BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zararımızı kim telafi edecek?

Zararımızı kim telafi edecek?

19.01.2000 tarihinde emekli oldum...18.02.2000 tarihinde emeklilik ikramiyemi aldım ve maaşım bağlandı.. Bu hususta Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü hiç bir aksatma ve geciktirmeye uğratmadan işlemleri süratle sonuçlandırdı. İlgililere şükranlarımızı arzederiz.



19.01.2000 tarihinde emekli oldum...18.02.2000 tarihinde emeklilik ikramiyemi aldım ve maaşım bağlandı.. Bu hususta Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü hiç bir aksatma ve geciktirmeye uğratmadan işlemleri süratle sonuçlandırdı. İlgililere şükranlarımızı arzederiz. Ancak, takriben 20 şubat tarihinde ödenmesi gereken beklenen nema ve ana kesenekler, bugüne kadar hâlâ ödenmedi. Ziraat Bankası Beyazıt şubesindeki ilgililer faiz oranlarının Ankara’dan henüz gelmediğini söyleyerek her seferinde müracaatlarımızı belirsiz bir tarihe erteliyorlar.. Hergün bankaya bizzat veya telefonla sormaktan , onlar yerine biz utanmaya başladık.. Herhangi bir vergimizi sehven de olsa kazaen birgün geciktirsek devlet gözümüzün yaşına bakmadan %10-12 ceza alıyor bizlerden.. Peki biz kimleri cezalandıracağız.. Veya gecikmelerden dolayı uğradığımız zararı kim telafi edecek.. Oysa devlet 12 yıl boyunca her ay bir gün dahi geciktirmeden zorunlu tasarrufları bizlerden kesti ve dilediği şekilde de değerlendirdi. İlgililerin bu ayıbına müdahele edecek kimse yok mu.. Prof. Dr. Hüseyin GÜLENSOY “Mühendisliğimden utanıyorum” Bizler DSİ’de 657 sayılı yasaya göre çalışan Mühendisleriz. Ülkemizin kalkınmasını sağlayan yatırımların proje ve tatbikatlarının icraatında sorumluluk alan ve TRİLYONLARla ifade edilen harcamaları yönlendiren ve işletmesini sağlayan bizler temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz miktarda ücret almaktayiz. Devlet idaresinde, TRİLYONLUK projelerde yetki ve sorumluluk biz mühendislere verilmesine rağmen yüksek ücretin bizlerin vereceği talimatlar doğrultusunda çalışan yetkisi sınırlı ve sorumluluğu olmayan sendikalı işçilere verilmesi adaletsiz bir uygulamadır. Burada vurgulanmak istenen konu, sendikalı işçilere verilen ücretin yüksek olması değil, hayat pahalılığının arttığı ve enflasyonun bir türlü düşürülemediği ülkemizde mühendis maaşlarının komik denecek derecede düşük olmasıdır. Türkiye’den başka dünyada, yönetenlerin yönettiği personelden daha az ücret aldığı başka bir ülke yoktur. DSİ’nin omurgasını teşkil eden mühendisler ile işçiler arasındaki giderek artan ücret dengesizliği; çalişma şevki ve heyecanını kıran, çalışma barışını bozan ve hiyerarşik yapıyı zedeleyen TRAJİK ve ONUR KIRICI bir sorun haline gelmiştir. 6 yaşındaki çocuğum “baba işçiler sizlerden daha çok para alıyorlarmış, okulda öyle diyorlar, sen niye işçi olmadın” sorusuna cevap verememekten utanıyorum. Eğer ülkenin ekonomisi bunu gerektiriyor diyorsanız, ortadaki tablonun Adil ve Sosyal Devlet anlayışının neresine uyduğunu bir türlü bulamıyorum. Bu tablo çalışma barışını bozduğu gibi çocuklarımızın psikolojik yapısını da etkilemektedir. DSİ’de Çalışan Mühendisler adına ismi mahfuz bir okuyucu
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT