvan isteyen mi oldu.. O zaman yalakalık olsun diye verdiniz.. İşte belge.. Altında imzası olan yüce ilim heyetiniz.. Vermek ne kadar tutarsızlıksa almak da en az o kadar tutarsızlıktır” derse ne diyeceksiniz?



Evren Paşa’ya İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından verilen fahri doktora unvanının geri alınması gündemdeymiş. Evren çıkıp, “Sizden unvan isteyen mi oldu.. O zaman yalakalık olsun diye verdiniz.. İşte belge.. Altında imzası olan yüce ilim heyetiniz.. Vermek ne kadar tutarsızlıksa almak da en az o kadar tutarsızlıktır” derse ne diyeceksiniz? Türkiye’de sokak isimleri sık sık değişir. Meydan isimleri değişir. Havaalanı isimleri değişir. Yine ihtilal yönetimine dalkavukluk olsun diye, 80’den sonra Yeşilköy Havaalanı’nın adını değiştirmişlerdi. 60 ihtilalinden sonra 600 yıllık Beyazıt Meydanı’nın adını değiştirdiler. Bu, şunun bunun kabahati değil.. Karşılıklı olarak dalkavukluğu seviyoruz. Bugün Evren’e verdiği doktorayı geri alan.. geri alınmasını alkışlayan zihniyet, yarın da bugün verilenleri geri alır. 1960’tan 2000’e kadar 40 yıl içinde değiştirilen cadde, sokak, meydan isimlerini listeleseniz 40 yılın özeti gibi olur. Filan şehre bir paşa gitmiş, belediye köprüye adını vermiş. Paşa gözden düşmüş apar topar adını kaldırmışlar. Feşmekan ile bir vali gitmiş, sanayi sitesine adını vermişler.. Vali kaybolmuş adı da kaybolmuş. Kahramanları kim olursa olsun, bu tıynetsizliktir. Verenle alan arasında ne fark var. 600 yıllık meydanın adını değiştirenler kötü.. Sonra gelenler, “O günün şartları özeldi.. Arkadaşlarımız mecbur kaldı. Şimdi böyle bir zaruret yok. Meydana tekrar eski ismini veriyoruz” deseler iler tutar bir yanı olur. Ama oradan Ahmet’in adını silip yine pozisyon itibariye muadil bir isim bulunca iş tahterevalli oyununa dönüyor. Borusu öten yukarı.. Düdüğünün sesi kesilen aşağı.. İsmi verilenlerin.. Unvan alanların reddetmek dışında hiçbir kabahati yoktur. Bu işten geçinen, bu işi hayat tarzı haline getirenler suçlu. Bugün onun adını silip sizinkini yazanlar yarın şartlar değişince sizi silip başkalarını yazarlar. Her seferinde kutsal gerekçeler bile bulurlar. 12 Eylül’den sonra, Evren Paşa’yı tebrik etmek için sıraya giren Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerinin hiç olmazsa kenarda durmak gibi bir seçenekleri yok muydu? 28 Şubatta brifing almak için karargaha koşuşturan yargı mensuplarının ileri gelenleri, “Paşalarım koşmasına koşarız ama kamuoyu nezdinde itibar kaybederiz. Bizim itibar kaybımız sizin de aleyhinize olur. Kamuoyu algısı hot zotla değiştirilemez” diyemezler miydi? Biat ve brifing için koşanlardan bir farkınız olsun.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT